Hangi çocuklarda bağımlılık riski yüksek? Bağımlılık ergenin hayatını nasıl etkiliyor?

Çoğu ergen bağımsız, yalnız olmak ve zorluklardan uzak kalmak ister. Bu dönemde çocuklar sanal dünya ile bağ kurar. Ergenler, sanal dünyada kurdukları ilişkiler ile daha önce hiç yaşamadıkları tecrübeleri edinmeye başlar. Kendisini sanal dünya üzerinden tanıtmaya başladığında gerçeklikten kopar. Tekrar gerçek dünyaya geçtiğinde iletişimi daha zayıflar, aile içindeki ilişkileri ve kendini ifade etme becerisi geriler. Bu süreçte başta teknoloji bağımlığı olmak üzere yeni tecrübelere yelken açar. Peki, Hangi çocuklarda bağımlılık riski yüksek? Bağımlılık ergenin hayatını nasıl etkiliyor? Oyun-internet bağımlılığı nedir? Oyun bağımlılığında tedavi süreci nasıl ilerliyor? Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Muhammed Mehtar anlatıyor.

28 Kasım 2019, Perşembe 15:35 Son Güncelleme:
A A
Hangi çocuklarda bağımlılık riski yüksek? Bağımlılık ergenin hayatını nasıl etkiliyor?

Çoğu aile çocuğunun bağımlılık gösterdiğini bilmez. Çocuğun ders başarısı ciddi biçimde düşmeye başlayınca aileler genellikle bunun bağımlılık değil de ‘Çocuğun ders başarısı çok düştü’ diye yorumlarlar. Aileler çocuklarının bu dönemde bağımlılık geliştirdiğinin farkına bile varmaz. Oyun bağımlılığı ergenlerde bağımsız ve yalnız olabilecekleri, zorluklardan kaçabilecekleri bir sığınağa dönüşür. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Dr. Muhammed Mehtar ergenlerde bağımlılık ve oyun bağımlılığı ile ilgili merak edilenleri anlatıyor

Oyun-internet bağımlılığı nedir?

Oyun oynama ve internet kullanımı konusunda kontrolün kaybedilmesi, ölçüsüz ve sınırsız kullanım, bunlara erişilemediğinde yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkmasıdır. Son yıllarda hızla artış gördüğümüz sorunlardan.

Hangi çocuklarda bağımlılık riski yüksek?

* Aile içindeki iletişimin zayıf olduğu ergenler.

* Duygusal ya da fiziksel olarak ihmal edilmiş çocuklar.

* Küçük yaştan itibaren arkadaşlık ilişkileri kuramayan çocuklar.

* Bağımlılıkla ilgili genetik yapısı olanlar. Ailede ciddi bağımlılık öyküsü varsa bağımlılık ergende oyun üzerinden tezahür edebilir.

* Çocukların dışarıda zaman geçirmeme, daha çok evde kalmaları riski artırır.

* Ruhsal problemler de kendini oyun bağımlığı gibi ortaya çıkarabilir. Özellikle dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu ya da öğrenme güçlüğü olan ergenler lisede derslerde çok zorlandığı için akademik açıdan geriler. Ergen bu kez oyunla kendini ispatlama ihtiyacı duyar.

* Sosyal anlamda iletişim becerisi düşük, çekingen, utangaç yapıda olanlar. Ergenlik döneminde gençler arasında gruplaşmalar başlar. Bir topluluğa giremeyen genç online oyunlarda kendini daha rahat ifade edebilir, nasıl olsa sesli konuşma, yüz yüze iletişim yoktur. Dolayısıyla çocuk kimliğini, kişiliğini, kendini var etme çabasını sanal alem üzerinden gerçekleştirir. Aile denetimi olmadığında çocuk odasına çekilir, orada ne yaptığı bilinmez, oyun oynama giderek artar. 1 saat diye başlayan süre 5 saate kadar çıkar. Sonra bütün gününü odasında bilgisayar karşısında geçiren biri haline döner.

Uzun süre oyun oynayan herkes bağımlı mıdır?

Hayır, bağımlılık oyundan mahrum kaldığınızda verdiğiniz tepkiyle ilgili. Oyunu elinden aldığınızda yoksunluk belirtileri dediğimiz ciddi öfke patlamaları yaşıyor, uyku problemleri çekiyor, mutsuzluk, keyifsizlik gibi depresif belirtiler gösteriyorsa bağımlılıktan söz ederiz. Tıpkı uyuşturucu bağımlılığındaki daha fazla maddeye ihtiyaç duymanız gibi daha fazla oyun oynama ihtiyacında olursunuz. Özetle bağımlılık diyebilmek için oyunu bırakamama, sürekli kullanma isteği, elinden aldığınız zaman ciddi tepkilerin ortaya çıkması gerekiyor.

Bağımlılık ergenin hayatını nasıl etkiliyor?

Ergen kendisini sanal dünya üzerinden tanıtmaya başladığında gerçeklikten kopar. Tekrar gerçek dünyaya geçtiğinde iletişimi daha zayıflar, aile içindeki ilişkileri ve kendini ifade etme becerisi geriler. Ders başarısı ciddi biçimde düşer. Hatta aileler genellikle bağımlılık değil de ‘Çocuğun ders başarısı çok düştü’ diye getirirler. Oyun bağımlılığı tıpkı diğer bağımlılıklardaki gibi beynin ödül merkezi üzerinden etki eder. Yani dopamin sistemiyle... Ailesinde bağımlılık olanlarda bu bölgen daha aktif olabiliyor. Bir anlamda ergenin altyapısı hazır gibi düşünün.

Hangi durumda uzmana başvurmalı?

* Odasında kendi başına çok vakit geçiriyorsa,

* ‘Yalnızca 1 saat’ deyip saatlerce bilgisayarın başından kalkamıyor, yemek yemekten bile ödün veriyorsa,

* Oyundan uzak kaldığında öfkeleniyor, depresif belirtiler gösteriyorsa,

* Ailedeki iletişimden geri çekildiyse (ergenlikte bu normaldir fakat bağımlıkta yalnız kalmak istemenin dozu çok yüksektir),

* Sosyal aktiviteleri giderek azaldıysa,

* Ders başarısı düştüyse bir uzmana başvurulmalı.

Oyun bağımlılığında tedavi süreci nasıl ilerliyor?

Bağımlılığın şiddetine göre değişiyor. Çok boyutlu tedavi gerekli oluyor. Bir ayağında aile görüşmeleri, bir ayağında ilaç ve terapiler, bir ayağında da okul ve sosyal çevreyi düzenlemek gerekiyor. Tedavi uzun soluklu oluyor. Tıpkı alkol bağımlılığında olduğu gibi bilgisayar kullanımı kademe kademe azaltılıyor. Nadir de olsa hastane yatışı gerekebiliyor.

Mücadele için 6 kural

* Bağımlılıktan korunmak için küçük yaşlardan itibaren çocuğunuza zaman kullanımını öğretin. Örneğin okuldan geldiği zaman 15-20 dakika istirahat, ardından ödev yapma, sonra da 1 saat oyun oynama saati şeklinde program hazırlayın.

* Çocuğunuz çok çekingen, utangaç ve bilgisayar, tabletle çok haşır neşirse bağımlılık riskini aklınızda bulundurun. Onu sosyal faaliyetlere yönlendirin. Gerekirse psikolog, pedagog, psikiyatr desteği alın.

* Çocuğunuza örnek olun. Bütün aile elinde telefonla televizyon karşısındaysa ergene ‘İçeride oyun oynama’ demek tutarlı olmaz. Oyun ödül veren bir mekanizma. Ergen orada bir takım oluşturuyor, kendine yeni bir karakter var ediyor, kendini başarılı hissediyor.

* Bağımlılık birdenbire gelişmez. Küçüklükten itibaren ders başarısında düşme, sosyal ilişki becerileri, kendini ifade etme, dil kullanımı konusunda bazı bulguları dikkate alın. ‘Nasılsa büyüyünce geçer’ diye düşünürseniz sadece sorunu ertelemiş olursunuz.

* Çocuğunuzla iletişimi hiç kesmeyin. Onunla yaşına uygun konuşun. Güven duygusunu aile içinde yerleştirin. Bir problemle karşılaştığında size anlatabileceği rahatlığı verin.

* Çocuğunuzu samimiyetle sıcaklık ve duygudaşlık kurarak dinleyin. Konuşmuyorsa ‘Neden konuşmuyorsun?’ diye zorlamadan zaman tanıyarak çaba gösterin. İletişim 1-2 günde gerçekleşmez, ‘Konuşmuyor’ diye çaba göstermeyi bırakmayın.

Madde bağımlılığı için uyarıcı belirtiler

* Davranışlarda değişiklik, ruh halinde oynamalar. Yeni korkular, kaygılar.

* Gözde kızarıklık, göz bebeklerinde genişleme.

* Ders başarısında düşüş.

* İçe kapanma.

* Aşırı uyku veya çok az uykuyla yetinme.

* Birkaç gün ‘yükselme’ dediğimiz çok keyifli, neşeli, konuşkan olma, özgüvende artış (genellikle kokain kullanımında olur).

* Şüphecilik, aşırı alınganlık.

Özgür Gökmen ÇELENK / POSTA

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Bebeğim bu hafta ne kadar büyüdü? Hafta hafta büyüme rehberi