Özlem Denizmen

07 Mayıs 2026, Perşembe 07:00

Hayat, para, evlilik

Parayı konuşunca aslında hayatı konuşuyoruz. Bu hafta köşemi sizden gelen sorulara verdiğim cevaplara ayırdım.

KOLLARINDA BİLEZİK

SORU: Çalışıyorum ve her ay maaşımın yarısını biriktirmek için de uğraşıyorum. Son zamanlar bilezik aldım. Eşim, “Sayemde kollarına bilezik diziyorsun” diyor. “Nasıl yani, nasıl sayende oluyor?” dediğimde, “kirayı, faturaları ödüyorum, sen de bu sayede çalıştıklarını biriktirebiliyorsun” diyor. Çocuğumun okul masrafları (ben de özel okulda öğretmen olduğum için indirimli de olsa), benim şahsi masraflarım, çocuğun tüm masrafları (market, pazar kim denk gelirse) tarafımdan karşılanıyor. Neden bunlar görülmüyor? Buna bir yorumunuz olur mu? Yoksa gerçekten sayesinde mi? Firdevs

Cevap: Kocan ile otur evin bütün harcamalarını listeleyin, dağılım yapın. Kısmen haklı. Onun da içine sinen bir şey olsun, evinizin huzuru her şeyden daha değerli. Konuşursanız halledersiniz. Güle oynaya konuşun ama. Konuşmayı salonda yapın, sen güzel çayı koy. Eşinin bunu sana söylemesi güzel, demek samimi hissediyor, içine atmıyor. Sen de ona samimi ol.

YURTDIŞINDA DİL OKULU

SORU: Yaklaşık 1 milyon TL birikimim var. Bu birikimle yurtdışına dil okuluna gidip orada kalmaya çalışmayı düşünüyorum. Tüm birikimimi burada kullanmak işler ters giderse diye beni korkutuyor aslında. Bu durumda tüm birikimi sıfırlamak mantıksız mı yoksa hayallerimin peşinden mi gitmeliyim? Yaş 32 maalesef. Özge

CEVAP: 32 yaş maalesef ne demek? Kızdırma beni şimdi... Hayallerinin peşinden gitmek güzel ama tüm birikimi sıfırlamak cesaret değil, risk. 1 milyon TL senin güven alanın. Onu tamamen yakma. Yarısını kullan. En az 6-9 aylık yaşam giderini ‘dokunulmaz’ kenara ayır. Gideceğin yerde iş bulma planını gitmeden netleştir. Hayal + plan = Özgürlük Hayal + tüm parayı harcamak = Stres

ALTIN BORÇLANARAK ARSA ALMAK

09 Nisan 2026, Perşembe 07:00

Parayla satranç

Bu hafta sizden gelen sorulara yer verdim. Bu dönemde kafalar karışık olabilir. Siz sorun ben cevaplarım.

SINIR KOY HUZUR BUL

SORU: Ben de birikim yapmayı seven biriyim, eşim de. Yaşımız 31. Şimdi düşünüyorum; biriktirelim, ihtiyaç varsa alalım. Düğün takılarımı sattım. Aile binasına gelin oturun dediler, daireyi öyle böyle yaptırdık. Sonra krediyle eşim araba aldı. Sonra tekrar birikime başladık ama baktığım zaman sanki ben yapıyorum, o yaptıklarım dışarı gidecekmiş gibi bütün hevesim kaçıyor. Abimin borcu vardı, ona çeyrek borç verdim ve altında sert yükseliş başlarsa dönmez de o borç. Kayınbabam iş kuracağım dedi, çevreden aldığı borçları ödedi ama benden aldığını ödemedi. Şu an başı sıkışınca koşup bize geliyor. Büyükler, birinci derece yakınlar diye ses de etmiyoruz. Yani ben yapıyorum, bir şeylerden kısıyorum; insanlar senden alırken hiç tereddüt etmiyor. Artık alırken sevinemiyorum bile. Peki bu birikimin sonu nereye varacak veya bizi nereye götürecek? Aysun

CEVAP: Sorunun birikim değil, sınır koyamamak. Sen emek veriyorsun, kısıyorsun, biriktiriyorsun. Ama o emek, başkalarının sorumluluğunu da taşıdığı için sende kalmıyor. Bu yüzden birikim sana güven değil, yorgunluk hissettiriyor. Yardım etmek güzel ama kendi geleceğinin önüne geçecek kadar değil. Önce kendi hayatını sağlamlaştırmak zorundasın. Yoksa ne kadar biriktirirsen biriktir, içinde huzur olmaz. Biraz daha net sınırlar koymak sana iyi gelecek.

KİRADA MI KALMALI EV MI ALMALI?

SORU: 22 yıllık evliyiz, hep kirada oturduk. Pandemiye kadar kirada oturmak dokunmuyordu. Ama artık maaşımızın dörtte birini kiraya veriyoruz. Ben aşırı rahatsızım. Birtakım mal varlıklarımızı sattık, ev alacak paramız var ama ev alırsak kenarda hiç paramız kalmıyor. Eşim o parayı borsada değerlendiriyor. Çıktığı zaman ev alıp kenarda paramız da kalsın istiyor. Çocuk okutuyoruz, maaş yetmiyor diye birikimden kullanmak zorundayız. Ne yapmalıyız? İdare eden bir ev alıp oturmak mı? Borsadan kazanmayı beklemek mi? Bu sebepten tartışmalarımız oluyor, çok üzülüyorum. Neslihan

CEVAP: Duygunuzu anlıyorum. Birçok kişi aynı şeyleri yaşıyor. Borsa kazandırabilir ama garanti değildir. Ev ise size net bir güven ve sakinlik verir. İdare eden de olsa uygun bir ev alıp hayatı stabilize edin. Çünkü para büyür, küçülür… Ev içindeki huzur bozulursa onun telafisi zor.

YURTDIŞINA TAŞINIRKEN EVİMİZİ SATALIM MI?

26 Mart 2026, Perşembe 07:00

Finansal okuryazarlık ders oldu

Bu hafta beni gerçekten heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sermaye Piyasası Kurulu işbirliğiyle hazırlanan program kapsamında 24 Mart’ta okullarda ilk ders ‘Finansal Okuryazarlık’ olarak işlendi. Bu haber benim için yıllardır verilen emeğin bir karşılığını görmek gibi. 

Öncelikle Küresel Para Haftası kapsamında okullarda ilk ders olarak Finansal Okuryazarlık konusunun işlenmesini koordine eden SPK Başkanı Sayın İbrahim Ömer Gönül ve ekibine ve bunu doğrudan sahiplenen Milli Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’ne şükranlarımı buradan sunmak ve kutlamak isterim.

Son yıllarda finansal okuryazarlık konusu Hazine ve Maliye bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in önemsemesi ile hareketlenmiş, 2025 yılında Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile 22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü ilan edilmiş ve aynı genelge ile Sermaye Piyasası Kurulu, SPK, bu konuda koordinasyondan sorumlu yetkili kurum ilan edilerek yasal altyapı oluşmuştur.

Bir sivil toplum kuruluşu olarak Finansal Okuryazarlık Derneği’nin (FODER) bir yandan ona üye olan şirketlerin verdiği destek ile özel sektör kurumlarının diğer yandan ve en önemlisi kamunun bu konuyu doğrudan gündemine alıp başlattığı Finansal Okuryazarlık Seferberliği’nin gitgide ivmelendiğini görmek, Küresel Para Haftası nezdinde çocukların gençlerin daha bilinçli yetişeceklerine, geleceğe dair umutla bakmamı sağlıyor.

Finansal okuryazarlığın yayılması için bu hareketi yüreğimle ateşleyeli 15 yıl oldu. Bu sürede hep aynı sorunun peşinden gittik: Para ile ilgili kararları nasıl daha iyi alabiliriz? Yıllar önce kafamda hep şu düşünce vardı: Para bilgisi yalnızca bankacılara ya da ekonomistlere ait olmamalı. Ev kadını, öğrenci, çalışan, emekli… Herkes para kazanıyor, harcıyor, karar veriyor. O zaman herkesin bu konuda bilgiye erişmesi de bir hak olmalı.

KORKTUM

Bu fikri ilk kez dile getirdiğimde içimde hem heyecan hem de biraz korku vardı. Ama gördüğüm destekle birlikte bu konuya daha da güçlü sarıldım. O gün başlayan yolculuk daha sonra kocaman bir harekete dönüştü. İlk yıllarda finansal okuryazarlığı anlatmak kolay değildi. “Bu ne demek?” diye soruyorlardı doğal olarak. Ancak 2010’da tam da dünya çapındaki 2008 krizi sonrasında başta Amerika olmak üzere tüm dünyada bu temel bir alan olarak tespit edilmişti bile.

TÜM TÜRKIYE

19 Mart 2026, Perşembe 07:00

Bayram gerçeği

Yarın bayram. Evlerde hareket, sokakta telaş, kalpte yumuşama var. Kapılar çalıyor, sofralar kuruluyor... Bayram dediğiniz biraz coşku, biraz paylaşma ve bol sevgi. Peki ya para? Herkese iyi bayramlar!

Davranış biliminde özel günlerin insan kararlarını değiştirdiği sıkça anlatılır. Günlük hayatta daha kontrollü davranan kişiler bile bayram gibi dönemlerde daha spontane kararlar verebilir. Çünkü zihin “Bugün farklı bir gün” diye düşünür. Bu mod bazen iyi hissettirir ama harcamaların da hızlanmasına neden olur. O yüzden bayram günlerinde biraz durup düşünmek işe yarar: Bu gerçekten ihtiyaç mı, yoksa o anın heyecanı mı?

KÜÇÜK HARCAMALAR

Bayram günlerinde tek tek bakıldığında küçük görünen harcamalar hızla birikir. Tatlı, yol, hediyeler, küçük ikramlar… Günün sonunda toplam düşündüğünüzden daha büyük olabilir. Bu yüzden küçük harcamalar da farkındalık ister.

‘EKSİK KALMASIN’ TUZAĞI

Bayram hazırlığında en çok duyulan cümlelerden biri ‘eksik kalmasın’. Sofrada çeşit bol olsun, gelen misafir memnun ayrılsın. Ama çoğu zaman bu düşünce gereğinden fazla alışverişe yol açar. Oysa misafirlerin hatırladığı şey çoğu zaman sofranın büyüklüğü değil, ortamın sıcaklığı.

FINANSAL RESET

Bayramdan sonra yapılabilecek en iyi şeylerden biri küçük bir ‘finansal toparlanma’dır. Harcamaları listelemek, gerekiyorsa birkaç hafta daha sade bir harcama planı yapmak, hatta küçük bir birikim hedefi koymak… Böylece bayramın keyfi kalır, bütçede ağırlık kalmaz. Bayramın ardından gelen bu küçük düzenleme, finansal olarak yeniden denge kurmayı sağlar.