Koronavirüs olanlarda bağışıklık 6 ay sürüyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin anlatıyor...

COVID-19 geçiren birinin bulaştırıcılığı ne kadar sürer? 

Bir enfeksiyonun vücuda girişinden hastalık belirtilerinin ortaya çıkışına kadar geçen süreye kuluçka süresi diyoruz. COVID-19’un kuluçka süresi 4-5 gün civarında. Yani kişi hastalığı kaptığında belirtiler hemen değil 4-5 gün sonra ortaya çıkıyor. Güncel bilgilerimize göre, COVID-19’un taşıyıcılığı kuluçka döneminde başlıyor. Yani hastalık belirtileri ortaya çıkmadan 1-2 gün önce herhangi bir belirti yaşamayan hastalar virüsü yaymaya başlıyor. Virüsün bulaştırıcılığı hastalığının ciddiyeti ile doğru orantılı. Hafif geçiren bireyler yaklaşık 1 hafta kadar bulaştırırken ciddi vakalarda bulaştırıcılık süresi 2 haftaya yakın sürebiliyor. 

COVID-19 geçiren birinin testi ne zaman negatife döner? 

Öncelikle testlerin negatife dönmesini beklemek gibi bir öneri yok. İlk yapılan ve pozitif olarak sonuçlanan bir testten 10 gün sonra bulaştırıcılığın sona erdiği kabul ediliyor. Bu süreyi hafif hastalık haliyle atlatan birinin bir daha test yaptırmasına gerek görülmüyor. Vakaların yüzde 30-40’ında boğaz florasında bulunun virüsün genetik parçacıkları nedeniyle test hâlâ pozitif çıkabiliyor. Fakat 10 günden sonra testin pozitif çıkması hastalığın ve bulaştırıcılığın devam ettiği anlamına gelmiyor. Boğaz ve burun florasında sebat eden virüs parçacıklarının hastalığı devam ettirme şansı da olmadığı için ilk testten 10 gün sonraki pozitifliklerin bir anlamı yok. Bazı hastalarda nadiren de olsa test pozitifliği 3 haftadan uzun sürebiliyor.

İyileşen kişi hastalığı tekrar geçirir mi? 

Hastalığın yeniden geçirilmesine reenfeksiyondiyoruz. Bu durumun uzamış test pozitifliğinden ayırt edilmesi gerekiyor. Pandeminin erken dönemlerinde hastalığı ağır atlatıp test pozitifliği devam eden hastaların bulunması sanki‘ikinci kez hastalık geçiriliyor ve daha ağır seyrediyor’algısına neden oldu. 

Peki iyileşmenize rağmen tekrar enfeksiyon kapabilir misiniz?

 Evet ama bu durum nadir.Virüsü geçirdikten sonra ilk 6ay oldukça korunaklı oluyorsunuz. Diyelim ki 6aydan sonra tekrar virüs geçirirdiniz... Bu durumda vücudunuzdaki antikorlar sıfırlansa bile hafıza hücreleriniz çok hızlı vegüçlü antikor üretimi sağlayarak hastalığının daha hafif ve daha kısa atlatılmasını sağlıyor. Sonuç olarak yeniden hastalığı geçirme riskimiz var fakat ikinci hastalığın ilkine göre daha hafif atlatıldığını görüyoruz. 

İyileşen kişi başka bir varyant ile tekrar enfekte olabilir mi?

Bu sorunun cevabı ne yazık ki evet. Fakat virüs mutasyon geçirse bile genetik kodu tamamen değil kısmen değişiyor. Yani bir önceki geçirilen hastalık yeni varyantlara daha korunaklı olmamızı ve hastalığın daha hafif atlatılmasını sağlıyor. Yine de COVID-19geçiren biri asla yalancı güven hissine kapılmamalı ve tedbirlere uyarak yaşamaya devam etmeli.

COVID-19 geçiren birinin aşı olması gerekir mi? 

Kesinlikle gerekir. Fakat ilk 3-6 ay vücudumuzdaki antikor miktarının yüksek seviyelerde olması nedeniyle yeniden aşılanmasına gerek görülmüyor. 6 aydan sonra yeni varyantların da dahil edildiği aşılar ile yeniden aşılama yapılması gerekiyor. Buna hatırlatma dozu deniyor ve böylece bağışıklık sistemimizin virüsle savaşma fonksiyonu yenilenmiş ve artırılmış oluyor. 

Antikor üretimi hastalığı geçirenlerde mi yoksa aşı olanlarda mı daha yüksektir?

 Kesin bir kural olmamakla birlikte hastalığı ağır geçiren bireylerde antikor seviyesi genellikle daha yüksek olur ve vücutta daha uzun süre direnç gösterir. Kızamık, kabakulak gibi bazı hastalıklarda üretilen antikorlar hayat boyu koruyucudur fakat COVID-19’daki antikor seviyesi zamanla azalır ve mutasyonların da etkisiyle yaşam boyu koruyuculuk güçleşir. 

Rutin antikor baktırmaya gerek var mı?

 Antikor ölçümleri COVID-19’un geçirilip geçirilmediğini ve koruyuculuğun devam edip etmediği hakkında fikir verse de rutin ölçüme gerek yok. Çünkü antikor seviyesinin yüksek olması hastalığa (özellikle mutasyonlu virüslere) karşı kesin koruyuculuk anlamına gelmiyor. Diğer taraftan antikor seviyesinin düşük veya sıfır olması hastalığa karşı bağışıklığımızın olmadığı anlamına da gelmiyor. 

Aşılar güvenli mi?

 Şu an Dünya Sağlık Örgütü, Biontech-Pfizer, Johnson&Johnson, Moderna, Oxford-AstraZeneca firmalarına acil kullanım onayı verdi. Sinovac ve SputnikV aşıları ise değerlendirilme aşamasında. Tüm aşılar hastalığın riski göz önüne alındığında daha güvenli kabul edilir. Aşıların yan etkileri hastalığın yapacağı tahribata kıyasla oldukça düşük düzeydedir. Koruyuculuğu düşük olarak bilinen bir aşının bile hastalık nedenli ölüm ve yoğun bakım ihtiyacını ciddi olarak azalttığını biliyoruz. Bu yüzden bizim genel olarak önerimiz elimizde bulunan acil kullanım onayı verilen aşıların mutlaka yapılmasıdır. 

Aşılar uzun vadede koruyabilecek mi? 

Aşıların koruyuculuğu zamanla azalır. Bu yüzden bazı aşılar çift doz olarak uygulanır ve ileriki bir dönemde, rapel dediğimiz hatırlatma dozu gerekebilir.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder