Koronavirüsün akciğere verdiği zarar görüntülendi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Ülkemizde de görülen, Kovid-19 olarak adlandırılan yeni tip koronavirüsün hastalarda en fazla akciğeri etkilediği bildiriliyor. Koronavirüsün akciğerde yaptığı tahribatı çeşitli görüntüleme yöntemleri sayesinde görmek mümkün. Röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme cihazları ile elde edilen görüntüler medyada da geniş yer buldu. Radyologlar, tomografi görüntülerinin virüsü tanımada önemli rol oynadığını belirtiyorlar.

MR-bilgisayarlı tomografi-ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemlerinde yaşanan teknolojik gelişmeleri ve bu cihazların kullanımı ile ilgili merak edilen konuları İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ertürk anlattı.

MR-bilgisayarlı tomografi-ultrasonografi kimler çektirmeli?

Akılda tutulması gereken şey, bu modalitelerin hepsinin birbirlerini tamamlayıcı rolleri olduğu. Birbirlerinin yerine kullanılmalarından ziyade, tanıya ulaşmak ve hastalığın takibi anlamında kombine kullanılmaları en ideal durum. Ultrasonografi cihazları maliyet anlamında nispeten daha ulaşılır durumda. Bu cihazlar başlangıç muayene yöntemlerinden biri olarak görülebilirler ama unutmayalım; uzman radyologlar tarafından etkili problem çözme ve ayırıcı tanı aracı olarak da kullanılıyorlar. Bunun yanı sıra ultrasonografi ses dalgalarıyla çalıştığından, bebeklerde, çocuklarda ve hamilelerde de güvenli bir tanı aracı. Bilgisayarlı tomografi ve MR kesitsel görüntü oluşturan cihazlar. 

Bilgisayarlı tomografi, MR ile karşılaştırıldığında daha hızlı, ama kontrast çözünülürlüğü daha az ve iyonizan radyasyonla çalışıyor. Mühendisler BT de kullanılan iyonizan radyasyon dozunu azaltırken, MR’ı da hızlandırmaya çalışıyorlar. Güncel olan Kovid-19’ dan bahsedersek, şu anda bilgisayarlı tomografinin virüsün yarattığı akciğer hastalığının tanısında kullanılan etkin bir yöntem olduğu düşünülüyor. Sonuç olarak bu yöntemlerin hepsi ayrı ayrı etkili ama hangisinin ne zaman kullanılacağına doktorların karar vermesi en mantıklı yol.


Her hastane neden kendi görüntülemesini istiyor, bu sorun sizce nasıl çözülmeli?

Bu problemin temel nedeni görüntüleme protokollerinin standardize edilmemiş olması. Her hastanenin kendi klinisyenlerinden ve radyologlarından kaynaklı farklı bir takım görüntüleme, strateji ve yaklaşımlarının olması doğal karşılanmalı. Bununla birlikte minimum standartların belirlenmesi ve çekimlerin buna göre gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bazı sağlık kuruluşlarında hasta yükünün ağırlığı nedeniyle bu minimumlar çok aşağılara çekilebiliyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı, Sosyal Güvenli Kurumu ve Türk Radyoloji Derneği bir arada çalışabilir. Böylece ülke genelinde tetkiklerin belli bir kalitede gerçekleştirilmesi sağlanacak ve tekrar tetkik sayıları azalacaktır.

MR’da radyasyon alıyor muyuz?

Burada radyasyon tanımını biraz daraltmamız gerek. Radyolojide bizlerin kontrol altına almak istediğimiz şey iyonizan radyasyon. Bu tip radyasyon mutasyonlara sebep olup kanser olasılığını arttırabiliyor. Bilgisayarlı tomografi, mamografi ya da akciğer grafisi çektirirken bu tip radyasyona maruz kalınıyor. Bu dozlar da yeni teknolojilerle her geçen gün daha da azaltılıyor. Bilgisayarlı tomografiyle karşılaştırıldığında mamografi ya da akciğer grafisiyle alınan dozlar çok düşük seviyelerde. Örneğin, mamografi çektirmenin sağladığı fayda, alınan dozun yaratabileceği riskin çok çok üzerinde. Aslında belirli hastalık senaryolarında bilgisayarlı tomografi için de bu durum geçerli. Bir kafa travması geçirdiğinizi düşünün. Beyin kanaması geçirip geçirmediğiniz bilgisayarlı tomografi ile anlaşılabilir. Bu durumda sağlanan fayda, iyonizan radyasyonun getireceği riske elbette ağır basar. Sorunuza geri dönersek, cevap hayır. MR çektirirken iyonizan radyasyona maruz kalmıyoruz. 

MR teknolojisinde bizi neler bekliyor?

Genel olarak konuşmak gerekirse görüntüleme teknolojisi çok hızlı ilerliyor. Bu MR için olduğu kadar bilgisayarlı tomografi ve ultrasonografi gibi diğer modaliteler için de geçerli. MR görüntülemede aşılması gereken temel sorun, inceleme sürelerinin bilgisayarlı tomografiye göre daha uzun olması. Bu da hem görüntü çözünülürlüğünü olumsuz etkiliyor hem de bazı hastalarda tolerans sorunlarına yol açıyor. Görüntü kalitesini arttırmak için inceleme süresini uzattığınızda özellikle hastanın ya da organların hareketine bağlı olarak görüntü kalitesinde bozulmalarla karşı karşıya kalıyorsunuz. Önümüzdeki dönemde MR teknolojisindeki en büyük gelişmeler görüntülemenin hızlanması ile ilgili olacak. Bunların arasında bir sinyal işleme tekniği olan compressed sensing uygulamalarını ve yapay zekânın bir alt bileşeni olarak kabul edilebilecek derin öğrenme (deep learning) temelli görüntü rekonstrüksiyon yaklaşımlarını sayabiliriz. 

Yazarlarımızdan

06 Nisan 2020, Pazartesi 07:00
06 Nisan 2020, Pazartesi 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder