Rükzan Sağır

26 Mayıs 2024, Pazar 07:00

İlişkide ideal yaş farkı en fazla beş!

İlişkideki ideal yaş farkı göreceli bir konu. Çünkü yaş ilerledikçe farkın açılması mümkün olabiliyor. 38 yaşında birinin 23 yaşında biriyle birlikte olması uygun bulunmaz pek. Ama 50 yaşında birinin 86 yaşında biriyle olmasına kimse pek takılmaz.

Bu işin ahlaki yönü. Ama gerçekte de ilişkilerin yürüme ve başarılı olma şansı da yaş ilerledikçe artıyor. Arkadaşlık platformu OKCupid’in araştırmasında kadın ve erkeklerin yaş farkı konusunda tercihlerinin değiştiği görülmüş. Kadınlar kendi yaşlarına yakın erkekler ararken erkekler her yaşta 20’li yaşlardaki kadınlara daha çok ilgi duyuyor. Evrimsel dürtüler başka, gerçekler başka. Zira yaş farkı azaldıkça çiftlerin ayrılık ve boşanma riski de azalıyor. Aralarında 5 yaş fark olan bir çiftin ayrılık ihtimali yüzde 18’ken, 10 yaş farkta bu risk yüzde 39’a yükseliyor. İsveç’teki bir araştırmada 4-6 yaş aralığı ideal çıkmış. Ama bu sonuçlar, erkeğin daha büyük olduğu durumlarda geçerli.

AKRANLIK ÖMRÜ UZATIYOR

Yaş farkının yüksekliği sosyal kabul görmeyi de azalttığından çiftlerde aidiyet zayıflıyor ve ayrılık riski artıyor. Eskiden erkeklerin daha genç kadın arayışında menopoz faktörü etkiliydi. Ama bugün menopozun etkilerini azaltan yöntemler olması, yaşlanmanın gecikmesi ve yavaşlaması, bu dengeyi değiştirmeye başladı. Yaş farkının az olması, yaşlılık için de bir tür yatırım. Çiftler benzer olgunlaşma süreçlerinden geçtiklerinden birbirlerinin fiziksel ve zihinsel sağlık ihtiyaçlarına daha kolay yardımcı oluyor. Bunun, ömrün uzunluğunda ve sağlıklı yaşlılıkta da bir karşılığı var. Daha önce Chris Evans’ın 16 yaş küçüğü bir kadınla evliliğinde de işlediğim bu konuya yine sevdiğim psikolog Sadia Khan’ın görüşleriyle yer vermek istiyorum. Psikolojik açıdan baba sorunu olmayan bir kadının kendinden çok büyük bir erkeğe ilgi duymayacağı, çocuklarıyla iyi ilişki kurma potansiyelindeki bir erkeğin de kendinden çok küçük kadınlara çekilmeyeceğine dair bir açıklama getirdiğini hatırlatırım. Yani bir ilişkideki yaş farkı, o kişilerin aile algısı ve ebeveynlik kalitelerini de ele veriyor.

Müjde Uzman

24 Mayıs 2024, Cuma 07:00

Yapay zeka sesinizi çalarsa ne yapabilirsiniz?

Seslendirme sanatçıları Linnea Sage ve Paul Skye Lehrman çiftinden, yeni nesil bir dava ile haberdar oldum. Bir yapay zeka şirketinin, kendilerinden izin almadan seslerini klonladıklarını iddia ediyorlar.

Seslerinin klonlandığını da bir podcast dinlerken fark etmişler. Yapay zekanın, senaristler, oyuncular ve seslendirme sanatçıları gibi eğlence profesyonelleri için oluşturduğu tehdidi anlatan bir yayın dinliyorlarmış. Bu sırada sunucu, Poe adlı yapay zekalı bir sohbet botuyla konuşup ne kadar gerçekçi olduğunu anlatmaya çalışmış. Poe’nin sesinin Lehrman’a tıpatıp benzediğini bu tesadüfle öğrenmişler. Peki çiftin sesleri nasıl ele geçirilmiş?

Linnea Sage - Paul Skye Lehrman

TÜRÜNÜN İLK ÖRNEĞİ DAVA

Bizzat çalıştıkları işlerden. Çift, teknoloji şirketinden anonim çalışanların 2019 ve 2020 yıllarında kendilerine teklif getirdiğini, kliplerin nasıl kullanılacağını açıklamadan kendilerine birkaç ses klibi için ödeme yaptığını söylüyor. 2019’da 400, 2020’de 1200 dolar kazanmışlar. Şirket o zamandan bu yana 7 milyon dolar kazanmış ve 2 milyondan fazla müşterisi var. Bakalım türünün ilk örneği olan davada nasıl sonuç çıkacak? Bu davaya uygun bir mevzuat olmadığından karar, ne olursa olsun emsal teşkil edecek. Dava, toplumlarda ve teknoloji şirketlerinde ‘insanın sesinin haklarına’ dair yeni bir farkındalık yaratacak.

16 Mayıs 2024, Perşembe 07:00

Birine 'sihir gücü' armağan etmek artık mümkün!

Kalabalık ve yüksek sesli bir ortamda konuşurken yorulmamak mümkün mü? Artık evet. Arkadaşımızın sesini net bir şekilde, çevredeki seslerden ayrıştırılmış halde duyabiliriz. Veya bilmediğimiz bir dilde konuşan birinin sözlerinin eşzamanlı tercümesini duyabiliriz.

Iyo Audio adlı bir teknoloji şirketi yapay zeka arenasına yepyeni bir teknolojiyle giriş yaptı. Şirketin CEO’su Jason Rugolo, katıldığı TED konferansında teknolojisinin ürünü Iyo One kulaklığı uygulamalı olarak tanıttı. İki büyük kulaklık, kullanıcıya özel çalışıyor. Gerçek dünyadan gelen sesleri aktarıp yönetme imkanı sağlıyor. Sesli sorgulayarak hızlı bir şekilde yanıt veriyor. Bilim kurgu filmi gibi ama değil.

Jason Rugolo

ORTAM SESİNİ YÖNETMEK

Rugolo, kulaklığa arkadaki bebek sesini yok etmesi, sadece arkadaşının sesini duymak istediği ve İspanyolcayı İngilizceye tercüme etmesi komutlarını verip bunların anlık nasıl gerçekleştiğini gösterdi. Bunları da konuşma dilinde, karşısında bir insan varmış gibi yapıyor. Yani Siri’ye veya Alexa’ya komut verir gibi değil. Kullanıcının ortamdaki sesleri manipüle etmesi, izole etmesi, süper güç gibi bir şey değil mi? Henüz piyasada yok. Bu kışa yetiştirilmesi planlanıyor. En havalı yılbaşı hediyesi olmaya aday! Birine ‘sihir yapma’ yeteneği armağan etmek... Hayaldi. Gerçek oldu. Dahası, duyma güçlüğü yaşayanlara arkadaki parazit sesleri yok ederek destek olacak. 2050’ye kadar 700 milyon kişinin işitme desteğine ihtiyaç duyması beklenen çağın imdadına yetişmiş bir teknoloji. Şirketin yatırımcıları arasında Google’ın çatı şirketi Alphabet, silah şirketi Lockheed Martin olduğunu da belirteyim.

12 Mayıs 2024, Pazar 07:00

Emeklilikte yapay zekaya takılanlar geliyor: EYZT

Tüm bu yapay zeka çılgınlığının olayı ne? İnsanlık, bu teknolojiyi çalışmaktan kaçmak için geliştiriyor olabilir mi? Aslında yapay zekanın en temel çıkış nedeni, diğer tüm teknolojilerde olduğu gibi, elbette, askeri amaçlar ve üstünlükler. Ama günlük hayatta o kadar büyük bir işlevsellik potansiyeli yaratıyor ki neredeyse birçok alanda insana ihtiyaç bırakmayacak kadar güçleniyor.

Ekonomistler, en nihayetinde, ekonomik açıdan değerli tüm işleri yapay zekanın sıfır maliyetle yapabileceğini söylüyor. Özellikle Batı toplumunda teknoloji ilerledikçe çalışma saatleri de azalıyor. 19’uncu yüzyılın sonlarında haftada 60 saat olan çalışma süresi bugün 40’ın altında. Sıradan bir Amerikalı, gününün üçte birini hobilerine ve spora ayırarak geçirebiliyor. Bizler “Yok artık. O kadar da uzun boylu değil. Bazı şeyleri sadece insanlar yapabilir” dedikçe yapay zeka (YZ), sadece insanlara özgü olduğu sanılan tüm görevleri bir bir yerine getirmeye devam ediyor.

KEYNES AÇIKLAMIŞTI

Peki biz neden dehşete, korkuya kapılıyoruz? Makroekonominin babası Keynes, şöyle açıklıyor: “Bence hiçbir ülke ve hiçbir halk, boş zaman ve bolluk çağını dehşete kapılmadan bekleyemez. Çünkü çok uzun zamandır zevk almak için değil, çabalamak için eğitildik.” Bizi çabasız ve amaçsız bırakmasından korkuyoruz yani. Bunun karşısına, yapay zekayla ilgili “Tekrar gerektiren, manevi açıdan hiçbir değer yaratmayan işleri teknoloji halletsin. İnsanlara da tutkularıyla, hobileriyle uğraşmaya zaman kalsın” yaklaşımı getiriliyor. Kısmen mantıklı. Böylece insanların bir kısmı doğrudan ‘emeklilik’ hayatına geçiş yapar. Ama vasıfsız işçileri işsiz, yani parasız bıraktığınızda hobilerine zaman ayırmaları beklenebilir mi? Patron maaş dağıtmaktan kurtulur. Yine kasa kazanır yani. Ya da işi YZ yapabileceği halde kendisi yapan işçilere erken emeklilik hakkı doğabilir. Vasıfsız işçiler ve mesleği yapay zeka tehdidi taşıyanlar için otoriteler nasıl önlemler düşünüyor acaba? Yapay zeka (YZ) mağdurları da yakında YZ’ye takılanlar ‘EYZT’ diye tazminat talebiyle ortaya çıkarsa şaşmamak gerek.

AMERİKALILAR JAPONLARI BEZDİRDİ

09 Mayıs 2024, Perşembe 07:00

İfade özgürlüğünün ‘kalesi’ ABD’deki üniversitelerde Gazze eylemleri neden bastırılıyor?

ABD’de Gazze yanlısı ve İsrail şiddeti karşıtı protestolar en az 140 üniversiteye yayıldı. Ama sanki Filistin’i desteklemek bir suçmuşçasına eylemler, sert bir polis müdahalesiyle bastırılıyor. Size aslında ABD’de bunun neredeyse bir ‘suç’ olduğunu söylesem? ABD’li politikacılar yeni bir ‘antisemitizm’ kanunu geçirmeye çalışıyor.

Adı ‘H.R. 6090 - Antisemitizm Farkındalığı Kanunu.’ Amaç, antisemitizmin (Yahudi milletine düşmanlık beslemek) tanımını değiştirmek. Yeni tanımda, İsrail’i eleştirmek de suç kapsamına alınıyor. ‘İsrail devletinin varlığının ırkçı bir girişim olduğunu iddia etmek’ diye bir örnek suç ifadesi yer alıyor. Bunun anayasadaki ‘Title VI’ başlığı kapsamındaki Sivil Haklar Yasası’nı ihlal olduğunu söylüyor. Nedir bu Title VI? Federal mali yardım alan program ve faaliyetlerde ırk, renk ve ulusal kökene dayalı ayrımcılığı yasaklar. Yani bu antisemitizm yasası geçince, bir üniversite öğrencisinin “İsrail, bir sömürge projesidir” demesi veya “İsrail, 1948’deki (Nakba) etnik temizliği üzerine inşa edilmiştir” argümanını öne sürmesi, “İsrail, Filistin’e baskı uyguluyor” demesi, Title VI ihlali sayılacak.

Mike Lawler

OKULLARIN FONLARI KESİLECEK

Üniversiteler, bu nedenle kampüslerinde İsrail’i eleştiren öğrenciler olmaması için çabalıyor. Bunu engellemezlerse, federal fonlardan yardım alamayabilirler. Çünkü üniversiteler ve okullar, federal fonlardan besleniyor. Hepsi Title VI kanununa uymaya özen gösteriyor. Yeni antisemitizm yasası, Mike Lawler tarafından hazırlanmış. Kendisi, AIPAC (Amerikan İsrail Halkla İlişkiler Komitesi) tarafından yılda 180 bin dolar fonlanan bir politikacı. Bu yasayı geçirdiklerinde, üniversitelerdeki eylemleri bastırmayı yasal zemine oturtmuş olacaklar. Yasayı ihlal eden okulların da para musluğu kesilecek. Bu yasa tasarısı, geçen çarşamba günü Temsilciler Meclisi’nden geçti. Senato’da onaylanıp yasalaşırsa, antisemitizmin yasal tanımı “bir Yahudi topluluğu olarak tasarlanan İsrail devletinin hedef alınmasını” da içerecek şekilde genişletilecek. Eylemlerini tamamen ifade özgürlüğüne dayandıran üniversiteler, bu yasa ile durdurulacak. Yasayı savunanlar, Yahudi öğrencilere yönelik artan ayrımcılık ve taciz vakalarının önleneceğini söylüyor. İsrail’i, bir halka dünyanın gözü önünde zulüm uygulayan bir devleti eleştirmek, ifade özgürlüğü sayılmayacak...

05 Mayıs 2024, Pazar 07:00

Erkekler ayılardan daha mı tehlikeli?

“Ormanda tanımadığınız bir adamla mı yoksa bir ayıyla mı karşılaşmayı tercih ederdiniz?” sorusuna, yedi kadından sadece biri ‘adamla’ diye yanıt verince ortalık karıştı. Tartışmaya milyonlarca kadın katıldı. Kadınlar nasıl bir adamla karşılaşacaklarını bilmediklerinden ayıyı seçtiklerini söylüyor. Tanıdık ve güvenilir bir erkek olmadığı müddetçe yabancı erkekleri ayıdan daha tehlikeli buluyorlar. İnsanların yalnız olmadıklarında hayatta kalma şansları çok daha yüksek olduğu halde. Bir ayının ne yapacağını tahmin etme olasılığının, bir erkeğin ne yapacağından daha yüksek olması da bu seçimde bir faktör. Üstelik ormanda ayı saldırıları nadir ve ayıyla denk gelen çoğu insanın bu karşılaşması, yaralanma olmadan son buluyor. Yanında yavruları olmadığı sürece çoğu ayı insanlara saldırmıyor. Yıllık ayı saldırısı ortalaması 40! Bunların da 11’i Kuzey Amerika’da oluyor. Ormanda yaşayan ve yürüyen çok kişi olduğundan.

Avustralya’da kadınlar şiddet karşıtı eylemde “Ayıları tercih ediyoruz” pankartları taşıdı.

YİĞİTLİK KORKUTMAMAKTIR

Erkek şiddeti kurbanı kadın sayısından bahsetmek bile dehşet verici... Üstelik bu soru erkeklere sorulduğunda, “Kızınız/sevgiliniz ayıyla mı yoksa erkekle mi karşılaşsa daha iyi?” denildiğinde, erkekler bile ayıyı seçiyor! Ayı saldırısında yüzü parçalanan Amerikalı kadın Allena Hansen bile ayıyı suçlamıyor. Anormal ve talihsiz bir kaza yaşadığını düşünüyor. Erkeklerin kadınlar üzerinde yarattığı korkuyu, tedirginliği, güvensizliği çok güzel anlatan bir sosyal deney oldu bu soru. Oysa erkekler, kadınlar için her koşulda güven duygusu oluşturmalı. Erkekliğin şanındandır bu. Erkeklerin olduğu yerde kadınların korkmadığı bir dünya. Çok mu zor?

AVUSTURYA ARINMASI AYAĞIMIZA GELDİ

‘Mayr kürü’nü duymuş olabilirsiniz. İyi beslenmeyi ve bağırsak sağlığını, genel sağlığın önemli bir parçası olarak görmeye odaklanan bir arınma programı. Programın temel amacı iyi bir bağırsak sağlığı için tüketilmesi gereken besinleri tüketmek ve bağırsak sağlığını olumsuz yönde etkileyeceği düşünülen besinleri sınırlamak. İşte bu kürü uygulayan Avusturya’daki Mayrlife Medikal Sağlık Tesisi’nin CEO’su Dr. Dieter Resch ve Medikal Direktörü Dr. Maximillian Schubert ile İstanbul’da buluştuk. Acıbadem Sağlık Grubu’yla ‘bütünsel sağlık’ alanında yaptıkları işbirliği için. Maslak’taki hastanede bütünsel sağlık danışmanlığı hizmeti verdiler. Mayrlife sırlarını bu vesileyle onlardan dinledim. Mayrlife Sağlık Konsepti, Dr. FX Mayr’ın orijinal Mayr tıbbı ilkelerine dayanıyor, sağlığı desteklemek ve zindeliği güçlendirmek için en modern ve yenilikçi yöntemleri bir arada sunuyor. Açlık veya detoks kampı değil. Kimse aç kalmıyor. İhtiyaca göre bir ila üç hafta tesiste konaklayarak bu kürü alabiliyorsunuz.

03 Mayıs 2024, Cuma 07:00

Kozmetikte yeni dalga: Duygusal cilt bakımı

Artık bir cilt ürünü alırken müşterilerin dikkat ettiği kriterlere yenisi eklendi: Ruh haline de iyi gelmesi! Bu yeni akıma, ‘nörokozmetik’ deniyor. Anlatıyorum... Kadınların ruh haline iyi gelen eşyalarından biri de makyaj ve bakım çantası, malum.

Cilde ışıltı katan bir krem, kapatıcılığı yerinde bir fondöten, pigmenti yoğun bir ruj, ruh halinde anında bir yükselme sağlar. Ama ürünlerin, yüzümüzün güzel olması, daha güzel kokmak gibi rolleri olması artık yetmiyor. Ürünlerin bizzat kendisinin ruh haline iyi gelmesi bekleniyor. Bu yüzden duygusal kozmetik pazarı her geçen gün büyüyor. Bu ürünlere, ‘nörokozmetik’ denme nedeni, zihinde, yani beyindeki kimyasalları tetiklemeyi vadetmelerinden kaynaklanıyor. Nörokozmetikler, duyuları olumlu yönde uyarıyor, daha iyi görünmeyi, dolayısıyla daha iyi hissetmeyi sağlayan bileşenler, kokular ve aromalar içeriyorlar. Trend tahmin otoritesi WGSN, ‘duygusal güzellik çağı’nda olduğumuzu söylüyor.

NÖROKOZMETİK PAZARI

Güzellik markaları, nörobilim araştırmalarına ciddi yatırımlar yapıyor. Duygusal durumumuzun nasıl göründüğümüz üzerindeki etkisini anlamaya çalışıyorlar. Stres ve endişenin cilt bariyerini olumsuz etkilediği, bu nedenle kızarıklık ve tahrişin arttığı, hücre döngüsünün azaldığı, bunun da cildi donuk ve cansız gösterdiği, işte bu araştırmalarla keşfedildi. Örneğin Sisley, nörobilimi kullanarak yeni bir marka yarattı. Bu markanın ürün yelpazesi, özel olarak tasarlanmış nöro-aktifler, nöro-kokular ve nöro-dokular ile daha mutlu bir zihin ve daha iyi işleyen bir alt deri yaratmayı amaçlıyor. Koku dünyasında ise Charlotte Tilbury, nörobilim uzmanları ve yapay zeka teknolojisine başvurarak, yeni pazarda yerini alanlardan. Beyindeki koku reseptörlerini tetiklemek ve ‘olumlu duyguların kilidini açmak’ için tasarlanmış ‘duygu artırıcı moleküllerle’ dolu koku serisi oluşturdu. İnsanın şifreleri çözüldükçe daha iyi versiyonumuza doğru yolculuğumuz güçleniyor ve dopamin kaynaklarımız zenginleşiyor. Teşekkürler pozitif bilimler…

ETKİLEŞİM SALGININDA BAMBAŞKA BİR BOYUT

28 Nisan 2024, Pazar 07:00

ABD'nin TikTok yasağı ve Gazze gerçekleri arasındaki ilişki

ABD Senatosu, TikTok’un Amerika’da yasaklanmasına neden olabilecek yasa tasarısını onayladı. TikTok’un sahibi Çinli şirket hisselerini satmazsa yasağı uygulamaya sokacaklar.

TikTok’un en büyük hissedarlarından biri Çinli ByteDance şirketi. ABD, şirketten TikTok hisselerini dokuz ay içinde satmasını istiyor. Bu yasağın gerekçesi ne? 170 milyon ABD’linin bilgilerinin Çin’e aktarılması endişesi. Bilgi aktarımıyla da ABD kamuoyunun manipüle edileceğinden korkulması. Ama bu, görünürdeki gerekçe. Gerçekten vatandaşlarının gizliliği bu kadar önemli mi? TikTok yasa tasarısı, ABD’nin Ukrayna, İsrail, Tayvan ve Hint-Pasifik bölgesindeki diğer ortakları için askeri yardımlarını içeren dört yasa tasarısından oluşan paketin parçası olarak kabul edildi... Bu yasa uzun süredir masadaydı. ABD’de kanun yapmak fazlaca uzun zamana yayılıyor zaten. Siyasiler biraz ‘uyuşuk’. TikTok da buna güveniyordu. Ama TikTok teklifi, Hamas’ın geçen ekim ayında İsrail’e yönelik saldırısının ardından uygulamanın yanlış bilgi ve antisemitik içerik yaymakla suçlanmasının sonucu olarak ivme kazandı.

DİZ ÇÖKTÜREN GÜÇ

Yani birileri başka platformlarda yasaklanan ve gizlenen Gazze gerçeklerinin yayılmasından büyük rahatsız. ABD’deki başkanlık seçimleri öncesinde uygulamadan yayılan bilgiler ciddi tehlike olarak görülür oldu. TikTok’un seçmenler üzerinde etkisi olduğu inancı, Kongre’deki vekilleri harekete geçirdi. Zira ABD’liler sadece geçen yıl toplam 3 trilyon dakikayı TikTok’ta geçirmiş. ABD’de kişi başı günlük ortalama TikTok kullanımı 56 dakika! Yasağın seçimlerden önce devreye girmesi çok zor. Ama reklamverenler platformdan çıktıkça TikTok popülaritesi de düşer. Hindistan, 2020’de TikTok’u yasakladıktan sonra 2021’de yerini Instagram almıştı. ABD’de TikTok kullanıcılarının en çok kullandığı diğer uygulama Facebook. Sonra Instagram, YouTube, X ve Snapchat geliyor. Kazanan, Facebook’un sahibi Meta ve YouTube’un sahibi Alphabet olacak bu durumda. Yani Amerikan şirketleri... Öte yandan ‘ifade özgürlüğü cenneti’ ABD’de böyle bir platformu yasaklamak, anayasal bir çelişki doğuracağından en az bir iki yıl daha TikTok güvende. Ne kadar savaş uçağı yaparsan yap, ne kadar uzaya çıkarsan çık, bunların, kitlesel iletişim araçlarının gücünün yerini tutmadığını ABD ve Çin arasındaki bu savaşla görüyoruz.

 

Elle McNamara