Karlar düşer

11 Ocak 2017, Çarşamba 10:30
AA
Çocukluğumuzun en baş tacı haliydi karla buluşmak.

Büyüdüğüm halde benim icin değişen bir şey olmadı.

Sadece keyif  kaçıran ve  abartılan duyurular, afet varmış kıvamında yapılan alt yazılar, haberciliğin en abartılı haliydi.

Hele sosyal medyada da konu olan CNN Türk muhabirinin hali içler acısıydı.

Bizim ülkemiz dışında bu kadar yaygara koparan bir ülke var mı acaba?

Adı üstünde kış. Özellikle metropolde yaşayanlar için trafik dışında nasıl bir çile var onu çözemedim.

Doğuda okula gitmek için kilometrelerce yol yürüyen, dağları tepeleri lastik papuçla aşan çocuklarımız ne yapsın?

Büyükşehir belediyesi bu kar yağışında maalesef sınıfta kaldı.

Günler öncesinden o kadar uyarı yapılmasına rağmen birçok araç yollarda kaldı. Yine de bunca kötü haber üzerine bembayaz örtü hepimizin ruhuna iyi geldi.


 
KAR BİZE NELERİ HATIRLATTI?
 
Evde oturup saatlerce televizyon izlemeyi, film karıştırmayı.
 
Denenmemiş ne kadar yemek tarifi varsa uygulayıp yemeyi.
 
Dışarı çıkmak imkansızken, üst komşudan bir pişimlik kahve istemeyi.
 
Normal zamanda da aynı hassasiyetle yaklaşmamız gereken kedi ve köpekleri beslemeyi ve sıcak bir yuva yapmayı.
 
Sokakta yaşayan insanlara daha çok yardım eli uzatmayı.
 
Yakın yerde oturan arkadaşlara yürüyerek gidip uzun uzun sohbet etmeyi.
 
SOKAĞA ÇIKANLARIN PARANOYAK HALLERİ
 
Her gün başka bir kötü haber duymak tüm toplumu ruhen bitirdi. İnsanlar artık tek bir kötü haber bile duyamayacak kadar bunalmış durumda.

Her gün telefona gelen felaket tellalı mesajlar hepimizi eve kilitleyecek kıvamda. "Metroya binemez, sokağa çıkamaz, AVM'lerde dolaşamaz olduk" diyenlerin sayısı çok. Sırt çantalı ve sakallı birini görünce "Acaba canlı bomba mı?" diye konuşanlara çok şahit oldum.

Ben de zaman zaman bu ruh haline giriyorum. Ama bu ülkenin insanları eve tıkılıp kalamaz. Sen sokağa çıkmazsan esnaf satış yapamaz. Yapamazsa ekonomi dönmez. Mahalle manavı, semt kasabı buna daha fazla dayanamaz. Bu zincir uzar da uzar.

Tabii ki tedbirli olacağız ama günlük yaşantımızı köreltmeyeceğiz. Parklarda nefes de alacağız, restoranda yemek de yiyeceğiz, bir barda eğleneceğiz de...

GECE HAYATINDA NELER OLUYOR?




İnsanların çoğu gece hayatında da temkinli ama çok sayıda insan "İnadına yaşamak" hissiyatıyla birçok mekana gidiyor. Olması gereken de bu zaten. Ne kadar evde hapis kalınacak?

Geçen gün Nişantaşı Grey'e uğradım, güzel bir kalabalık vardı. Nişantaşı Salomanje'de de aynı şekilde. Nişantaşı Sess perşembe gecesi gayet kalabalıktı ve ambiyansı güzeldi. Cihangir'in tüm mekanları eski kalabalığı olmasa da yavaş yavaş doluyor. Hazine'de canlı müzik tam gaz devam ediyor. Karaköy'de Goya ve Colonie kapalı ama yeni açılan Drone yükselişte.
 
ASLI OLMAYAN WHATSAPP MESAJLARI
 
Her gün telefonumuz uyarı mesajları ile dolup taşıyor "Sakın bu alanlarda olmayın", "Şuraya gitmeyin" gibi. Mesela geçen hafta Kanyon ve Zorlu AVM için duyurulan sosyal medya mesajları asılsız çıktı. Kanyon ve Zorlu böyle bir şeyin olmadığını beyan eden bir açıklama yapmak zorunda kaldı. İnsanlar hangi uyarıyı ciddiye alıp, hangisini almayacağını şaşırmış durumda.



Mesela bugün yine bir çok meydan ve semtin adının geçtiği bir uyarı mesajı düştü telefonuma. Ardından açıklamayı yapan kişinin "İsmimi mesajlarda kullanan kişileri savcılığa şikayet edeceğim" açıklaması yapan başka bir açıklama döndü. İyice araştırmadan, sormadan her mesajı yaymamak lazım. Zaman zaman ben de yapıyorum maalesef. İnsanları korkutup bilgi kirliliği yapmamak için özen göstermek en iyisi.
 
CENK EREN'İN FERDİ ÖZBEĞEN ŞARKILARI
 
Yıllardır Cenk Eren'i sahnede dinlerim. Yaptığı şarkılar içinde de en çok "Kiraz Mevsimi"ni severim. Ancak sahnedeki başarısı bir türlü albümlere çok yansımıyordu Cenk'in.

Ama geçtiğimiz yıl Tanju Okan şarkıları projesi ona cuk oturdu ve Cenk Eren'i muhteşem bir yere taşıdı. Çok zaman geçmeden benim de bayıldığım Ferdi Özbeğen şarkıları ile albüm yaptı.



Bu proje albümlerinin çok alkış almasının en önemli nedeni çok gönülden ve samimi yapılan albümler olmaları.

'Repertuvar Ferdi Özbeğen' albümünün aranjeleri Sarp Özdemiroğlu gibi usta bir müzisyen elinden çıkmış. "Yok yok yalan deme", "Söyleyemedim" çok sevdiklerimden.

Duruşuna ve ses ahengine giden bu muhteşem şarkılar Cenk Eren'in yorumuyla yaşadığımız şu kaotik süreçte ilaç gibi geldi.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.