Kiralık Aşk neden kan kaybetti?

22 Mart 2016, Salı 12:12
AA

Gönülden bağlı olduğum, yeni bölümünü sabırsızlıkla beklediğim diziler oldu. Asmalı Konak, Merhamet ve Poyraz Karayel gibi... Asmalı Konak ve Merhamet’i hala zaman zaman açar izlerim.

Geçtiğimiz yaz başında Kiralık Aşk’ın tanıtımlarını ilk izlediğimde pek de dikkatimi çekmediğini söyleyebilirim ama şimdi birkaç yıl sonra Kiralık Aşk’ı da tekrar tekrar seyredeceğimi çok iyi biliyorum. Çünkü Kiralık Aşk bize bizden karakterler sundu. Defne’nin, anneannesinin, ekmek arasının, İso’nun, Nihan’ın; diğer taraftan Nero’nun, Koriş’in, Necmoş Bey’in, Sinan’ın ve pek tabi Ömer İplikçi’nin birer karakterden ziyade bir yerlerde yaşadıklarına inandık.

Dizinin izlenme oranları son zamanlarda eskisi kadar yüksek değil maalesef ve ben bazı yorumları okudukça gerçekten üzülüyorum. Fazla acımasız geliyor bana. Dönüp dolaşıp aynı şeyi söylesek de ‘dizi süreleri’ bu kadar uzunken romantik-komedi bir hikayenin tekrara düşmemesi mümkün değil. İsterseniz yaratıcılığın Nirvana’sına ulaşmış olun bu şartlarda ötesi olmayacak. Ben işi teknik kısmından çok anlamam. Beni ilgilendiren seyrettiğim şeyin bana hissettirdiği duygu.

Peki hiç mi hatalı bulduğum yanlar yok. Elbette var. Diziyi izlerken çok zevk alıyorum ve eğleniyorum. Ama Deniz Tramba ve Sude’nin olduğu sahnelerde ekrandan uzaklaşma isteği ile dolup taşıyorum. İki karakterin de hikayede kendilerine yer edinemediklerini düşünüyorum. Hele ki Sude için gelen Eymen karakteri. Daha farklı, daha sıcak, daha yakın olmalıydı. Sanırım son bölümde hiç görünmedi kendisi. Açıkçası bu durumların seyircinin tadını kaçırdığını düşünüyorum.

Yoksa ben Defne ve Ömer’i hala severek izliyorum. Koriş’i hala bayılarak ve Onur Büyüktopçu’nun oyunculuğunu hayran kalarak izliyorum.

Ama şunu da unutmamak lazım ki dizilerde bazı durumlarını uzatılmasında kanal yönetimlerinin payı var. Üzüldüğüm tek şey ise çok iyi hikayelerin kanallar tarafından posasının çıkana kadar kullanılması. Mesela keşke Kiralık Aşk’ın bölüm süreleri 40-45 dakika olsaydı da üç sezon izleseydik. Ama ne mümkün....

Hayat Şarkısı şarkılar söylesin

İnternet üzerinden değil de TV başına geçerek izlediğimi üç diziden biri de Hayat Şarkısı. Geçen hafta Bayram Bey’in geçirdiği kalp krizi ile sona eren bölüm biz seyircilerini derinden sarstı.

Bayram Bey’in ölmeyeceğini, ölemeyeceğini ümit ederek bu akşamki bölümü büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla beklediğimi söylemeden geçemeyeceğim.

Sıradaki haber yükleniyor...