Yüzerken denizin dibinde bulmuştu... Sırrı çözüldü

Muğla'nın Datça ilçesinde mayıs ayında yüzerken tarihi eser bulan Muhammet Yüksel (57) aynı yerde başka bir cisim daha bulmuştu. Yüksel, cismin fosil olup olmadığının kesinlik kazanması için üniversiteden uzmanlardan yardım istemişti. İnceleme yapan uzmanlar cismin 2 bin 500 yıllık fosil değil aslında tarihi limandan kopan mendirek parçası olduğunu tespit etti

26 Haziran 2019, Çarşamba 10:44 Son Güncelleme:
A A

Muhammet Yüksel, geçen mayıs ayında Datça Yarımadası’nın Akdeniz kıyısında bulunan tarihi Burgaz ören yeri yakınlarında yüzerken 'aslan yavrusunu emziren mermer kadın' heykeli buldu.



Marmaris Müze Müdürlüğü yetkililerine heykeli teslim eden Yüksel, cuma günü aynı bölgede yüzerken sahil kenarında kayaların arasında kırmızı renkli bir taş buldu. Taşı bulunduğu yerden çıkaran Yüksel, gözlerine inanamadı.

Yaklaşık 50 santimetre uzunluğunda ve 3 kilo ağırlığındaki taş parçasının bir tarafında eski bir yapıya ait olduğu tahmin edilen duvar kalıntısı ve yanmış tahta parçaları olduğu görüldü.

Taşın diğer tarafında ise ipeksi yumuşaklıkta adeta tarih öncesi bir deniz canlısının solungaçlarını anımsatan kırmızı renkli 'fosil' olabileceğini düşündüğü bir cisim fark etti. Deniz dibinde bulduğu obje hakkında görüştüğü jeologlardan yeterli bilgi alamayan Yüksel, üniversitelerin yardımını beklediğini kaydetti.


'TARİH ÖNCESİ BİR FOSİL OLABİLİR'

'TARİH ÖNCESİ BİR FOSİL OLABİLİR'

Objenin, milyonlarca yıl öncesinde yaşamış bir canlının fosili olabileceği yönünde görüş belirtenlerin olduğunu ifade eden Yüksel, "Bir jeoloji mühendisiyle görüştüm ve bunun tarih öncesi bir fosil olabileceğini, yaşının belirlenmesi için karbon testi yapılması gerektiğini söyledi. Önemli bir buluntu olabileceğine dikkat çekti. Hatta tarih öncesi yaşamış, balina büyüklüğünde bir deniz canlısının solungaçları olabileceğini vurguladı" diye konuştu.


 ÜZERİNDE YANMIŞ TAHTA PARÇALARI VAR

ÜZERİNDE YANMIŞ TAHTA PARÇALARI VAR

Objenin bulunduğu bölgede 2 bin ila 2 bin 500 yıl önce çok büyük bir depremin meydana geldiğini öğrendiğini belirten Yüksel, "Deprem sırasında büyük bir yangın çıktığı, yanan bir yapının denize çöktüğü ve bu yapının denizde bulunan fosilin üzerine denk geldiği tahmin ediliyor. Görüştüğüm jeologlardan biri üzerine düşen yanan ev ile fosilin birlikte kimyasal etkileşime girerek 2 bin 500 yıl kadar birlikte birbirbirine yapışmış halde, deniz dibinde kalmış olabileceğini söyledi.

Jeolog, 2 bin 500 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen yapı malzemelerine göre, fosilin çok daha eski yıllara ve hatta milyonlarca yıl önce yaşamış bir canlı türüne ait olabileceğine dikkat çekti" dedi.

İKİ UZMAN İNCELEDİ

İKİ UZMAN İNCELEDİ

Yüksel’in araştırılması için kendisine getirdiği objeyi inceleyen jeoloji mühendisi Gökhan Sağır, daha net bir kanıya sahip olabilmek için araştırmayı jeoloji mühendisi Cengiz Karaköse ile birlikte yapmaya karar verdi.

Yaptıkları inceleme sonucunda objede volkanik veya kristal bir yapı tespit edemeyen, aksine bölgede halen bazı inşaatlarda çimentoyla karıştırılan horasan (yumurta saman karışımı) ile karşılaşan uzmanlar, fosil olduğu iddia edilen ahşap yapının Knidos Antik Kenti’nde yer alan tarihi Burgaz Limanı mendireklerinden birinden dalgalarla kopan bir parçası olduğuna karar verdi.


'FOSİL OLMASI MÜMKÜN DEĞİL'

'FOSİL OLMASI MÜMKÜN DEĞİL'

Objenin volkanik veya kristal olmadığı aksine ahşaptan yapılmış olduğuna dikkat çeken jeoloji mühendisi Cengiz Karaköse, "Meslektaşımla yaptığımız ayrıntılı incelemede, söz konusu malzemenin içinde ahşap parçası olabilecek bir parçayla birlikte sıva özelliği taşıyan kireçli parçaların bulunması nedeniyle bu parçanın fosil olamayacağına, buna karşılık bu parçanın tarihi Burgaz Limanı mendireklerinden birinden dalgalarla kopan horasan parçası olduğuna karar verdik.

Çünkü bulunan kırmızı renkli objenin etrafını çevreleyen kalıntılar büyük olasılıkla bu bölgede eskiden inşaatlarda kullanılan mastik kireç taşları. Kil aşınıp sadece kireç taşları kalınca bulan kişi de bunu fosil zannediyor. Fosil olması mümkün değil" şeklinde konuştu.


İHA-DHA

Sıradaki haber yükleniyor...