40 yıl depresyondaydı böyle kurtuldu

40 yıl depresyondaydı böyle kurtuldu

Isparta'da 40 yıldır epilepsi hastalığı ile ağır depresyon nedeniyle adeta hayata küsen Yasemin Kademlioğlu'nun yüzü, Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde gördüğü tedavi sayesinde güldü

18 Ocak 2014, Cumartesi 12:56 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Yasemin Kademlioğlu'na (54) epilepsi (sara) hastalığı teşhisi konduğunda 14 yaşında lise öğrencisiydi. Kriz ve bayılma nöbetleri geçiriyordu. Tedavi görmeye başladı ama bir taraftan da hedefleri vardı. Müzik eğitimi almak ve sanatçı olmak istiyordu. Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Bölümünü bitirdi.

Sosyal hayata atılacağı sırada hastalığı ilerledi ve ağır depresyon sonucu Yasemin evine kapandı. Kimseyle konuşmuyor ve iç dünyasında bunalım üstüne bunalım geçiriyordu. Kendi tabiriyle konuşmayı ve gülmeyi adeta unutmuştu.

Anne Ayten Kademlioğlu, kızı Yasemin'in bütün dertleri ile ilgileniyor, doktor doktor gezdiriyordu. Önceleri ilaç tedavisi gördü. Kriz nöbetleri bu sayede biraz azalmıştı ama psikolojik sorunlarına çare bulamıyorlardı. Ankara ve Antalya'da yıllarca tedavi gördü. Biraz iyileşme olsa da ilerleme kaydetmiyordu.

Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezinin 2012 yılında açıldığını duyan aile, "denemekten zarar gelmez" düşüncesiyle soluğu burada aldı. Merkezin ilk katılımcısı olan Yasemin Kademlioğlu terapi seansları, sosyal aktiviteler ve Isparta'da ilk kez yapılan evde terapi uygulamaları ile 40 yıldır çare bulamadığı psikolojik sorunlarını yenmeyi başardı. Merkezin uzman psikologları ve aktivite hocaları sayesinde Yasemin artık gülüyor, şarkı söyleyebiliyor ve insanlarla iletişime geçebiliyor.

40 YIL SONRA GÜLMEYE BAŞLADI

Yasemin Kademlioğlu, Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezinin programlarına katılmadan önce evine kapanan, inzivaya çekilmiş bir insan gibi yaşadığını, konuşmayı bile unuttuğunu kaydetti. Rahatsızlığının 40 yıldır devam ettiğini anlatan Kademlioğlu, terapi seansları ve merkezdeki aktivitelerle yeniden kendine geldiğini, konuşmaya ve gülmeye başladığını söyledi.

Merkezin faaliyetlerine katılmak için gösterdiği çabayı ve yaşadıklarını anlatan Kademlioğlu, şunları kaydetti:

"Merkezi duyar duymaz nefesi orada aldım. Sabah gelmelerim apayrı bir olay. Seansa gitmek için 05.30'da kalkıyorum. Zifiri karanlıkta kalkılır mı? Neden? Oraya gideceğim, yetişeceğim diye. Bir gün bile gitmemezlik yapmadım. Aşırı derecede rahatladım. Konuşmayı bile unutmuştum. Konuşmak için bu seanslara katıldım. Psikologlarla bireysel görüşmelerimiz oluyor, rahatlıyorum. Çok rahat, coşkulu bir şekilde psikoloğumuzun yanından ayrılıyorum. Öyle bir kendimi kaptırıyorum ki oradan ayrılırken bambaşka bir Yasemin olarak evime dönüyorum. Evimize geldiklerinde ise onlarla sohbet ediyoruz. Onların gelmesinden mutlu olduğumu mimiklerimle belli etmeye çalışıyorum. Önceleri Yasemin sanki duraksama devrindeydi. Seanslar beni açtı. Artık gülücük atabiliyor, konuşabiliyorum. El işleri yapabiliyorum."

Haftada 5 gün Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezinde dikiş ve ahşap boyama kurslarına katılan Yasemin Kademlioğlu, yaptığı uğraşlarla iç dünyasında yaşadığı sorunlardan uzaklaştığını, doktorlarla ve psikologlarla yaptığı konuşmalarla rahatladığını ifade etti.

'MUTLULUĞU BURADA TATTIK'

Anne Kademlioğlu ise kızının durumunun düzelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Buraya başladığından beri çok rahatım. Antalya'ya tıp fakültesine gittik, burada gittik, Ankara'ya gittik. 7 sene de Hacettepe'ye gittik geldik ama mutluluğu burada tattık. Burada kendisi çok mutlu, ben de mutluyum" diye konuştu.

'AİLE İLE TEDAVİNİN BİR PARÇASI'

Yasemin Kademlioğlu ve daha pek çok psikolojik sorun yaşayan hastanın iyileşmesinde emeği olan Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezi Kriz ve Gözlem Uzmanı Psikolog Şule Tola, Yasemin'in 2012'de açılan merkezin ilk katılımcısı olduğunu söyledi. Psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde sosyal desteğin de çok önemli olduğunu vurgulayan Tola, bu amaçla Isparta'da "Evde Terapi" uygulaması başlattıklarını belirtti.

Psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde sadece hastane ve ilaçların yeterli gelmediğine işaret eden Tola, "Bunun yanında sosyal destek de çok önemli. Onun için hastalarımızı yaşadıkları ortamda ziyaret ediyoruz. Bilmediğimiz, aileden, yaşadıkları ortamdan kaynaklanan herhangi bir sıkıntıları varsa bunları bilmek ve elimizden geldiği kadar destek olmak için hastaları evlerinde ziyaret ediyoruz. Aile tedavinin bir parçası, olmazsa yol alamıyoruz. Ailenin katılımını sağlamak zorundayız" dedi.

Ev ziyaretleri sırasında ailede başka birinde psikolojik rahatsızlık varsa bunları da yerinde tespit edip onlara da hizmet sunma hedefleri bulunduğunu dile getiren Tola, psikologların haftada 2 kez oluşturulan 2 ayrı mobil ekiple ev ziyaretlerine çıktığını anlattı. Hastaların tedavi kalitesinin artması için bilinçli tedavinin çok önemli olduğuna dikkati çeken Tola, ailelere ilaç takibi, iletişim ve hastaya yaklaşım konusunda eğitim verildiğini ifade etti.

MERKEZ 70 HASTAYA TEDAVİ HİZMETİ VERİYOR

Isparta Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Osman Aydın ise Isparta Toplum Ruh Sağlığı Merkezinin ilk açıldığında hasta bulamama endişesi yaşadıklarını ancak geçen 2 yıllık sürede 70 civarında takip edilen hastayla neredeyse merkezin yetmeyecek konuma geldiğini söyledi.

Aydın, "Hastalarımız merkezde aktivitelere katılıyor, el terapileri yapıyor. Bilgisayarlar ve spor odaları var. Psikologlar dönem dönem destek veriyor, gerektiği zaman hastalarımızla bire bir görüşüyor" diye konuştu.

AA

Sağlık içerikleri sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Sinsi böbrek hastalığı belirtileri