Formda olup olmamanız doğum kilosu ile bağlantılı

Formda olup olmamanız doğum kilosu ile bağlantılı

Bilim adamlarına göre formda olup olmamanız aslında doğumda ne kadar ağır olduğunuza bağlı olabilir. Düşük doğum ağırlıklı bebekler beslenme, kilo alma, enfeksiyonlarla mücadele etme ve nefes alma zorlukları geliştirebilir.

03 Şubat 2020, Pazartesi 10:16 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bilim adamları, düşük doğum ağırlıklarının kardiyovasküler uygunluk yani vücudun sürekli fiziksel aktivite sırasında kaslara oksijen sağlama yeteneği üzerinde etkisinin olup olmadığı üzerine araştırma gerçekleştirdi. Çalışmada doğum ağırlığı yüksek olarak dünyaya gelenlerin hayatının geri kalanında daha iyi performans gösterdiği tespit edildi. 

İsveç'te askere çağrılan erkeklerin formları test edildi. İsveç'in Küresel Halk Sağlığı Merkezi, kondisyonlarını test etmek için asker adaylarını sabit bisikletler üzerinde testlere tabi tuttu. Araştırmacılar, daha yüksek doğum ağırlıkları ile doğanların testte önemli ölçüde daha iyi performans gösterdiğini buldu. Bulgular, doğumdaki her 1 lb (450g) ağırlık için, katılımcıların bisikletler üzerindeki kapasitesinin ortalama 7,9 watt arttığını gösterdi. 

Dr. Berglind, doğum ağırlığının her 1 lb'lik (450 g) için metabolik eşdeğerinde (MET) 1,34 (yüzde 34) artışa dönüşen 7,9 watt'lık bir artış olduğunu söyledi. MET, bir kişinin egzersiz sırasında kilosuna göre ne kadar enerji harcadığının bir ölçüsüdür. MET puanı ne kadar yüksek olursa, fiziksel olarak o kadar uygun oldukları düşünülüyor. 

Daily Mail'in haberine göre araştırmacılar, sonuçların performans seviyelerinde yüzde 34 artış ve erken ölüm riskinde yüzde 13 fark anlamına geldiğini ifade ediyor. Dr. Daniel Berglind, ekibiyle birlikte gözlemlediği farkın “endişe verici” olduğunu söyledi. Düşük doğum ağırlıklı bebekler beslenme, kilo alma, enfeksiyonlarla mücadele etme ve nefes alma zorlukları geliştirebilir. Düşük kiloda doğanlar, yaşlandıkça, diyabet ve kardiyovasküler hastalık gibi sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. Dr. Daniel Berglind, gözlemlenen farklılıkların, 'erken ölüm riskinde yüzde 13'lük ve kardiyovasküler hastalık gelişme riskinde ise yüzde 15'lik bir fark ile ilişkili' olduğunu söyledi.

Çalışmanın yazarlarından Viktor Ahlqvist, “Yeterli doğum öncesi bakımın sağlanması, sadece düşük doğum ağırlığı ile ilişkili yerleşik zararların önlenmesi ile değil, aynı zamanda kardiyovasküler formda iyileşme ile yetişkin sağlığını iyileştirmenin etkili bir yolu olabilir.” dedi.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder