Fatih Sultan Mehmed tablosundaki sır

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Fatih Sultan Mehmed’e ait bir tabloyu müzayededen 770.000 sterline satın aldı. Beraberinde birçok tartışmayı da başlatan tablonun değeri açıklamanın yapıldığı günden bu yana katlanarak artıyor. İBB, tabloyu Türkiye’de sergilenmek şartıyla tekrar satışa çıkarsa muhtemelen rekor bir fiyata alıcı bulacaktır. Sanat eserlerinin fiyatını belirleyen unsurlardan biri de onun ne kadar ilgi çektiği ve görme arzusu uyandırdığıdır. Bu resim artık hangi sergi alanında olursa olsun büyük bir ilgiye mazhar olacaktır. Öyle ki tablonun yarattığı gündemin ardından Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı koleksiyonunda bulunan beş adet Fatih Sultan Mehmed portresini sergileyeceğini ilan eti. Depolarda saklanan Fatih portreleri bu sayede gün yüzü görecek.

Belediyelerin sanat galerileri, kültür merkezleri, müzeleri, kütüphaneleri ve yayınevleri olur. Hemşehrilerinin şehre aidiyetlerini arttıracak kültür ve sanat harcamaları yaparlar. Bu harcamalar israf değildir. Yolların düzgün olması, çevrenin temiz olması ve iyi içme suyu hizmeti kadar gereklidir. Kadir Topbaş döneminde İstanbul’un fethini canlandıran Panaroma 1453 Müzesi, İstanbul Belediyesi’ne 5 milyon dolara yani 34 milyon liraya mal olmuştu.

Dolayısıyla dünyada sadece birkaç tane olan Fatih portresine ödenen paranın israf olduğunu iddia etmek gerçekçi değildir. Üstelik bu tablonun etrafında var olan gizem, tabloyu daha da değerli kılıyor. Tablodaki ikinci kişinin kimliği uzun süre daha tartışılacaktır.

Ekrem İmamoğlu duyurduğundan bu yana, resmin gündemi işgal ettiği yer ve ürettiği PR değeri hesaplanırsa şimdiden maliyetini çıkardığını iddia edebiliriz. Umarım Milli Saraylar bu tabloyu serginin dışında tutmaz da Resim Heykel Müzesi de tarihte görmediği bir ziyaretçi sayısına ulaşır. Bu tablo hakkında ben başka bir iddiada bulunacağım ama önce tablodan nasıl haberdar olduk, ona bakalım...

Bu tablonun varlığından nasıl haberdar olduk?

Sanat tarihçisi Semavi Eyice, 1973’ün ocak ayında siyah beyaz bir fotoğrafını da yayınlayarak bu resmi kamuoyuna şu açıklamayla duyurmuştu: İsviçreli tarihçi Rudolf Tschudi (1884-1960), 1959’da Basel şehrinde bir evde, üzerinde Fatih Sultan Mehmed ile genç bir şehzadenin tasvir edildiği bir tablo bulmuş ve bunu Franz Babinger’e (Osmanlı araştırmalarıyla ünlü Alman tarihçi) bildirmişti.

Resim, İsviçreli sanat eseri tüccarı Christian von Mechel (1737- 1817) tarafından satışa çıkarılarak 1807’de bir aileye geçmiş. Babinger, herhalde sahipleri istemediğinden, resmin bugün kimin elinde olduğunu belirtmemekte ve bu hususta en ufak bir ipucu vermemektedir. Bu gizlilik, başkalarının resmin aslını görmek istemesi için de olabilir.

Resim 45.8x34 santimetre olan, kıvrılmış ve çatlamış bir tahta levha üzerine yapılmıştır. Levhanın arkasında şu yazı okunur: ‘II. Mehmed ve onun oğlunun Gentile Bellini tarafından resmi’. Bu küçük tabloda karşılıklı olarak iki şahıs tasvir edilmiştir. Bunlardan sağdaki, başka resimleri bilhassa Batılı sanatkarlar tarafından yapılan madalyaların yardımı ile hiç şüpheye meydan bırakmayacak surette teşhis olunabilmektedir.

Fakat karşısındaki gencin kim olduğunu çıkartmak aynı derecede kolay değildir. Resmin arkasında ne zaman yazıldığı bilinmeyen İtalyanca yazıda o kişinin Fatih’in oğlu olduğu bildirilmişse de adı verilmemiştir.

Tablodaki ikinci kişi kimdir?

Tablonun arkasında ‘Maometto Secondo i suo Figlio’ yani ‘II. Mehmed ve onun oğlu’ yazmaktadır. Peki, gerçekten Fatih Sultan Mehmed’in karşısındaki kişi kimdir? Spekülasyona ben de katılayım. Tablodaki kişi Cem Sultan’dır. Rodos şövalyelerine sığındığında ya da hemen sonrasında, değerli rehine Cem Sultan’ın eşkalini saptamak amacıyla yapılmıştır.

Muhtemelen, papalık ve diğer ülkeler arasındaki bir pazarlıkta ellerindeki rehinenin gerçek veliaht olduğunu ispat için bu tablo bir senet gibi elden ele dolaşmıştır. Cem Sultan’ı rehin tutmaları karşılığında yıllık 45.000 altın fidye ödeyen II. Bayezid kendine teslim etmeleri karşılığında 300.000 altın ödeme vaadinde bulunur.

Bunun üzerine 25 Şubat 1495 Çarşamba günü zehirlenen Cem Sultan, mühürlenmiş bir tabutta abisi II. Bayezid’a gönderilir. Geriye ise birkaç tablodaki bu suretleri kalır. Gentile Bellini, 1480 yılında İstanbul’da yaptığı bir tabloya ‘Oturan Kâtip’ adını verir. Şimdi, Cem Sultan olduğu iddia edilen o tablodaki genç adamla, İBB’nin aldığı tablodaki figürü karşılaştırın. Sizce tablodaki ikinci kişi kimdir?

Bir savaş tazminatı olarak Fatih’in portreleri

Bir kent devleti olan Venedik ile Osmanlı arasındaki savaşlar 23 Ocak 1479’da İstanbul’da yapılan barış antlaşmasıyla biter. Antlaşmaya göre; Venedik, savaş tazminatı olarak Sultan’ın portresini yapacak bir ressam göndermekle hükümlü olacak, 10 bin düka savaş tazminatı ödeyecek ve Eğriboz Adası dahil olmak üzere bazı topraklarını Osmanlı’ya bırakacaktı.

Venedik, savaş tazminatı olarak kıymetli ressamı Gentile Bellini’yi İstanbul’a gönderir. Fatih saraydaki bazı insanların resmini yaptırıp ikna olduktan sonra Bellini’ye poz verir. İşte bu portrelerden en bilineni 1999 yılında Osmanlı’nın kuruluş yıldönümü etkinlikleri sırasında Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde sergilendi.

Londra’daki National Gallery koleksiyonunda bulunan tabloyu, gazetemizi okuduğunuz mesafeden görme fırsatı bulmuştum. Resmin sağ tarafında Roma rakamlarıyla MCCCCLXXX Dİ MENSİS NOVEMBRİS yani 20 Kasım 1480 yazılıdır.

Yazarlarımızdan

11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
11 Ağustos 2020, Salı 07:01
11 Ağustos 2020, Salı 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder