Akdeniz'in kalbi Mersin'de atıyor

Mersin, POSTA Gazetesi yazarlarını ağırladı...

11 Ekim 2018, Perşembe 02:41 Son Güncelleme:
A A
Akdeniz'in kalbi Mersin'de atıyor

MEHMET COŞKUNDENİZ

POSTA Gazetesi Yazı İşleri Müdürü

POSTA Gazetesi ekibi olarak bu kez doğup büyüdüğüm topraklardayız... Mersin’deyiz. 23 yıldır çalıştığım POSTA Gazetesi’ndeki ekip arkadaşlarıma bulduğum her fırsatta anlattığım Mersin’i bu kez gezdirme fırsatı bulduğum için o kadar heyecanlıydım ki... Bu heyecanım gezi boyunca da sürdü zaten. Koşup oynadığım sokaklarını, portakal limon çaldığım bahçelerini, neredeyse 8 ay süren yaz boyunca denizine girdiğim, balık tuttuğum sahillerini, karşılıksız aşka tutulduğumda ağlamak için saklandığım gizli yerlerimi, ekip arkadaşlarımla birlikte gezmek o günleri yeniden canlandırdı içimde.

POSTA Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Emre İskeçeli, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Belediye Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Gubaroğlu

MASMAVİ BİR AŞK

“Mersin’i tarif et” deseler bana şu üç kelimeyi söylerim: “Masmavi bir aşk...” Aşkı maviyle tanımladım ben. İşte o mavi, Mersin’den gelir. Çünkü Mersin “Yer gök mavi” bir kenttir. Mavi, huyudur Mersinli’nin. Bütün yollarının denize çıktığı böyle bir kentte başka rengi düşünmek mümkün değil zaten. Çocukluğumda herkesin herkesi tanıdığı, küçücük bir şehirden mega kente dönüşen Mersin bu büyümenin sancılarını uzun süre çekti. Biliyorum çünkü, her ne kadar artık Mersin’de yaşamasam da neredeyse her yıl birkaç kez gidiyorum. Zamanında yapılan yanlış yapılaşmanın faturası çok ağır oldu Mersin’e. Bu ağır faturayı üstlenip, Mersin’i yeniden “Yaşanılır bir kent” haline getirmeye ant içmiş bir belediye başkanı olan Burhanettin Kocamaz ise şehrin makus talihini değiştirecek dokunuşlara imza attı.

11 KİLOMETRELİK PARK

Şimdi 11 kilometreye ulaşan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan sahil düzenlemesinin ilk yapıldığı günleri hatırlıyorum. Tevfik Sırrı Gür Stadyumu’nun hemen yanında bulunan evimizin önüne bu yolu yapmaya başladıklarında, denizle aramıza mesafe giriyor diye çok üzülmüştüm. Ama yıllar içinde bu sahil Mersin’e kimlik kazandırdı. Mersin’in bir deniz şehri olduğunu kanıtladı. Burhanettin Kocamaz’dan önceki sahil şeridi ile şimdiki arasında dünyalar kadar fark var. Bir kere Başkan korkusuz. Sahile çöreklenmiş mafya oluşumlarına savaş açtı. Zorbalıkla parsellenmiş, halkı sahilden soğutan o saçma sapan mekanların hepsini yıktı. Şimdi gecenin bir yarısında bile rahatlıkla gezebileceğiniz, özel yollarında bisikletinize bineceğiniz muhteşem bir sahil var Mersin’de.

ÖLENE KADAR HİZMET

Ben birazcık da Burhanettin Kocamaz portresi çıkarmak istiyorum. Mersin’in neredeyse 7 kuşak yerlisi olan, yörüklerin kanını taşıyan Burhanettin Kocamaz, sert görünüşünün altında hem mizah duygusunu hem de şiirler yazacak kadar romantik bir kişiliği barındırıyor. İşini yaparken önce Allah’a, sonra bilgisine, sonra da halka güveniyor. Dünyayı gezerken hoşuna giden projeler gördüğünde, “Bunu Mersin’e nasıl uygulayabilirim?” diye düşünüyor. “Hiç mi boş vaktiniz yok Başkan?” diye sorduğumda, “Ben aynı anda birkaç işi birden yapmaya alıştım. Başka türlüsü de olmuyor. Sadece eşim bazen “Yahu azıcık da işi gücü bırakıp bizimle ilgilensen” diye sitem ediyor ama ne yapalım, ben bir kere kendime ölene kadar memleketime hizmet edeceğim diye söz vermişim” diye cevap verdi. Bu arada gezimiz boyunca bize eşlik eden Genel Sekreter Yardımcıları Hasan Gökbel ve Hasan Gubaroğlu’na, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Hamit Küçükbatır’a, rehberimiz Başar Akça’ya ve fotoğrafçı Mücahit Oğuzhan Topçu’ya teşekkür ederiz.


Sonuç olarak tarihi, denizi, doğası, mutfağı, insanı ve modern belediyecilik anlayışıyla planlanmış Mersin’i görmelisiniz. “Memleketim” diye demiyorum ama gerçekten Mersin’i görmediyseniz bir tarafınız eksiktir. “Herkes gider Mersin’e, biz gideriz tersine” lafını değiştirmenin zamanı geldi bence. “Kimse gitmesin tersine, herkes gelsin Mersin’e...”

GÜNDÜZÜ AYRI GECESİ AYRI

● Mersin, gündüzünden ayrı, gecesinden ayrı keyif alacağınız bir kent. Gün boyu sahilinde, tarihi yerlerinde dolaşıp, kafelerde yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Özellikle Marina’yı mutlaka görmelisiniz. Şehrin kalbi bu aralar orada atıyor.

● Tantuni, Mersin’in en bilinen yemeği. Kentte çok sayıda tantunici var. Ama Memoş Tantuni, benim için 1 numarası. İstanbul ve Ankara’da da şubeleri olan ve tantuniyi Türkiye’ye yayan bu mekanda tantuni yemeden dönmeyin.

● Mersin’de kebabın en güzelini Necmi Göçtü’nün sahibi olduğu Göçtü Kebap yapar. Mezitli’deki restoranda sadece etler değil, mezeler de ağzınıza layık.

● Mersin’de künefeyi Silifke Caddesi’ndeki İsmail Usta’da, kerebiçi Kerebiççi Oğuz’da, ciğeri Ciğerci Bahattin’de yiyin. Dönüşte de cezeryeyi Şekerci Hasan Yozgat’tan alın.

● Gece eğlencesi için seçenek çok. Marina’daki mekanların dışında sahil bandında ve çeşitli otellerin barlarında eğlence geç saatlere kadar sürüyor. Ama Mersin’e giden herkesin eğlenmek için uğradığı biri var: Mami Keskin. Neredeyse günün ilk ışıklarına kadar sahnede kalan Mami, sizi bir dakika bile yerinizde oturtmuyor. Mami bu aralar Martı Otel Antik Bar’da sahne alıyor.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.