Geçmeyen ağrılara iğne yöntemi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kireçlenmeye bağlı kalça, diz, omuz ve ayak bileği ağrılarında hyaluronik asit iğneleri ile başarılı sonuçlar alınıyor. Fizik tedaviye yanıt vermeyen bel ağrılarında ise kortizon ve epidural iğneleri gibi yöntemler kullanılıyor. İstanbul Tıp Fakültesi’nden Fizik Tedavi Rehabilitasyon ve Ağrı Uzmanı Prof. Dr. Demirhan Dıraçoğlu anlatıyor

KALSİYUM VE D VİTAMİNİ SEVİYENİZİ ARTIRIN

Osteoporoza (kemik erimesi) bağlı kırıklar menopoz sonrasında önemli bir bel ağrısı nedenidir. Güçlü kemikler için beslenmenizde D vitamini ve kalsiyuma yer açın. D vitamininin en önemli kaynağı güneştir. Mayıs-kasım ayları arasında güneşin dik geldiği saatlerde her gün 15 dakika en azından el, kol ve yüzünüzü güneşlendirin. Kış aylarında güneşten yeterince D vitamini almak mümkün olmaz. Bu nedenle D vitamini seviyesiniz düşükse doktorunuzun önerisiyle takviye alabilirsiniz. Bu arada yağlı balıklar, yumurta sarısı, karaciğer ve peynir D vitamininden zengin gıdalardır. Kalsiyum için peynir, yoğurt, yeşil sebzeler ve soya ürünleri tüketin. 

AĞRIDA İĞNE TEDAVİSİNİN YERİ NEDİR?

En sık hyaluronik asitler kullanılıyor. Bunun dışında kortizon ve PRP tedavisi var. Hyaluronik asitler eklem sıvısının takviyesi amacıyla kullanılıyor. Kireçlenme hastalığında eklem sıvısının yapısı bozuluyor. Normalde eklem sıvısı yoğun kıvamlıdır. Hareket esnasında eklem yüzeylerinin birbirine sürtünmesini engeller. Bu sıvıyı tıpkı motor yağı gibi düşünebilirsiniz. Kireçlenme hastalığında bu eklem sıvısının yapısı su gibi olur ve koruyucu özelliği ortadan kalkar. İşte enjeksiyon (iğne) tedavisiyle sorunlu eklemin içine girip hyaluronik asit veririz.

HYALURONİK ASİT HANGİ BÖLGELERDE ETKİLİ? 

Özellikle kalça, diz, ayak bileği, omuz eklemlerinde çok olumlu sonuçlar elde ediyoruz. Hyaluronik asit genellikle birer hafta arayla 3 seans uygulanıyor.

BEL AĞRILARINDA DA KULLANILABİLİYOR MU?

 Bel ağrılarında hyaluronik asit değil de başka iğne tedavileri kullanıyoruz. Örneğin özelleştirilmiş kortizon iğneleri, transforaminal iğneler ve epidural iğneleri gibi. Bunlar uzun yıllar devam eden, fizik tedaviye bir türlü yanıt vermeyen ağrılarda kullandığımız ileri yöntemler. Bu aşamaya gelmeden önce diğer yöntemlerin denenip başarısız olduğunu görmek lazım. Hemen ilk gelen hastaya uygulanmaz. 

BESLENME DESTEKLERİ FAYDALI OLABİLİR Mİ?

Eğer bel ya da boyun ağrısı kireçlenme sorununa bağlıysa değişik besin destekleri kullanılabilir. Mesela boswelia, şeytan pençesi, kurkumin gibi bitkiler faydalı olabilir. Bir de kolajen peptitler var. Morina balığından elde ediliyor. Bol bol balık yiyerek bunu elde edemiyoruz. Çünkü balığın belli bölgelerinde çok az miktarda var. Özel işlemlerden geçirilerek ilaç formuna dönüştürülüyor. Kolajen vücudun kendisinde doğal olarak bulunan önemli bir yapı taşı. Cilt, kaslar, bağlar, kıkırdak ve kemik gibi hemen hemen her dokuda bulunuyor. Ancak yaşla birlikte vücuttaki kolajen yapısı bozulur ve bu durumda dışarıdan takviye olarak alınması gerekir. Yapılan araştırmalar, kolajenin kireçlenmeye iyi geldiğini işaret ediyor fakat dışarıdan alınan kolajenin fayda sağlaması için özel işlemlerden geçirilmesi gerekir. Tarif ettiğim şekilde hidrolize edilmiş takviyeler piyasada mevcut. Bunlar doktor tavsiyesiyle kullanılabilir. Bu arada bütün besin desteklerinin farklı etkileri, ilaçlarla etkileşimleri var. Dolayısıyla en bilinçlisi bu besin desteklerinin bir doktor tarafından tavsiye edilmesi.

AĞRIYI KESMEDE ETKİLİ Mİ?

 Çok etkilidir. Sırası geldiğinde denenmesi gerekir.

BEL AĞRISINDA KULLANILAN İĞNELER KAÇ KEZ YAPILIR? 

Genellikle 6-8 hafta arayla yapılır. Hastaya göre değişir. Bir kere de 2-3 iğne de yapılabilir. 

TEDAVİDEN SONRA AĞRININ TEKRARLAYIP TEKRARLAMAMASI NEYE BAĞLI?

 Hasta yaşam değişiklikleri yapmalı. ‘Bir kez fizik tedaviye gittim’ ya da ‘İğne tedavisi oldum’ demekle iş çözülmüyor. Örneğin ağır kaldırmaya devam eder, bilgisayar kullanırken oturma kurallarına dikkat etmezseniz ne yazık ki ağrı tekrarlar. Yaşam biçimi değişiklikleri içinde kilo konusu da var. Hasta fazla kilolarını vermeli. Kilo vermek vücudunuzun üzerindeki ağırlığı azaltır. Vücudunuzu bir masa olarak düşünün. Masanın üzerine ne kadar ağır yük koyarsanız masanın ayaklarının o ağırlığı taşıması o kadar güç hale gelir. Yükü azaltmak masanın ömrünü artırır. Kilo vermek de eklemlerinizin, omurganızın yükünü azaltır, ömrünü uzatır.

Yazarlarımızdan

20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
20 Ocak 2022, Perşembe 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder