İnsan olmanın içini tam olarak doldurabiliyor muyuz?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

İnsan olmanın içini tam olarak doldurabiliyor muyuz diye düşünüyorum bazen.

Cinsiyetler üstü bir kavram çünkü insan olabilmek. İletişim kurabilen, konuşan, anlayan, dinleyen, yardım edebilen, merhamet duygusu olan, empati kurabilen velhasıl yürüyen iki ayaklı canlının ötesinde hisleri olan bir varlık olabilmek asıl mesele.

Kadın olmanın büyük içsel farklarını yaşarken bir yandan zaten hakkımız olan yaşama, çalışma, üretme hakkı ve eşitlik için savaşıyor olmasak keşke..

Yine de güzel şeyler oluyor, çok umut verici hikayeler dinliyorum bu aralar.

Mutlu oluyorum, heyecan duyuyorum, umut doluyor içim.

Geçen günlerde verdiğim bir sipariş sonrası eve “Buzu” adında örgü bir oyuncak inek geldi. İçinde de bir not; “Buzu’nuzu İstanbul’dan Özge Hanım sizin için ördü” yazıyordu.

Önce çok şaşırdım, sipariş verirken amigurumi ineği görmüştüm, ama mesajın içeriğini araştırınca karşıma çok başka hikayeler çıktı.

Evde oturan, iş gücüne aktif katılımı olmayan, pandemi döneminde işinden olan pek çok kadın, bu marka için “Buzu” örüyor ve bu sayede hem ev ekonomisine katkı sağlıyorlar, hem de üretiyor olmanın, çalışıyor olmanın büyük mutluluğunu yaşıyorlar.

Buzu ören birkaç kadın ile sohbet etme fırsatı yakaladım, aslında hepsinin ortak noktası, çıkış noktası aradıkları dönemde onlara güvenen, değer veren, maddi -manevi kazanç sağlayan bu sistem sonrası özgüvenlerinin tazelenmesiydi.

“Ben buradayım, üretiyorum ve ürettiklerimde hem çocukları sevindiriyorum hem de ekonomik gücümü elimde tutuyorum” hissiyatı ses tonlarında öyle gür hissediliyor ki.

Bugün pek çok markanın üreten, girişimci kadınlar için sosyal sorumluluk projeleri ile kadınlara destek vermeye çalıştığını biliyorum ve bu kadınları desteklemek için o markalardan alışveriş yapıyorum.

Sözün özü şu ki, kadına inanan, destek veren herkes başımın tacıdır. Biz daha güçlü, daha üretken ve daha görünür olacağız, buna inancım sonsuz.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder