ÇocuklukÇocuğunuzu dinlemenin önemi | Çocuklarımızla iletişim kurarken dikkat etmemiz gerekenler
Paylaş
Çocuğunuzu dinlemenin önemi | Çocuklarımızla iletişim kurarken dikkat etmemiz gerekenler

Klinik Psikolog Zeynep Yetkin, ailelerin sıkça çocuklarının kendisini dinlemediğinden şikayet ettiğini söylüyor. Ancak çocuklarımız bizim onu dinlediğimizi düşünüyor mu, bilmiyoruz. Çünkü bir çocuğu dinlemekle bir yetişkini dinlemek aynı şey değil. Üstelik çocuklarımız da bizim onu dinleyip dinlemediğimizi veya dinliyormuş gibi yapıp yapmadığımızı anlayabiliyor. Klinik Psikolog Zeynep Yetkin anlatıyor: Dinlemek sanat mı?

Sizin evde ortam nasıl bilmiyorum ama çoğu evden duyduğumuz şikâyet aynı: “Beni dinlemiyor.” Birbirimizi dinliyor muyuz? Dinlemek dediğimiz eylemin tanımı hepimiz için aynı mı? Karşımızdaki onu dinlediğimizi düşünüyor mu? Bir çocuğu dinlemekle, bir yetişkini dinlemek aynı mı yoksa farklı mı? Dikkat süremiz bittiğinde “dinliyormuş gibi” yaptığımızı karşımızdaki fark etmiyor mu? Dinlemek üzerine ne kadar fazla konuşabiliriz. Söz konusu konuşmak olduğunda hızımız hiç kesilmiyor.

Haberin Devamı

Bir çocukla iletişim kurarken öncelik ona çeşitli yönergeler vermek oluyor. Ebeveynlerin istekleri, çocukların evdeki görevleri, dersleri, ödevleri, ne yapmaları gerektiği gibi konular iletişimin ana parçasını oluşturuyor. Oysa özellikle okula gitmeye başladıktan sonra çocukların ayrı bir hayatı olmaya başlıyor. Ebeveynlerin gözlemleyemediği bu hayata dâhil olmalarını sağlayacak tek yol ise sormak ve cevapları dinlemek. Bu zamana kadar isteklerin ifade edilmesinden oluşan iletişime merak katılıyor.

Çocuğuna okulun nasıl geçtiğini sorduğu anda bir yandan da yemeği pişirmeye dönmeyen, cevabı beklemeden “Önce ellerini yıka” demeyen, cevabı duysa bile başka tepki vermeyen ebeveynlerden değilseniz çocuğunuz çok şanslı.

Haberin Devamı

Çocuğunun verdiği cevaplar üzerinden hemen yorum yapmayan, “Keşke böyle deseydin” demeyen, “Niye öğretmenine söylemedin?” diye önerileri sıralamayan ebeveynlerdenseniz çocuğunuz söylediklerinin dinlendiği bir evde büyüyor demektir.

Bir problemini paylaştığında merak eden, kendi kızgınlığı ya da hayal kırıklığını bir kenara bırakıp çocuğunun ne yaşadığını soran, bir nasihatte bulunmadan önce “Fikrimi söylememi ister misin? Bir çözüm bulmanda yardımcı olabilir miyim?” diyen bir ebeveynle konuşmak son derece değerlidir. Çocuğunuza çözümler sunmadan önce onu anladığınızı ispat etmeniz gerekir. “Tüm bunlar yaşandığında böyle hissetmiş olabilirsin” gibi duygusunu ifade etmesine yardımcı olabilirsiniz. Onları anlayan, dinleyen bir büyükten gelecek çözüm önerisine çocuklar çok daha açık olur. Üstelik ileriki dönemlerde de paylaşım yapabilmelerinin önü açılır.