YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Her gün ölüyoruz, her gün defalarca öldürülüyoruz.. Eşi, sevgilisi, eski sevgilisi, evladı tarafından her geçen gün birimiz, bir parçamız ölüyor..

Dile kolay, binlerce kadın kendi yetersizliğini canice dışarı vuran, sevmeyi bilmeyen, insan sıfatını hak etmeyen caniler tarafından hayatından oluyor.

Bir anne babanın, el bebek gül bebek büyüttüğü, hayalleri, hedefleri, daha yaşayacak uzun yılları olan gülümsemeler yarım kalıyor.

Ve maalesef caniler, taktıkları kravat ile başlarını öne eğerek, 'iyi hal' denilen anlamsız ceza indirimden yararlanıyorlar. Öldürmenin, cana kıymanın 'iyi hali' mi olur?

“Erkekliğime laf etti!” “Kıskandım!” “Beni tehdit etti” ve daha nice yalanlarla, öldürmenin iyi hali mi olur arkadaşlar?

Öyle bir hal aldı ki, artık eşine şiddet uygulamayan erkek “kıymetli”, “baş üstünde taşınması gereken insan” haline geldi. Sanki şiddet, biz kadınların zaten hayatımızda hep çekmemiz gereken bir zulüm de, eşinden şiddet görmeyenler şanslı gibi hissettiriliyor.

İstanbul Sözleşmesi ile hale yola sokulmaya çalışan ve zaten hakkımız olan yasa tasarısı beklemede tutulurken, bizler ölüyoruz.. 

Bizi öldürenleri de bir anne baba yetiştiriyor halbuki.. “Sen erkeksin, döversin de seversin de!” diyorlar demek ki bu caniler yetiştirirken, “Senin olmuyorsa kara toprağındır” öğretileri işliyorlar bu canilerin beyinlerine..

İyi hal ceza indirimi kalkmadıkça, canilere ibret olacak cezalar verilmedikçe, insanlıktan nasibini alamayanlar korkarım ki azalmayacak.

Son olmasını dilediğimiz ve ertesi gün başka bir ölüm acısı ile uyandığımız günlerin bitmesi için uyanmamız gerekiyor; başka türlüsü artık mümkün değil.

Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder