Eniştelik ciddi bir kurumdur!

Mustafa Çiftci ve Tanıl Bora tarafından derlenen ‘Enişte Risalesi’, Türkiye’deki aile yapısının özgün bir karakteri olan eniştelik kurumunu bütün yönleriyle masaya yatırıyor

18 Eylül 2019, Çarşamba 13:40 Son Güncelleme:
A A
Eniştelik ciddi bir kurumdur!

Kiminin “öldürülmesi mümkün olmayan düşman”, kiminin “namus bekçisi”, kiminin ise “siz” diye nitelendirdiği enişteler, Mustafa Çiftci ve Tanıl Bora tarafından derlenen Enişte Risalesi”nde mercek altına yatırılıyor.

“Yengeler Cumhuriyeti”nin ardından bu defa aileye dışarıdan katılan erkeklerin merkezde olduğu yazıları derleyen Bora ve Çiftci, 14 farklı yazıda 14 farklı bakışı, birbirinden farklı birçok enişteyi bir araya getirmeyi başarmış.

Kitabın açılışını yapan Bora, önce enişte kelimesinin etimolojik kökenini aydınlatıyor, sonrasında ise dikkatini “Çamlıca’daki Eniştemiz” kitabındaki enişteye çevirerek derlemenin devamında karşılaşılacak olan zengin birikime işaret ediyor.

Kitapta yer alan yazarlar da kavram olarak enişteyi, eniştenin ailedeki yerini ve çevresine verdiği etkileri inceliyorlar.

“Enişte Risalesi”nin en çok üzerinde durduğu konu kavram olarak “enişte”nin neleri ifade ettiği, edebileceği... Tamamen yabancı biriyken aileye dışarıdan katılan bu adamların aile içerisindeki düzene, anlayış ve kültüre yabancı oluşu, her eniştenin “enişte” kelimesine yeni bir kavram açıklaması getirmesini sağlıyor.

Örneğin Bağış Erten, derlemede yer alan “Çetindir Benim Eniştem” yazısında, ataerkil bir ailenin biricik oğlu olarak yetişirken, hayatına onun hikâyesini bilmeden dahil olan eniştesini “olgunlaşma enstitüsü” olarak nitelendiriyor.

Kadir Dede, sinemadaki türlü enişte figürlerini hatırlatarak bu çeşitliliği görmemizi kolaylaştırıyor: Dolap Beygiri’nin “aşağılık, dolandırıcı, namussuz, hırsız” eniştesi Yakup’u (Şener Şen), Tosun Paşa’nın cesur ama işlevsiz küçük eniştesini (Tuncay Gürel), Şabanoğlu Şaban’ın çapkın eniştesi Hüsam (Şener Şen) ile aileye hep yabancı Yunus’unu (Şevket Altuğ) anarak hafızaları tazeliyor, enişte çeşitliliğinin tek bir sektörde bile ne kadar fazla olduğunu gösteriyor.


Eniştenin aileye etkisi


Enişteler, iktisadi ve cinsel işlevlerini yerine getirmenin yükü altında zaman zaman ezilirken, bazı enişteler yalnızca girdikleri ailenin değil, katıldıkları topluluğun tamamının da “eniştesi” oluyorlar.

Bu durumun en güzel örneği şüphesiz “yabancı damatlar.”

Çoğu Batı dilinde “damat” kelimesinin bile bir karşılığı yokken Türk bir kadınla evlenen yabancı, bir anda “tüm ülkenin damadı” oluyor.

Ancak kitapta söyleşilerine yer verilen Amerikalı, Alman, Ugandalı ya da İsrailli damatların geneli, hissettikleri yükün, kabul edilme ve benimsenme mutluluğuyla görmezden gelinebildiğini söylüyorlar.

“Yengeler Cumhuriyeti” gibi bir çırpıda okunan, yer yer yürek burkan, yer yer kahkahalarla güldüren “Enişte Risalesi”, modernleştikçe unutulan enişte kavramının değerini anlamak için mutlaka okunması gereken bir kitap.

Hazal BAYAT

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...