Ansızın Amsterdam

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bahar gelmiş, başımızda kavak yelleri duygusunu yavaş yavaş yaşıyoruz. İnsan güneşi görünce özgürlükte çığır açıyor. Bazen kanatlanıp her yere konmak istiyor. Geçtiğimiz hafta yine aniden "Hadi gidelim" cümlesi çıktı ağzımdan. Nereye mi? Özgürlüğün anası Amsterdam'a. Atlas Global yurt dışı uçuşlarında Amsterdam'ı da rotasına eklemiş. Sürekli THY ile uçan biri olarak ilk kez denedim. Personel her zamanki gibi ilgili ve güleryüzlü. Ancak "Uçan Şef" adı altında ekledikleri menüleri için aynı şeyi söyleyemem. Bu konuda maalesef THY'nin eline kimse su dökemez; hem yemek sunumları hem içki menüsü genişliğinde. Özellikle yurt dışı uçuşlarında alkol servisinde yok yoktur THY'de.

Atlas Global "Sadece bira ve şarap verebiliyoruz" dedi. Amsterdam'a üçüncü gidişim olsa da bu kez gittiğimde tüm caddeleri arşınladım. Red Light bölgesinin serseri bir sokağında kaldık. Amsterdam'ı yaşamak için bu bölge hep ideal olmuştur. Her yer çiçek açmış ve bahar yüzünü göstermişti. Kanalların temizliği ve düzeni her zamanki gibi gayet güzel. Kanal turu olmazsa olmazlardan. Sürekli snack atıştırmalıklar insanın gözünü döndürüyor. Gece hayatı bana çok turistik gelse de dünyada ilk çıkış noktası Amsterdam olan Supperclub da yayılarak sushi yemek çok keyifliydi. İki güne çok şey sığsa da Amsterdam'a imkan dahilinizde program yapın derim.



AMSTERDAM'DA TERÖR GÜVENLİĞİ NASIL?

Peki Amsterdam'ın havaalanında ve diğer alanlarında güvenlik nasıldı? "Ülkemizde ve Brüksel'de yaşanan terör saldırısı üstüne güvenlik artmıştır" dedim. Ancak Amsterdam çok göz önünde bir şehir olmasına rağmen ülkeden çıkış yaparken havaalanlarının hiçbir girişinde güvenlik koymamışlardı. Hatta bir tane bile gözümüze polis ilişmedi. İster istemez insan tedirgin oluyor. Kaldı ki Schiphol Havaalanı çok büyük bir alana sahip, bu nedenle çok şaşırdım. Şehrin diğer caddelerinde ve sokaklarında da durum aynıydı. Özellikle Dam Meydanı'nda polisten eser yoktu. Gerçi İstiklal Caddesi saldırısında o kadar sivil polise rağmen olan yine oldu. "Belki de insanlarını bu kadar tedirgin etmemek adına alınmış bir karardır" dedim. Ancak pasaport kuyruğu için aynı şeyi diyemem. Bu konuda çok detaycı olan Hollanda, her bir pasaportu neredeyse 5 dakika inceliyor.



NİSAN'DA YAPILMASI HOŞ OLAN ŞEYLER


Güneş yüzünü gösterip ısıtmaya başladı. Her ne kadar bir gün donup bir gün kemiklerimize kadar ısınsakta baharın sarhoşluğu yavaştan herkesi sardı. Nisan ayı tüm tabiatın uyanışıdır ya bizde, uyanıp çiçekler açalım o zaman. Neler yapalım derseniz bir İstanbullu olarak ben bunları yapacağım:



- Özellikle Maçka veya Yıldız Parkı'na gidip yürüyüş yapıp sonra ayaklarımı uzatıp çantama attığım nevalelerle piknik yapacağım.

- Kanlıca'dan Anadolu Kavağı'na uzanıp midye tava, balık ekmek yiyeceğim.

- Balat'ta yan yana sıralanmış kiralanan takalardan biriyle yakın arkadaşlarımı da alıp çay bardağında aslan sütü içip günü batıracağım.

- Skyscanner arama motorundan ucuz uçak bileti kovalayıp ansızın bir Avrupa şehrine konacağım.

- Sabahları Bebek hattı yerine oksijeni bol Sarayburnu sahilinde kayalıklara çöküp yazılarımı yazacağım.



MÜZİK SEKTÖRÜNDE NELER OLUYOR?


Yaşadığımız son sıkıcı olayları artık yazmak istemsem de insan her yazının başına ekliyor. Eğlence sektörünün etkilendiği saldırılardan sonra konserlerin çoğu ertelendi veya iptal edildi. Tüm şarkıcılar bu dertle canları sıkılsa da şarkılarını hazırlayanlar ve sunanlar da var tabii ki. Birçok müzik şirketi çok temkinli davranıyor. Yıllarca emek vermiş, her şeyini bitirmiş, klibini çekmiş hazır isimlere bile bazen yol verilmiyor. Aynı isimler etrafında dönen bazı plak şirketlerini cesur bulmuyorum. Herkes hazır lokma peşindeyken emek verenlere zaman zaman çok üzülüyorum. Kimsenin aslında çıkan herhangi bir şarkıya çok heyecanı yok gibi olsa da müzik iyileştiren bir güçtür derim hep.

Son dönem radyolarda çalan İrem Derici'nin "Dantel"i sempatik geliyor kulağıma. Ayla Çelik, uzun süre işin mutfağında olan bir isimdi ancak kendi solo albümü ile dikkat çekti. Özellikle Beyaz'la yaptığı düet " Bağdat"ı ilk dinleyenlerden ve sevip kocaman alkışlayanlardanım.

Buray'ın "Sen Sevda mısın" yine ağlak melodili, dizlerini döven, aşk acısı çeken Türk insanının sevdiği bir şarkı oldu. "Mış mış" şarkısı ile tırmanan Simge'nin yeni şarkısı "Yankı"yı çok başarılı bulmadım. Daha güçlü bir şarkı beklerdim.

Tuğba Özerk'in kendi şarkılarının olduğu yeni albümü "Aynı Semtin Çocukları" klibi ile bütünleşen güzel bir şarkı olmuş. Albümün genelinde Tuğba'ya yakışan slow şarkılar da iç sızlatan cinsten. Gülben Ergen'in "Kusura Bakma"sı Gülben'e yakışan bir şarkı olsa da ben daha yükselen bir şarkı beklerdim.

Güliz Ayla'nın albümü hâlâ dikkat çekenlerden. Özellikle şarkı sözleri Güliz'i günden güne daha da yükseğe taşıyor.



SABA TÜMER'E NELER SORDUM?

-Türk televizyon tarihinde habercilik anlamında sempatinle başka bir yol açtın. Bunun bir formülü var mı kendi içinde?

Çok teşekkür ederim ama bunun bir formülü yok. Ben her zaman olduğum gibiydim. Aslında  Allah vergisi diyebiliriz neysem oyum.

-Kariyerine habercilik ile başlayıp yarışma programına kadar uzandı. Tam olarak istediğin bu muydu?

Benim kariyerimdeki hedeflerim hep o yolculuk içinde degişti. Evet, habercilikle basladım çünkü onun okulunu okumuştum .İyi ki de öyle başlamışım. Yaptığım işlerin de arkasında haberciliğim yatıyor. Hep derim ki hayat haberdir.

-Ekranda kendini izlediğinde nasıl bir Saba görüyorsun?


Kendimi izlediğimde bazen çok acımasızca eleştiriyorum. Konuklara "Acaba bu soruyu niye sormadım? Tüh ya!" diyorum.

-En çok sorulan sorulandandır ama seni çok özelinle görmüyorum. Evlilik konusu ve çocuk konusu geçtiğinde ne hissediyorsun?

Çünkü hep benim hayatım ve benim özelim derim. Kime ne ben evlenmişim veya evlenmemişim. Ben kendi tercihlerimle yaşamayı seviyorum.

-Birçok kadın hayatının adamını bulamadığından şikayetçi. Gözlemlediğinde sen nasıl yorumluyosun? Sence kadının düşmanı yine kadın mı?

Maalesef öyle. Her ne kadar ben her zaman kadından yana olsam da hep kadınlardan kazık yedim. "Hayatlarının adamını bulamıyorlarsa bari hayatlarının amacını bulsunlar" diye de bir tavsiyede bulunuyorum.

 

5

Sıradaki haber yükleniyor...
holder