Ekonomi Elektrik, gaz, su ve baraj... Enerji işçisi iş güvencesi istiyor

Elektrik, gaz, su ve baraj... Enerji işçisi iş güvencesi istiyor

Elektrik, gaz, su ve baraj... Enerji işçisi iş güvencesi istiyor

Türkiye’nin her bölgesinde. santrallerden barajlara, enerji dağıtım şirketlerinden su arıtma tesislerine kadar birçok alanda çalışan yüz binlerce enerji işçisinin farklı sorunları var. İş kaygısı, düşük ücret, iş sağlığı ve güvenliği... Zor şartlar altında çalışan işçilerin dertlerini ve taleplerini dinledik! // Hülya Çaylak-Posta

Elektrik, gaz, su ve baraj çalışanları yani kısaca enerji işçileri... Türkiye’nin her yerinde elektrik üretim ve dağıtımında, gaz dağıtım şirketlerinde, su arıtma tesislerinde, bütün bunların arıza, bakım, onarım ve okuma işlemlerinde, barajlarda, hidroelektrik enerji santrallerinde (HES), rüzgar enerjisi santrallerinde (RES), termik santrallerde, dağıtım şirketlerinde ve belediyelerde çalışan bu işçiler, son dönemde keyfi işten çıkarmalardan dertli.

KEYFİ ŞEKİLDE OLUYOR

Çalışma Bakanlığı’nın en son yayımladığı istatistiklere göre; iş kolunda yaklaşık 250 bin kişi çalışıyor. Bu iş kolunun en büyük sorunlarından birinin işten çıkarmaların çok sıklaşması olduğunu dile getiren Enerji-Sen yetkilileri, “İşçiler her an ‘Acaba çalışmaya devam edebilecek miyim?’ kaygısı altında. Aslında bunun devlet tarafından düzenlenmesi gerekiyor. Yüz kızartıcı suçlar ve özel durumlar haricinde kimse keyfi biçimde işten atılmamalı” dedi.

SAĞLIK GERİ PLANDA

Sektörde çalışanların işçi statüsünde olduğunu belirten yetkililer, “Yani 4857 sayılı İş Kanunu doğrultusunda çalışıyorlar. Enerji iş kolunda sigortasız veya kayıtdışı çalıştırılmaya en azından büyük enerji şirketlerinde pek rastlanmasa da geçmişte özellikle taşeron şirketlerde oldukça yaygındı. Şimdilerdeyse işçi sağlığı ve iş güvenliği bu iş kolunun en büyük sorunları arasında. Ayrıca bazı işverenler çok düşük günlük yemek ücretleri verebiliyor. Bu da işçi sağlığını bozuyor” açıklamasında bulundu.

GÖSTERMELİK YAPILIYOR

Enerji kolunda çalışmanın büyük bir riski de beraberinde getirdiğini belirten yetkililer şu bilgileri verdi:

“Sürekli bir iş kazası geçirme ve hatta maalesef hayatınızı kaybetme riskiyle yüz yüzesiniz. Dolayısıyla iş güvenliği en büyük sorun. İş yerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği kurulları var ama bunların çoğu işçi katılımına kapalı veya göstermelik olarak işçilerin de katıldığı yerler. İşçilerin sorunları dinlenmeden ve çözüm önerileri dikkate alınmadan bu konu bir sorun olarak kalmaya devam edecek.”

HAKLAR İYİLEŞTİRİLMELİ

İşçilerin yaşadığı diğer bir soruna da değinen sendikanın değerlendirmesi şu şekilde:

“Enerji iş kolunda işçi yoğunluğunun olduğu çoğu yer geçmişte devlete ait olan kamu işletmeleriydi ve dolayısıyla işçiler de kamu işçisiydi. Özelleştirme sonrası bazı haklarda geriye gidiş oldu. Yani aslında kamu hizmeti üreten enerji işçileri geçmişte kamu işçisinin sahip olduğu haklardan faydalanmak istiyor. Bunun bir örneği ücretlerdeki elektrik yardımıdır. Aslında çok normal bir beklenti; elektriğin üretiminden dağıtımına her kademede emek veriyorsun, o zaman elektrik tüketiminde de bunun karşılığını bekliyorsun.”

İŞİ BİTİRME BASKISI KAZAYA NEDEN OLUYOR

İşçilerin sorunlarına değinen sendika yetkilileri şöyle devam etti:

“Trafo patlamaları, elektrik parlaması, yüksekten düşme gibi çoğu zaman işçilerin hayatlarının son bulmasıyla sonuçlanan birçok olay yaşanıyor. Biz buna ‘iş cinayeti’ diyoruz. Çünkü alınmayan önlemler, uygulanmayan yasalar, yapılmayan veya kağıt üstünde yapılan eğitimler yüzünden oluyor. Göz göre göre ölüme davetiye çıkartılıyor. Bunun dışında bel fıtığı gibi fiziksel hastalıklarla çok sık karşılaşılıyor. Bunun en büyük sebebi işçiler üzerindeki performans baskısı. İşi bir an önce yetiştirme, daha çok iş yapma baskısı kazalara ve hastalıklara yol açıyor.”

EN TEMEL SORUN GEÇINEMEMEK

Geçim derdinin enerji işçilerinin en güncel sorunu olduğunu dile getiren yetkililer, “Geçinememe, ücretlerin yetmemesi ve enflasyon herkes gibi enerji işçilerinin de ortak gündemi. Bu noktada ücretleri iyileştirecek en iyi yol, toplu sözleşmelerle haklarını arttırmak ama bu noktada işverenler ve onlarla uyumlu çalışan sendikaların çok büyük bir baskısı var” dedi. İşçilerin taleplerini de dile getiren yetkililer, “Aslında temel beklenti güvenceli çalışmak. Bunun için de başta insanca yaşamaya yetecek ücret düzeyine erişmek temel talep. Ancak bununla birlikte işçiler, sendikalaşma önündeki baskıların da kalkmasını istiyor” diye konuştu.

SIRADAKİ HABER