Otobüse bindiniz, cam kenarında yer buldunuz, yol da akıyor. Ama bir süre sonra fark ediyorsunuz ki yanlış binmişsiniz, gitmek istediğiniz yer ters yönde. Rahat bir koltuk, sizi doğru yere götürmeye yetmiyor.
Hayattaki yönümüzü fark etmek ise bu kadar kolay olmuyor. Uğraşırken “Ben neye ulaşmaya çalışıyorum?” sorusu arada kaynıyor. İstediğimizi sandığımız şeyi elde ediyor, yine de beklediğimiz rahatlığı hissedemiyoruz.
Bu yüzden kendinize sorun: “Hayatımda ne değişirse verdiğim emeğin karşılığını aldığımı hissederim?” Ne istediğiniz netleştiğinde, ne için biriktirdiğinizi ve hangi harcamaya neden “evet” dediğinizi daha iyi bilirsiniz.
‘DAHA İYİ’NİN İÇİNİ DOLDURUN
“Daha iyi bir hayat istiyorum.” Peki daha iyi derken neyi kastediyorsunuz? Hedef belirsiz kaldığında, attığınız adımların işe yarayıp yaramadığını anlamak zorlaşıyor. Şuradan başlayın: “Önümüzdeki altı ayda hangi mesele biraz hafiflese hayatımda fark yaratır?” Hedefi açık yazmak, ilk adımı bulmayı kolaylaştırır.
İsteğin Altındaki İhtiyaç Diyelim ev almak istiyorsunuz. Önemli olan yerleşmek mi, kira belirsizliğini azaltmak mı, güvende hissetmek mi? Cevabınız planınızı etkiler. Büyük hedef zaman alabilir; ama ihtiyacınızı bildiğinizde bugünden atabileceğiniz adımlar görünür olur. Güven arıyorsanız ödemelerinizi düzene koymak da ilerlemedir. Kendinizi tamamen beklemede hissetmeniz gerekmez.
Para hatası yapmak, para yönetemediğiniz anlamına gelmez. Araba kullanırken yanlış bir sokağa sapmanız nasıl kötü bir sürücü olduğunuzu göstermiyorsa finansal rotadan çıkmanız da yolun sonuna geldiğinizi göstermez. Navigasyon ne yapar? Sizi azarlamaz. Bulunduğunuz yerden yeni bir rota oluşturur. Şimdi sizin de ihtiyacınız olan bu.
Finansal bir hata fark edildiğinde insan zihni hızla geçmişe gider. Oysa ilk soru “Bunu neden yaptım?” değil, “Bu durumun büyümesini nasıl durdurabilirim?” olmalı. Zarar eden yatırımda kalmaya devam etmek, borcu başka bir borçla kapatmak, stresten alışveriş yapmak… Bunlar sorunu çözmek yerine kanamayı artırabilir. Önce tabloyu önünüze koyun: Ne kadar kayıp var? Devam eden faiz veya ödeme bulunuyor mu? Bugün hangi adımı atarsanız zarar büyümeyi bırakır? Net rakamlar bazen ürkütür. Ancak karanlık bir odadaki eşyalar, ışığı açmadığınız sürece gözünüze olduğundan daha büyük görünür
“BU KADAR GELDİM” TUZAĞINA DİKKAT
Zihnimiz kaybetmekten hiç hoşlanmaz. Bu yüzden yanlış giden bir kararı bırakmak yerine ona daha fazla para, zaman ve umut yatırabiliriz. Psikolojide buna “batık maliyet yanılgısı” denir. “Bu yatırıma zaten çok para koydum, biraz daha bekleyeyim.” “Bu işe bu kadar emek verdim, şimdi dönemem.”“Borç buraya kadar geldi, artık ne fark eder?” Oysa geçmişte harcadığınız para, bugünkü kararınızın pusulası olmamalı. Kendinize şunu sorun: “Bugün bu kararla ilk kez karşılaşsaydım, yine aynı seçimi yapar mıydım?” Cevabınız hayırsa yön değiştirmenin zamanı gelmiş olabilir.
YENİ BİR GÜVENLİK AĞI KURUN
Fırtınadan çıktıktan sonra çatıyı onarmak yetmez; bir sonraki yağmur için hazırlık yapmak gerekir. Küçük de olsa bir acil durum birikimi oluşturun. Bu para size yüksek getiri sağlamayabilir ama çok kıymetli bir şey verir. O da seçme özgürlüğü... Beklenmedik bir masraf geldiğinde yeniden borca sarılmamak, maddi olduğu kadar psikolojik bir güçtür. Hatan ız Son Sözünüz Değil Para hayatında bazen yanlış kararlar olur. Önemli olan, o kararı kimliğinize dönüştürmemek. Bugün geriye baktığınızda canınızı sıkan o hata, yarın finansal hayatınızın en öğretici dönüm noktası olabilir. Çünkü iyi para yönetimi hiç hata yapmamak değildir. Hatayı erken fark etmek, dersini almak ve yeniden yön çizebilmektir. Unutmayın, navigasyon hâlâ açık. Yeni rota oluşturuluyor
KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN DAVRANIŞI İNCELEYİN
Suçluluk insanı geçmişe bağlar, sorumluluk ise harekete geçirir. “Ben beceriksizim” demek yerine “Bu kararı verirken hangi noktayı gözden kaçırdım?” diye sorun. Belki acele ettiniz. Belki herkes kazanıyor gibi göründü. Belki üzgündünüz ve harcamak kısa süreliğine iyi hissettirdi. Belki geliriniz artacakmış gibi plan yaptınız. Hatayı karakterinizle birleştirmeyin. Siz hata değilsiniz; hata, belirli şartlarda verdiğiniz bir karar. Kararın arkasındaki duyguyu ve düşünceyi yakalarsanız aynı çukura yeniden düşme ihtimaliniz azalır.
Markette ödediğiniz tutarı görürsünüz. Restoranda hesap önünüze gelir. Elektrikte ise bedeli sonra öğrenirsiniz. Düğmeye basarsınız ışık yanar. Klimayı açarsınız oda serinler. Bu küçük kullanımlar ay sonunda birleşir ve karşınıza tek bir rakam olarak çıkar. İşte tüyolar...
Instagram’da “Elektrik faturanız ne kadar geldi?” diye sordum. 245 kişi detaylı yanıt verdi. Cevaplar 160 TL’den 14 bin TL’ye kadar uzandı. En düşük ve en yüksek tutar arasında 87 kattan fazla fark var! ‘Vay be’ dedirtiyor insana. Sizinki ne kadar?
ÇOĞUNLUK 2000 TL
Tutar paylaşan 234 kişinin ortalaması 1997 TL çıktı. Ancak bu, çoğunluğun yaklaşık 2000 TL ödediği anlamına gelmiyor. Yanıtların neredeyse yarısı 1000 TL’nin altındaydı. Her 10 kişiden yaklaşık biri ise 5.000 TL ve üzerinde fatura bildirdi. Birkaç yüksek fatura, ortalamayı yukarı çekti. (Not: Veriler, Instagram story’me kendi isteğiyle yanıt veren takipçilerimin cevaplarına dayanıyor; Türkiye genelini temsil eden bir araştırma değildir.)
HER EVİN ENERJİ HİKAYESİ BAŞKA
Tek yaşayan ve gün boyu dışarıda olan biriyle dört kişilik bir ailenin tüketimi aynı olmaz. Ankara’daki bir evle yaz boyunca klimanın çalıştığı Antalya’daki bir evi kıyaslamak da doğru sonuç vermez.
DOĞRU KIYASLAYIN
Benzer büyüklükte bir evde yaşayan, hane yapısı ve kullanım alışkanlıkları size benzeyen komşularınızla konuşabilirsiniz. Benzer şartlara rağmen arada büyük bir fark varsa araştırmaya değer.
Altın yükseldi, fon kazandırdı, hisse hareketlendi, mevduatın vadesi yaklaştı… Aylarca, belki yıllarca para biriktirdiniz. Şimdi o paraya ihtiyacınız var. Peki hangisini bozacaksınız?
Birikim yapmak emek ister. Bozmak ise birkaç saniye… Ancak doğru karar verilmeden yapılan bir satışın görünmeyen maliyeti yüksek olabilir. Birikiminizi kullanmak başarısızlık değil. O para hayatınızı, hedeflerinizi ve güven duygunuzu desteklemek için var. Sağlık, eğitim, ev, yüksek faizli borç ya da önemli bir ihtiyaç için kullanıyor olabilirsiniz. Mesele birikime dokunmak değil; ne kadarını, hangi araçtan ve ne zaman çekeceğinizi bilmek. Hadi, satış tuşuna basmadan önce birlikte düşünelim.
1- NEDEN BOZUYORSUNUZ?
Gerçek bir ihtiyaç mı, anlık bir istek mi? Hayatınızda ciddi bir şey değişmeyecekse biraz bekleyin. Bazen ihtiyacımız olduğunu düşündüğümüz şey, birkaç gün sonra önemini kaybediyor. Para kararları aceleye gelmez.
2- TAM OLARAK NE ADAR PARA LAZIM?
Okullar açılıyor. Çocuklarımız yeni bir döneme başlarken anne babaların aklında aynı sorular var: Başarılı olacak mı? İyi bir eğitim alabilecek mi? Gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilecek mi?
Başarı deyince aklımıza önce notlar, sınavlar ve diplomalar geliyor. Oysa hayatın sınavları çok daha fazlası... İşte onların başarı ve finansal özgürlük çantasına koyabileceğimiz 12 hayat dersi:
1.’Aile Değerlerini’ bilmek
Aile değerleri ile büyüsün. Öğretin. Tekrar edin Akşam sofrada konuşun. Biz bir inşaat isek değerlerimiz binanın taşıyıcı kolonları. Sağlamsa sarsıntılara karşı sağlam durabiliriz.
2.Başarı, kendin olabilmek
Her çocuk aynı konuda iyi olmak zorunda değil. Biri sayıları sever, biri hikaye anlatır, biri insanları bir araya getirir. Çocuğunuzu kıyaslamak yerine kendi güçlü yönlerini keşfetmesine yardımcı olun. Gerçek başarı, başkasının hayatına yetişmek değil, kendi hayatını kurabilmek. Hepimiz için.
3.Emek, yeteneği büyütür
Yetenek güzel bir başlangıç ama devamını getiren emek. Çocuğunuz bir konuda zorlandığında hemen sonucu düzeltmeye çalışmayın. Çabasını görün, sabrını takdir edin. “Bunu henüz yapamıyorum” demeyi öğrenen çocuk, gelişmek için kendine alan açar.
Bence bir senede iki tane yılbaşı var. Biri ocakta, diğeri eylülde. Ocakta takvim değişiyor, eylülde hayat. Okullar açılıyor, trafik artıyor, işler hızlanıyor, şirketler yeni dönem planlarını çıkarıyor. Haziranda hafifleyen, temmuzda yavaşlayan, ağustosta neredeyse “Hayat tatile mi çıktı?” dedirten düzen yeniden çalışmaya başlıyor.
Önümüzde yılın son dört ayı var. Az değil. Bir borç kapanabilir, bir birikim başlayabilir, bir alışkanlık değişebilir. Yani maç bitmedi. Belki de ikinci yarı şimdi başlıyor.
YAZ MUHASEBESİ
Tatil, uçak, otel, restoran, çocuklar, alışveriş, gezmeler… Ne kadar harcadınız? Olan oldu Ama hesap şart. mKredi kartına ne kadar yük bindirdiniz? Borçlandıysanız ne kadar? mKMH kullandınız mı? mYaz size toplamda kaça mal oldu? “Geçti gitti, ne gerek var?” demeyin. Çok gerek var. Plan yapmak için veri lazım size. Çünkü bu bilgi gelecek yazın bütçesini yaparken işinize yarayacak. Tahmin yapabileceksiniz. (Enflasyonu da ekleriz seneye o ayrı ama bazımızı bilelim). Şimdi önümüze bakalım. Bu ay sizi hangi harcamalar bekliyor? Okul, kırtasiye, sigorta, kredi kartı, işle ilgili giderler, eğitim… Hepsini alt alta yazın. Telefona yazın, deftere yazın, nereye istiyorsanız oraya yazın. Ama kafanızda tutmayın.
BELİRSİZLİK İNSANI YORAR
Bazen finansal stresin sebebi yalnızca “Param yetmeyecek” düşüncesi değil, ne olacağını bilmemektir. Önünüzdeki harcamaları yazdığınızda para bir anda çoğalmayacak. Ama zihninizdeki sis azalacak. “Beni ne bekliyor?” sorusunun yerini “Ben bununla ne yapacağım?” sorusu alacak.
HERKESTE KAÇAK VAR
Son günlerde dolandırıcılıkla ilgili sizlerden öyle çok mesaj aldım ki… Dolandırılmanın eğitimle, meslekle, yaşla açıklanabilecek kadar basit bir tarafı yok. ‘Kandıramazsın beni’ şarkısını söylemeyelim aman... Bu iş önemli.
Doktor da kanabiliyor, akademisyen de, hakim de… Yıllarca parasını dikkatle yönetmiş biri de hayatının bir anında yanlış bir tuşa basabiliyor. Çünkü artık karşımızda yalnızca yalan söyleyen insanlar yok. İnsan psikolojisini kullanan, güven oluşturan, acele ettiren, umut veren ve adım adım ikna eden sistemler var.
TELEFONDA PARA KARARI OLMAZ
Banka, yatırım şirketi, kamu kurumu… Kim olduğunu söylerse söylesin, sizi arayan birinin yönlendirmesiyle para göndermeyin. Telefonu kapatın, ilgili kuruma kendi bildiğiniz resmi kanaldan siz ulaşın.
ACİLİYET VARSA İKİ KERE DÜŞÜNÜN
‘Şimdi yapmalısınız’, ‘fırsat kaçıyor’, ‘hesabınız kapanacak’, ‘bugün son gün’… Acele ettirilmek kırmızı bayrağınız olsun. Para kararlarında bazen en iyi hareket ‘beklemek’tir.
BİLGİLER SİZİ YANILTMASIN
Adınızı biliyor, bankanızı biliyor, hatta sizi tanıyor gibi konuşuyor olabilir. Kanmayın. Bilgi bilmek, güvenilir olmak demek değil. Telefonu kapatın, kurumunuzu kendiniz arayın.
Bir hayatı “iyi bir hayat” yapan şey ne? Para mı? Elbette para önemli. Sağlık mı? Çok önemli. Aile, dostlar, huzur, güven, merak, umut? Galiba cevap bunların hiçbirinin tek başına olmadığı bir yerde.
Bir hayatı “iyi bir hayat” yapan şey ne? Para mı? Elbette para önemli. Sağlık mı? Çok önemli. Aile, dostlar, huzur, güven, merak, umut? Galiba cevap bunların hiçbirinin tek başına olmadığı bir yerde. Hayatı büyük bir kavanoz gibi düşünün. İçine yıllar boyunca bir şeyler koyuyoruz. İnsanlar, işler, eşyalar, anılar, endişeler, hedefler, alışkanlıklar, para, sorumluluklar… Kavanoz doluyor. Ama dolu olması, içinin bizim için değerli şeylerle dolu olduğu anlamına gelmiyor. Bazen her şeye sahip olduğumuzu düşünsek de eksikliğini hissettiğimiz bir şey oluyor. Bazen de şartlarımız mükemmel değilken bir sofrada sevdiğimiz insanlarla gülüyor ve içimizden “İşte hayat bu” diyoruz.
BEYİN ‘BİR ŞEY DAHA’ DEMEYİ SEVİYOR
İnsan zihninin çok güçlü bir özelliği var: Alışıyor. Uzun zamandır istediğiniz bir şeyi düşünün. Aldınız. İlk günlerde ne güzel geldi, değil mi? Sonra hayatınızın sıradan bir parçası oldu.
HEDONİK ADAPTASYON
Psikolojide buna hedonik adaptasyon deniyor. Yeni telefon heyecanlandırıyor, sonra telefon oluyor. Yeni ev heyecanlandırıyor, sonra ev oluyor. Maaş artıyor, bir süre sonra zihnimiz yeni rakamı normal kabul ediyor. Bu, insanın hayata uyum sağlamasını mümkün kılan bir mekanizma. Ama farkında olmazsak bize küçük bir oyun oynuyor: “Bir sonraki şey beni daha iyi hissettirecek.” Sonra bir sonraki, bir sonraki… Hayat, önümüze sürekli havuç uzatan bir koşu bandına dönüşebiliyor. Bu yüzden finansal iyi oluşun önemli bir kısmı daha çok şeye sahip olmaktansa yeterlilik hissini yaşayabilmek.
HAYATA HİZMET EDEN PARA
Parayı hayatın başrolüne koymayı da önemsizmiş gibi davranmayı da doğru bulmuyorum. Para çok önemli bir araç. Güvenlik sağlar, seçenek yaratır, zor zamanda nefes aldırır, hayallerimizi gerçekleştirmeye ve gelecekteki kendimizi korumaya yardımcı olur. Ama para bir pusula değil. Nereye gideceğinizi değerleriniz söyler, para oraya gitmenize yardım eder.
