Öğrenciler üniversitelerden uzaklaşıyor

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Son iki yılda öğrencilerin üniversite tercihleri ciddi oranda değişti. Öğrenciler üniversiteleri eskisi gibi tercih etmiyor veya üniversitelere yükledikleri beklenti değişti. Bir iki rakam vereyim: Geçen yıl üniversite sınavına giren öğrencilerin yüzde 53’ü hiç tercih yapmadı. Bu yıl da aynı sonuç var. 2018 ÖSYS sonuçlarına göre vakıf üniversiteleri yüzde 72, devlet üniversitelerinde yüzde 83 doluluk var. Sadece devlet üniversitelerinde 110 bin boş lisans kontenjanı var. Yani devlet üniversitelerinde her 3 lisans kontenjanından 1’i boş. Peki neden? Öğrenciler sınava girdiği halde neden tercih yapmıyor veya üniversite okumak fikri neden değişim gösteriyor?

Üçüncü nesil üniversiteler

Aslında bunu açıklamak hiç zor değil. Özellikle ABD başta olmak üzere Uzak Doğu, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde son yirmi yılda üniversiteler ciddi değişim gösterdi. Bizde bu değişim maalesef ya hiç olmadı ya da çok yavaş algılandı. Bu konuda çalışma yapan bilim insanları üniversiteleri üç nesile ayırıyor. Birinci nesil üniversiteler, bilgiyi arayan ve aristokratların yetiştirildiği belirli zümrelerin ulaşabildiği kurumlardı. İkinci nesil üniversiteler, birer bilgi mabedi hissiyatı taşıyordu. Bilgi onlardaydı ve bilgiyi almak isteyen o kapalı kapıları aşmalıydı. Şimdi yeni bir üniversite var: Üçüncü nesil üniversiteler; kapılar açık, teknoloji ve proje peşinde koşan, yeniyi arayan, geleceği planlayan, kendini her şeyin merkezi değil parçası sayan üniversiteler var. Bu üniversitelerde bilim, üniversite ile yüksek teknoloji şirketlerinin işbirliği, kurumsal araştırma kurumları, ‘tekno-starter’lar için eğitim ve destek programları, teknoparklar, sponsor şirketlerin güç birliği var. Bu üniversiteler büyük bir ekonomik değer ve istihdam yaratabiliyor. Örneğin, MIT’ten mezun olanlar ve üniversitenin öğrencileri tarafından kurulan şirketler ayrı bir ülke olsaydı, dünyanın 24’üncü büyük ekonomisine denk gelirdi.

Bu değişim üniversitelerin iyi ders anlatma, güzel kampüs sunması yerine öğrencilerine global vatandaşlık, yabancı dilde eğitim, transnasyonel olarak tanımlanan çok dilliği ve çok ulusluluğu sunması ve bu yolla onları geleceği hazırlaması demek. Öğrencilere küresel dünyaya entegre olma, aynı sınıfta yan sırada dünyanın başka ülkesinden birisiyle iş ve proje yapma, birçok dil öğrenme imkanlarını sunması gerekiyor.

Şimdi ülkemize bakalım. Üçüncü nesil tarifi kimlere uyuyor? Küresel ağa sahip üniversite hangisi, çok dilli eğitim yapan hangisi ve çok uluslu öğrenci yapısı kime ait? İşte, tüm öğrenciler artık bu kavramları önemsiyor. Üniversiteler neden mi boş? Öğrenciler onlarda geleceği görmediği için boş. Şimdi zaman üniversitelerin yenilenme ve hem ülkemiz hem de çocuklarımız için düşünme vakti.

turgay.polat@posta.com.tr

Yazarlarımızdan

04 Ağustos 2021, Çarşamba 12:25
04 Ağustos 2021, Çarşamba 07:00
04 Ağustos 2021, Çarşamba 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder