Cihangir Caddesi cumhuriyeti

03 Kasım 2019, Pazar 08:01
AA

Öyle bir cadde düşünün ki, kendi kendine yetiyor ve caddeden uzaklaşmadan bir keyif ve lezzet ekosistemi içinde yaşayabiliyorsunuz. Bu cadde, semt sakinleri, sanatçıları, akademisyenleri, edebiyatçıları, medya yaratıcılarıyla dünyayı demliyor. Var olsunlar!

Cihangir Caddesi adı üstünde Cihangir’in tam göbeğinde yer alır. Öyle ki parkı, otoparkı, cafeleri, ocakbaşı, meyhanesi, bakkalı, marketi, kitapevi-plakçısı, eve servis yapan ‘Her şeycisi’ ile muhtaç olduğun her keyfi içinde barındırır.

Caddeyi kesen sağlı sollu merdivenli sokaklar birçok kedinin İstanbul Boğazı manzaralı evidir. Zaten kedisiz olmaz. O vakit önce Opus’a uğrayıp Bilge Karasu’nun ‘Kitapsız ve Kedisiz’ ya da ‘Lağımlaranası ya da Beyoğlu’ kitaplarını alın. Opus, eski teknolojileri bırakmayan Cihangirlilerin uğrak yeridir. Hala binlerce CD’yi ve yerli yabancı LP plaklarını burada bulabilirsiniz.

Tom Waits’ten ‘Telephone Call From Istanbul’ şarkısının yer aldığı ‘Franks Wild Years’ albümünü açın. Yazımıza eşlik edecektir. Bu şarkıyı Sunay Akın’a ilk ben dinletmiştim. Şimdi kapanmış olan Cambaz’a her gelişinde bu şarkıyı çalmamızı isterdi. Siz iyisi mi Sunay Akın’ın ‘İstanbul’da Bir Zürafa’ kitabını da alın. Aldığınız kitaplar, siparişlerin bekleme zamanının geçişini kolaylaştıracaktır.

İstanbul'a kafe kültürünü öğreten yer: Kaktüs

Sıradaki şarkı ‘Tuna Kiremitçi ve Arkadaşları’ndan Kaktüs’e gelsin. ‘Görmüyor musun?’ şarkısı uygun olur. Kaktüs’ün fotoğraflarını çektiğimizde Tuna Kiremitçi kahvesini içiyordu. Rahatsız etmemek için fotoğraf çerçevesine almadık. Kaktüs, şehre kafe kültürünü öğreten yerlerdendir.

Daha önce İstiklal Caddesi İmam Adnan Sokak’ın girişindeydi. O sokak, pavyonların, batakhanelerin olduğu bir sokaktı. Sokağın Kaktüs’le beraber kaderi değişti. Sokağa önce Cadde-i Kebir Cafe, Leman Café, ardından Palyaço ve Cambaz açıldı. Kaktüs entelektüellerin, müzisyenlerin, oyuncuların, yazarların (ve mutlaka semtin kedilerinin) müdavimi olduğu bir yer olarak kendi kültürünü yarattı.

Öyle ki bir dönem kendi adıyla polisiye roman yarışmaları bile düzenledi. İstiklal Caddesi’ndeki kan kaybı ve müşterilerinin bir kısmının Cihangir kafelerine dağılmasıyla Kaktüs de müşterilerinin izinden Cihangir Caddesi’ne taşındı. Bu defa da buranın kaderini değiştirdi.

Sağlam bir mutfağı, lezzetli kahveleri ve renkli müşterileri olan Kaktüs’te yer yoksa üzülmeyin bu sokakta beş adet daha kedili kafemiz bulunmaktadır.

Caddenin yıldızları

*22

Cihangir 21’in sahibi Altan Kablantepe, daha önce Aliye Meyhane’nin olduğu Cihangir Caddesi’nde 22 adlı bir mekan açtı. Henüz 20 günlük bir kafelokanta olmasına rağmen 22, Cihangir ahalisinin teveccühünü gösterdiği bir yer oldu. Altan, İmam Adnan Sokak’tayken Kaktüs’ün ekibindendi.

Şimdi köklerinin olduğu Kaktüs’ün karşı sırasında bir işletmeyle Cihangir Caddesi’nde yeni müdavimlerini oluşturuyor. Adını burada saymayacağım televizyon, sinema dünyasının birçok karakteri gidilebilecek bir yer daha bulmanın keyfini sürüyor. Altan’ın işletmelerinin en önemli özelliği çok iyi servis personeline sahip olmasıdır.

22’nin zengin bir menüsü var; mutfak kadrosu da marifetli. Gün ve gece boyu kemik suyu çorba bulunuyor. Pratik kahvaltı tabağı, protein kahvaltı, avokadolu yumurtalı kahvaltı salatası gibi seçenekler tostlarla zenginleşiyor. Makarnalar, salatalar, ızgaralar veee kuzu tandır!

El yapımı tandır ekmeği, firik pilavı ve manda yoğurdu ile servis ediliyor. Özel günlerde o günün anlam ve önemine uygun yemekler de yapıyorlar. 10 Kasım’da menüde enginar ve kemikli kuru fasulye var. Mustafa Kemal Atatürk, kemikli kuru fasulyeyi çok severmiş ama ne zaman isteyeceği belli olmazmış.

*Mevan

Mevan Cafe’de iyi bir kahve içebilir, kahvaltı yapabilirsiniz. Menüde ’Ahmet Mümtaz Kahvaltısı’ adında bir seçenek var. Oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan’ın özel isteği olan kıymalı, kaşarlı ve yumurtalı gözleme menüde bu adla boy gösterir. Vegan arkadaşınız sebze sote, reçeller ve simitten oluşan kahvaltısını yerken siz sucuklu yumurtaya gömülebilirsiniz.

*Cihangir By Ocakbaşı

Kaktüs’ün hemen bitişik dükkanı Cihangir By Ocakbaşı’dır. Ahmet Kaya’dan Kum Gibi şarkısı ocakbaşı için çalsın. Burası daha önce Adana kebapçısıydı. O Nişantaşı’na taşındığından ocağın başını başka bir işletmeye bıraktı. Nezih ve leziz kebap arzulayan nefsinizi burada köreltebilirsiniz.

*Greecology

Kaktüs’ün karşı sırasındaki köşeyi bir zincir market, diğer köşeyi de Greecology tuttu. Eleni Karaindrou’dan ‘Ulis’in Bakışı’ film müziği Greecology’ye uygun düşecektir. Ferah dekoru, kedileri ve Yunan esintileriyle burada kahvaltı yapabilir, Olimpos’tan dünyamıza inen Zeus’un yediği ‘herzeler’ üzerine sohbet edebilirsiniz. Burada portakallı börülce salatasından, karides tempuraya, Akdeniz’den Japonya’ya bir tabakta devr-i alem yapabilirsiniz.

*Home Room

Bazı mekanların girişinde “Dışarıdan yiyecek içecek getirmeyiniz” yazar. Home Room için bu geçerli değildir. Öyle ki bir akşam 15 kişi toplanıp mekanı işgal ettik. Çiğ köfte malzemelerini getirip mutfağa girdik. Kuzenim Coşkun Öz çiğ köfteyi yoğurdu, biz lezzetlere gark olduk. Yemek menüsü ve fiyatları müşteri dostudur. O halde Home Room için Hasan Yükselir ve Dijle Yükselir’den ‘Dostum Dostum’ şarkısı çalınsın. Afiyet olsun!

*Jash

Caddemizin şahane meyhanesi Jash’a geçiyoruz. Jash, Ermenicede ‘aş’ demek. Ermeni yemeklerine ağırlık veren bir lokantada topik, tarama, midye pilaki, lakerda ile damaklarınızda İstanbul’u gezdirebilirsiniz.

Cihangir ahalisinin damağı parlak sakinleri burada pırıl pırıl olurlar. Gecenin keyfine eşlik eden akordeon ustası Hayk’ın müzik ziyafetini de unutmayalım.

Sıradaki haber yükleniyor...