Basit hareketlerle meme kontrolü yapmak hayat kurtaracak kadar önemli

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

PEKİ KENDİ KONTROLÜMÜZÜ NASIL YAPABİLİRİZ?

MEMEDER Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen, “Meme sağlığı konusunda bilinçlenme adına kendi kendini düzenli kontrol ve yılda bir kez doktor kontrolü oldukça önemli. Basit hareketlerle kendini kontrol etmek, hayat kurtaracak kadar önemli hale gelebiliyor. Her kadının, 20 yaşından başlayarak her ay, ömür boyu devam edecek şekilde kendi kontrollerini yapması gerekiyor” diyor. Meme Sağlığı Farkındalık Ayı kapsamında düzenli kontrollerin öneminin altını çizen Özmen’e, kendi kontrolümüzü nasıl yapacağımızı sorduk.

Kendi kendine meme muayenesi ne zaman başlamalı ve ne sıklıkla yapılmalı?

Kendi kendine meme muayenesinin 20 yaşından sonra yaşam boyu yapılması gerekiyor. Bu yaştan itibaren her kadının aylık düzenli olarak memesini kontrol etmesi, erken tanı için yaşamsal önem taşıyor. Meme muayenesi yapmak için en ideal zaman olarak, pre-menopozal kadınlar için adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonraki dönemi gösterebiliriz. Menopozdaki kadınlar, muayenelerini ayın herhangi bir gününde yapabilirler. Kadınlar bize geldiklerinde biz kendi kendimize meme muayenesini yapabilir miyiz? Veya herhengi bir değişikliği farkedebilir miyiz sorularini soruyorlar. Cevabimiz kesinlikle evettir. Bunu her kadın başarabilir.

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılıyor?

Kendi kendine meme muayenesi gözle ve elle muayene olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Nasıl yapılması gerektiğini detaylı bir şekilde sizden öğrenebilir miyiz?

Kendi kendine kontrol; ayna karşısında ayakta, yatarken ve duşta yapılabilir. Belirttiğiniz gibi muayenenin gözle inceleme ve elle muayene olmak üzere iki bölümü bulunuyor. Gözle incelemenin, ayna karşısında yapılması gerekiyor. Bu sırada memelerin simetrisi, rengi, meme başları, koltuk altları ve meme altı bölgeler muayene ediliyor.

Her iki kolunuz serbestçe yanlarda, omuzlar dik olacak şekilde ayna karşısına geçin. Önden ve her iki yana dönerek memelerin büyüklüğüne, simetrisine, derinin rengine, şekline, meme başlarına, meme altı bölgelere, koltuk altlarına bakın; iki meme aynı büyüklükte olmayabilir. Bu normal bir bulgudur. Aynı gözlemi kollarınızı yukarı kaldırdıktan sonra veya her iki kolunuz başınızın arkasındayken tekrarlayın. Bu sırada memeler, meme başları ve koltuk altı bölgelerine bakın. Koltuk altlarında kabarıklık olup olmadığına dikkat edin. Ellerinizi belinize, leğen kemiklerinin üzerine kuvvetle bastırın. Omuzlarınızı hafifçe çıkararak öne doğru eğilin. Önden ve her iki yandan memelerinize bakın. Deride ve meme başlarında çekinti, çökme olup olmadığına dikkat edin.

Meme derisinde çekinti, deride portakal kabuğu görünümü, kızarıklık, memelerden birinde asimetrik büyüme; meme başlarında çökme ve kabuklanmış lezyonlar olup olmadığına dikkat edin. Herhangi bir farklı bulguda doktorunuzla bağlantı kurun. Meme başlarında tekrarlayan, inatçı, deri değişiklikleriyle birlikte olan yanma ve acımalar, kanserin çok erken habercisi (Paget hastalığı) olabilir.

Peki elle kontrol nasıl olmalı?

Elle muayenede memenin kendisi ve meme başları, koltuk altları ve meme altı bölgeler muayene ediliyor.

Elinizin üç orta parmağının uç kısımlarının iç bölümleriyle meme başından başlayarak; küçük dairesel hareketler çizerek, baskı şiddetini hafiften kuvvetliye doğru artırarak, dıştan meme başına doğru, yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya doğru ve meme başından başlayıp daire çizerek iç şekilde meme muayeneysini yapın. Sağ meme için sol, sol meme için sağ elinizi kullanın. Memelerinizin tümünü ve koltuk altlarını yoklayarak muayene edin. Aynı muayeneleri diğer memenizde tekrarlayın. Duş alırken parmaklarınıza vücut losyonu veya sabun sürerek kayganlığı artırabilir, daha rahat muayene edebilirsiniz. Köprücük kemiğinin altından başlayarak, tüm meme bölgesini muayene edin. Elinizi kaldırmadan kaydırarak birbirine paralel dikey çizgiler çizerek veya köprücük kemiğinin altından başlayarak saat ibresi yönünde giderek iç içe geçen daireler çizerek veya meme başında sonlanan oklar şeklinde tüm memenizi muayene edin. Elinizin başparmak ve işaret parmakları arasında meme başını hafifçe sıkarak akıntı olup olmadığını kontrol edin. İlk muayeneler göğsünüzün yapısını tanımanıza yardımcı olur. Daha sonraki muayenelerde farklı, devam eden bir dolgunluk, kitle fark etmeniz durumunda doktorunuzla bağlantı kurun.

Yatarken elle muayene ise en rahat muayene şeklidir. Sırtüstü yatarak yapılabilir. Muayene edeceğiniz taraftaki omuz altına küçük bir yastık veya katlanmış bir havlu yerleştirin. Aynı taraftaki kolunuzu başınızın üstüne koyun. Diğer elinizin 3 orta parmağının yastık bölümleriyle dairesel hareketler çizerek ve baskı şiddetini hafiften kuvvetliye doğru artırarak muayeneye başlayın. Kolunuzu yana koyun, diğer elinizle koltuk altı bölgesini muayene edin. Diğer elinizin baş ve işaret parmakları arasında meme başını sıkarak akıntı olup olmadığını kontrol edin. Aynı muayeneleri diğer göğsünüzde tekrarlayın.

Elle yapılan kontrollerde ele gelen her kitlenin kanser olmadığını biliyoruz. Bu kitlelerin kanseri işaret ettiği nasıl anlaşılabilir?

Memede ele gelen kitle düzensiz sınırlı, kolay hareket etmeyen, ağrısız ve yeni fark edilen bir kitle ise meme kanseri olma ihtimali daha fazladır. Memede fark edilen her kitle için bir meme cerrahisi uzmanına muayene olunması gerekiyor.

Kontrol için doktora ne sıklıkta gitmeliyiz?

Gelişmiş ülkelerde kadınlara; 20-40 yaş arası 3 yılda bir defa klinik muayene öneriliyor. Ancak ülkemizde meme kanseri daha genç yaşta daha sık görüldüğünden biz kadınlarımıza 40 yaşından sonra yılda bir defa, genel cerrahi uzmanına, aile hekimine veya kadın doğum uzmanına muayene olmalarını tavsiye ediyoruz.

İlk meme ultrasonunu ne zaman yaptırmalıyız?

Ailesinde hiç meme kanseri olmayanların, 35 yaşından sonra muayene sonrası ilk ultrasonografilerini yaptırması öneriliyor. Ailesinde meme kanseri olanlarda ise 25-26 yaşından sonra yıllık rutin muayene ve ultrason takibi yapılmalı, gerektiüinde diğer radyolojik tetkikler eklenmelidir. Ailesinde meme kanseri olmayan ve meme kanseri geni taşımayan kişilerin 35-40 yaş arasında bir kez mamografi ve ultrasonografi yaptırması önem taşıyor. Bu kişilerin 40 yaşından sonra da doktorunun önereceği sıklıkta rutin mamografi taraması yapması gerekiyor.

Meme kanserine yakalanma olasılığını artıran risk faktörleri nelerdir?

Meme kanserine yakalanma olasılığını artıran pek çok risk faktörü var. Bu faktörleri; yaş, daha önce meme kanseri geçirilmiş olması, ailesinde daha önce meme kanseri geçiren bireylerin varlığı, daha önce memeden biyopsi geçirilmiş olması, ilk doğum yaşı, ilk çocuğu 30’lu yaşlardan sonra doğurmuş olmak olarak sıralayabiliriz. Ayrıca östrojen hormonu tedavisi görmek, alkol ve sigara kullanımı, uzun süre doğum kontrol hapı ve menopoz hormonları kullanılmış olması ve son olarak da çok yağlı besinler tüketmek, şişmanlık meme kanseri riskini artıran etmenler arasında yer alıyor.

Meme kanseri rakamlarında artış var mı? 

Ülkemizde kanser tanısı alan her 4 kadından biri meme kanseri ve hastalığın sıklığı, son 20 yılda 2 kattan fazla artış gösterdi. Bu artışın devam edeceği ve her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanabileceği yönünde öngörülerimiz var. Buna karşın meme kanserinde erken tanı ve etkin tedavi ile başarılı olma şansı çok yükselmiş durumda. Bu sebeple her defasında düzenli kontrollerin ne kadar önemli olduğunu aktarıyoruz. NESFIT ile Türkiye’de 9 yıldır süren “Kontrol Sende” kampanyasıyla kadınlara, kendi kendilerine meme muayenesini yapabilecekleri, erken teşhise imkan tanıyan bu kontrolün hayat kurtaracak kadar önemli olduğunu hatırlatıyoruz. Bugüne dek 100 bin kadına ulaşan “Kontrol Sende” projesi, bu yıl 10 bin kadına daha ulaşmayı amaçlıyor.

Yazarlarımızdan

27 Kasım 2021, Cumartesi 08:07
27 Kasım 2021, Cumartesi 07:01
Sıradaki haber yükleniyor...
holder