Yaşadığınız yer ömrünüzü kısaltabilir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı, Türk Kalp Vakfı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Serdar Fak anlatıyor.

Havası kirli, trafiği yoğun, denetimsiz sanayi üretimi yapılan kentlerde yaşayanlarda kalp krizi, kalp yetersizliği ve felce bağlı ölüm riski daha yüksek. 

UZUN VE SAĞLIKLI YAŞAMANIN BİR REÇETESİ VAR MI?

 Ne yazık ki mucize bir reçete yok. Bilimsel olarak kanıtlanmış bazı önerilere uymak ve bazı olumsuz davranışlardan kaçınmak yerinde olur. Sağlıklı beslenmek, düzenli ve yeterli uyumak, egzersiz yapmak, zihnimizi olumlu faaliyetlerle meşgul etmek, sevdiklerimizle daha fazla zaman geçirmek... Bunlar yapmamız gerekenler. Yaşamımızdan uzak tutmamız gerekenler listesinde ise sigara, aşırı alkol, stres, hava kirliliği gibi etkenler yer alıyor. 

YAŞADIĞIMIZ KENTİN, SOLUDUĞUMUZ HAVANIN YAŞAM SÜREMIZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR?

 Kalp-damar hastalıkları erişkinlerde en yaygın görülen ve en çok ölüme neden olan hastalıklardır. Yani kalp krizi, kalp yetersizliği ve damar hastalıklarına bağlı felç çağımızın en yaygın sağlık sorunları. Tüm dünyada adeta salgın gibi artan kalp-damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri ise çevre kirliliğidir. Çok sayıda araştırmaya göre; çevre kirliliğine bağlı ölümlerin yüzde 80’i kalp ve damar hastalığına bağlı ölümler olarak gerçekleşiyor. Bu ölümler de daha çok yoksul ülkelerde ya da ülkelerin yoksul kesimlerinde belirginleşiyor.

YOĞUN TRAFIĞIN ZARARI BÜYÜK

 Kirliliğe en çok yoğun trafik, denetimsiz endüstriyel faaliyetler ve kalitesiz malzemelerle ısınma yol açıyor. Hava kirliliğinin arttığı dönemlerde akciğer hastalığı, kalp krizi, kalp yetersizliği ve felce bağlı nedenlerle ölüm riski artıyor. Bu da Çin, ABD, birçok Avrupa ve Güney Amerika ülkelerinde yapılan çalışmalarla ortaya kondu. Yine araştırmalara göre; trafiğin yoğun olduğu bölgelerde ve yoğun arterlere yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlarda kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı sorunlar daha fazla görülüyor. Hatta trafiğin yoğun olduğu yerlerde ve saatlerde egzersiz yapanlarda daha fazla kalp aritmisi görüldüğü rapor edilmiş. Özetle çevre kirliliğinin ve küresel ısınmanın insan ömrü üzerinde negatif etkisi olduğu çok açık. Çevre sorunlarına karşı duyarlı olmak, alınacak önlemleri desteklemek yeryüzüne karşı sorumluluğumuz olduğu kadar kendimizin, çocuklarımızın ve bizden sonraki kuşakların sağlığını korumamız için de gerekli. 

SAĞLIKLI KALMA ŞANSINI ARTIRMAK İÇİN HANGİ ARALIKLARLA, NE TÜR KONTROLLERDEN GEÇMEK GEREKİR? 

Önerilebilecek tek bir check-up programı yok. Öncelikle bir kardiyolog olarak tüm erişkinlerde en çok rastlanan ve en çok ölüme sebep olan hastalıkların kalp-damar hastalıkları olduğunu hatırlatmak isterim. Bu hastalıkları önlemek ise büyük oranda elinizde. Sigara içmeyerek, fazla kilolarınızı vererek, egzersiz yaparak, tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi kontrol altında tutarak kalp krizi, kalp yetersizliği ve felce bağlı erken ölüm riskinden korunabilirsiniz. 

DÜZENLİ TANSIYON ÖLÇÜN 

 Hipertansiyonun tedavisi ile kalp hastalığı ve felç riskinin en az yarı yarıya azaldığı kanıtlandı. Yine yüksek kolesterolün tedavi edilmesi ile kalp krizinin, felcin ve ölüm riskinin azaldığı defalarca ortaya konuldu. Yaşımız kaç olursa olsun ideal kan basıncı 120/80 mmHg ve altında olmalıdır. 140/90 mmHg’nın üzerinde tedavi gerekir, bazen tedaviye daha erken başlanması gerekebilir. Yüksek tansiyon belirtisiz ve sinsi bir hastalıktır. Kan basıncınız çok yüksek seyretse bile yıllarca hiçbir işareti olmayabilir. Bu sessiz dönemde de kalbinize ve damarlarınıza hasar verebilir. Bu nedenle hiçbir şikayetiniz olmasa da tansiyonunuzu düzenli ölçün. 

YILDA BİR KEZ MUAYENE OLUN 

Hiçbir yakınmamız olmasa bile yılda bir kez doktora muayene olun, gerekli görülen temel kan tetkiklerini yaptırın. Kalp hastalıkları dışında sık görülen bazı kanser türlerinin erken teşhisi için zamanında kontroller yapmak önemli. Kadınlarda meme kanseri, erkeklerde prostat kanseri için belirli yaştan sonra düzenli kontroller yapılmalı. Ayrıca yaşla birlikte kalınbağırsakta polip ve kanser sıklığı artabilir. Yaşa ve ailede bu tür kanserlerin bulunup bulunmadığına göre yapılacak tetkiklerin çeşidi ve sıklığı doktor tarafından belirlenir. 

SAĞLIĞIMIZIN TEHLİKEDE OLDUĞUNU GÖSTEREN İŞARETLER

Aşağıdaki belirtiler önemli hastalıklar için uyarıcı işaret olabilir. Kilo kaybı ve iştahsızlık. Çabuk yorulma ve nefes darlığı. Efor sırasında göğüste, sırtta baskı, dolgunluk veya yanma hissi. Özellikle belirli bir yaşın üzerinde olan ve hipertansiyonu olan kişilerde sebepsiz çarpıntı atakları. Ani olarak baş dönmesi, göz kararması, fenalık hissi, çarpıntı atakları ve bu şikayetlerin özellikle efor esnasında olması. Vücudun tek tarafında kuvvetsizlik, uyuşma (birkaç dakika sürse geçici bile olsa önemlidir). Son birkaç ay veya haftada ortaya çıkmış nedensiz kabızlık veya kabızlık-ishal atakları. Bir-iki haftadan uzun süren öksürük veya öksürük ve balgam, sebepsiz gece terlemeleri. Boyun, kol altı, kasık gibi bölgelerde ele gelen ağrılı veya ağrısız bezeler, kitleler. 

UZUN ÖMÜR İÇİN COVID-19 AŞISI OLUN 

Çok değil çocukluğumuzda neredeyse her mahallede çocuk felcinden ayağı sakat kalmış, yürüyemeyen insanlar hatta akranlarımız vardı. Bugün çiçek hastalığından çocuklar sakat kalmıyor, kızamıktan, difteriden bebekler ölmüyorsa aşılar sayesindedir. Günümüzde tüm dünyada COVID-19 nedeniyle hastaneye yatan ve yaşamını kaybedenlerin çok büyük bir kısmı aşı olmayanlardır. Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin tersine COVID-19 aşısı ile ilişkilendirilmiş kalıcı bir hastalık ya da hasar bilimsel olarak yayınlanmadı. Aşıya bağlı olası miyokardit (kalp kası iltihabı) olguları çok seyrek, hafif ve geçicidir. Oysa COVID-19 hastalığının kendisi çok ağır kalp tutulumu, miyokardit yapıyor ve hasar bırakıyor. Dolayısıyla uzun ve sağlıklı bir ömür sürmek istiyorsanız aşı olanağından kendinizi mahrum bırakmayın.

Yazarlarımızdan

02 Aralık 2021, Perşembe 12:51
02 Aralık 2021, Perşembe 07:00
02 Aralık 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder