Yara izleri nasıl geçer?

YAZI BOYUTU

Hepimizin çocukluk yıllarında yaramazlıklardan kalan, ergenlik dönemindeki sivilcelerin hatırası ya da yetişkinlik dönemlerinde yaşanan talihsiz kazalarla vücudumuzda yer edinen yara izleri vardır. Bu yaraların bazıları inatçı olabilir. Ancak günümüzde en yeni teknolojiler kullanılarak gerçekleştirilen uygulamalar sayesinde, birçok yara izlerini ortadan kaldırabiliyoruz. Peki ama nasıl? 


Yara izi nasıl oluşur?

Önce yara nasıl oluşur, ona bir bakalım… Yara izleri, vücudumuzda oluşan yaraların iyileşme sürecinin adeta başlama vuruşudur. Çünkü, “Hasarlanmayan hiç bir şey iyileşmez.” Yara da vücudumuzda yarattığı hasarla, aslında iyileşme sürecini başlatan en önemli aşamadır. Yaralanma anında vücudun ilk tepkisi kanamaktır. Daha sonra burada oluşan pıhtının üst tabakası kuruyarak kabuk haline gelir. Böylece yara, dış etkenlerden korunur. Bir başka ifadeyle yara, vücudu en kısa zamanda dış etkenlerden korumak için, kendini korumaya alan mükemmel bir yöntem uygular.


Yara izleri nasıl geçer?

Şimdi sıra yara izi çeşitlerinde… Şaşırtıcı gelmesin; ama bazı yara izlerimizi çok severiz. Çünkü bizi ya çocukluk yıllarımızdan bir kareye ya da eğlenceli anlara götürür. Onu üzerimizde taşımaktan gurur duyarız. Ancak bazı yara izleri, hatırası ne olursa olsun rahatsız eder. Estetik kaygılar yaratır. İşte bu tür izlerin tedavi edilebilmesi için yara izi estetiğine başvurmak gerekir. 

Bir yaranın en iyi şekilde iyileşme süreci geçirebilmesi için en önemli iki faktör, yaranın oluşumu ve yaşam tarzıdır. Yaranın oluşumu sırasında hücrelerin ne kadar büyük bir travmaya uğradığı, izin büyüklüğü açısından yol göstericidir. Örneğin; kesilme şeklinde oluşan yara; koparılma, soyulma veya ezilme şeklinde oluşan yara ile aynı izi bırakmaz. Hücrelerin ve dokunun ne kadar zarar gördüğü, yara izinin oluşması veya kalıcı hale gelmesi açısından belirleyicidir. Yaralanma durumunun kesici bir alet aracılığı ile temiz koşullarda oluşmuş olması ve yaranın sadece cilt dokusuna zarar vermiş olması ile kirli bir ortamda toz toprak içerisinde, cilt altı dokularında da tahribata neden olacak şekilde oluşmuş olması, farklı izler bırakır. 


Yara izlerini güneş ışığından koruyun

Yaranın ne şekilde veya ne koşullarda oluştuğu kadar vücudun hangi bölgesinde oluştuğu da iyileşmesi açısından önemlidir. Vücudun her bölgesinde yaranın iyileşme süreci aynı şekilde ilerlemez. Örneğin; göz kapağı derisinde oluşan yaralanmalarda belirgin bir yara izi kalmaz. Ancak omuz, sırt, göğüs gibi bölgelerde daha belirgindir.

Yara izinin oluşumunda hastanın yaşı da etkili bir faktör. Çocuklarda deri daha gergin olduğundan yaraların iz bırakma olasılığı yüksektir. Yaş ilerledikçe, sanıldığının aksine denge tersine döner. Yaş ilerledikçe yara izi bırakma olasılığı düşer. Öte yandan, kolajen doku rahatsızlıkları, radyoterapi, diyabet, kanser, böbrek yetmezliği gibi kronik rahatsızlıklar ve beslenme yetersizlikleri yaraların iyileşme sürecini olumsuz etkiler. Sigara kullanımı da kan akışını yavaşlattığı için iyileşme sürecini yavaşlatır. Güneşin zararlı ışınları, yara izinde renk değişimlerine neden olur. Bu nedenle yara izi oluşmaması ve yaranın bulunduğu bölgede kararma olmaması açısından yarayı güneş ışığından korumak gerekir.


Kök hücre tedavisi

Açık yara tedavileri ya da istenen şekilde iyileşmeyen yaralar, cerrahi müdahale gerektirir. Cerrahi müdahale, yara izinin çıkarılıp tekrar dikilmesiyle başlayıp, yağ enjeksiyonları ve kök hücre uygulaması ile desteklenerek sonuçlandırılabilir. Kök hücreler, hasarlı dokuya uygulandıklarında dokuyu fonksiyonel olarak çoğaltan, sınırsız bölünebilme ve farklılaşma yetenekleri olan mucizevi hücrelerdir. Estetik cerrahide kök hücreler, liposuction yöntemi ile yağ dokularından elde edilir. Kök hücre uygulaması, yeni cilt hücresi üreterek yara iyileşmesini hızlandıran, yeri geldiğinde doku kayıplarında yağ enjeksiyonları ile kombine edilerek uygulanan ve oldukça sık kullanılan yöntemdir. 

Diyabetik ayak, bası yarası, dolaşım bozukluğu, enfeksiyon gibi nedenlerle iyileşmenin normalden uzun sürdüğü, sıklıkla tekrarlayan ve iyileşme ile sonuçlanmayan durumlar, kronik yara olarak adlandırılır. Ameliyattan fayda göremeyen ya da ameliyat olamayan hastaların yaralarının kapatılması, kök hücre uygulaması ile mümkündür. Bu yaraların tedavisinde kullanılan kök hücreler hastanın kendi hücreleri olduğu için yan etki yaratmaz.  


Diğer yara izi iyileştirme yöntemleri

Öte yandan yaranın durumuna göre medikal yara düzeltme yöntemleri de devreye alınabilir. Yara cildin yüzeyindeyse dermaroller, kimyasal peeling, mikrodermabrazyon, lazer, PRP, radyofrekans, steroid enjeksiyonu, kolajen ve hyaluronik asit dolgu maddeleri gibi medikal yara düzeltme tedavilerine başvurulabilir. 


Yara izleri için 6 altın kural

Yara izinin türü: Tedavi, yara izinin niteliğine göre uygulanmalı. Bazı tedaviler sadece belli türden yara izlerine karşı etkilidir. 

Yara izlerinin tedavisine zamanlama: Yara tümüyle iyileşir iyileşmez, yara izine uygun bir krem ve silikon bantlar uygulanmalı. 

Düzenli peeling: Yara tümüyle iyileşir iyileşmez, cilt kendini yeniledikçe ve eski deri katmanları dökülüp yerine yenileri geldikçe birçok yara izi zamanla solar ve kaybolur. 

Güneş kremi: Yeni yara izleri güneşin zararlı ışınlarına karşı aşırı hassastır ve güneşe maruz kaldıklarında normalde olması gerekenden daha koyu bir hal alır. 30 faktörlü güneş kremi uygulanarak, renk bozulması büyük ölçüde azaltılabilir.

Düzenli masaj yapmak: Yara izine yol açan fibröz dokunun parçalanmasına yardım eder. Aynı zamanda dolaşımı iyileştirerek renk bozulmalarını giderir.  

Beslenme ve takviyeler: Yüksek protein ve kolajen içeren besinler tüketmek hücre yapılanmasında ve dolayısıyla yara iyileşmesinde etkilidir. 

C vitamini: Yara bakımını hızlandırabilen en önemli besindir. Cilt dokularının ve kan damarlarının zarar görmemesi için kritik öneme sahip olan kolajen üretimine yardımcı olur. İyileşme sürecinin tüm aşamalarında önemli rol oynar.

Çinko: Bağışıklık fonksiyonunu artırır, iyileşme süresini önemli derecede kısaltır.

Kolajen: Vücutta en çok bulunan protein olan kolajen, yeni doku büyümesini teşvik eder ve yara iyileşmesini hızlandırır.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...