Müge Bayramoğlu: 'Çıplak' günümüz ilişkilerine ayna tutuyor, ilişkilerin gözlerden uzak yaşanan kısmını anlatıyor

Müge Bayramoğlu: 'Çıplak' günümüz ilişkilerine ayna tutuyor, ilişkilerin gözlerden uzak yaşanan kısmını anlatıyor

Müge Bayramoğlu, son dönemin en merak edilen genç oyuncularından. Aslında görsel iletişim okumuş ama kendini tesadüfen setlerde bulmuş. Onu ilk kez ‘Pis Yedili’de izledik. Bir süredir de ekranların en çok tartışılan dizilerinden ‘Çıplak’ta, bir eskort rolünde izliyoruz. Hem diziyi ve Eylül karakterini hem de kendi yolculuğunu konuştuk. Oya Çınar / oya.cinar@posta.com.tr

13 Eylül 2020, Pazar 07:01 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Çıplak, Türkiye şartlarına göre cesur bir proje. Senaryoyu ilk okuduğunuzda “Bunu Türkiye’de kim oynar ya?” demişsiniz. Sonra “Ben oynarım” duygusu ve cesareti nasıl geldi?

Açıkçası benim için çok fazla soru işaretiyle başlayan bir serüvendi. Galiba Eylül'ün o öz güveni beni de cesaretlendirdi. Benim için çok şanslı bir yolculuk oldu. İlk sezonun sonuna  geldiğimizde, bir şeyi gerçekten istediğimde başarabildiğimi kendime kanıtlamanın mutluluğunu hissediyordum.

Genelde eskort deyince, saçından tırnağına kadar her şeyi daha abartılı biri gelir insanın aklına. Ama Eylül sokakta çok sık rastladığımız, biraz hipster, kendi halinde bir kadın…

Eylül'ü özel yapan da tam olarak buydu. Ama burada bana çok iş düşmedi. Bu, benim özel olarak düşünüp, Eylül’e kattığım bir şey değildi. Çünkü yönetmenimiz Can (Evrenol) ve senaristimiz Merve (Göntem) zaten senaryoda çok açık bir şekilde belirtmişti.

GERÇEK EYLÜL İLE TANIŞMAYI İSTEDİM AMA KENDİSİ SICAK BAKMADI

Babaannesiyle yaşaması bile insana ilk anda ilginç geliyor. Ama neticede hayatın içinde bu insanlar var. Siz, rolü çıkarırken size esin olmuş gerçek Eylül’ler var mıydı?

‘Çıplak’ın senaryosu gerçek bir kişinin hayatından esinlenerek yazıldı. Can'ın esinlenerek yazdığı bu senaryonun gerçek Eylül'üyle tanışmak istedim ama kendisi çok sıcak bakmadı ne yazık ki.

Gerçek hayatta tanıdığınız başka Eylül’ler var mıydı?

Ben, kendi özel hayatımda bir eskortla tanışmamıştım. Bir eskortun hayatına hiç yakınen tanıklık etmişliğim yok. Ama sete çıkmadan önce senaristimiz Merve ve yönetmenimiz Can’la uzun uzun vakit geçirme fırsatım oldu. Onların benden ne istediğini, kafalarındaki Eylül'ün nasıl biri olduğunu anlamam adına birlikte geçirdiğimiz süre çok verimli oldu. Karakterle ve senaryoyla o kadar haşır neşir oldum ki Eylül benim bir parçam, bir diğer yüzüm gibi oldu.

HERKES BİR ŞEKİLDE KENDİNİ MUTLU EDEN YOLU BULUYOR 

Yeni sezonda Eylül’ün yapacağı bir şeyle sizi şaşırtma ihtimali var mı?

Kesinlikle Eylül'ü çok iyi tanıdığımı düşünüyorum ama Can ve Merve o kadar sürprizlerle dolu ki, ben şimdi “Şaşırtamazlar beni” dersem, sırf beni şok etmek için bile bir şeyler yazabilirler (Gülüyor). O yüzden hep birlikte yaşayıp göreceğiz bunu.

Eylül’ün erkeklerle kurduğu ilişki biçimi üzerinden, gerçek hayatta günümüz ilişkilerine dair ne söylersiniz?

‘Çıplak’, günümüz ilişkilerine ayna tutan, ilişkilerin biraz daha gözlerden uzak yaşanan kısmını izleyiciyle buluşturan bir iş. Bu yanıyla çok heyecan verici buluyorum. 

Kendi çevrenizde çok tanık oluyor musunuz bu tarz ilişkilere? 

Bu tarz ilişkiler benim çevremde pek yok, aslında projeyle biraz daha farkındalığım arttı. Günümüzde sosyal medyanın da sayesinde insanların birbirlerine erişimi kolaylaştı. Daha özgürleştirici bir yanı olsa da bir taraftan ilişkileri biraz daha hızlı tüketmeye neden oldu sanırım. Ama herkes bir şekilde kendini mutlu eden yolu buluyor.

EYLÜL, PROFESYONEL HAREKET EDEN BİR SEKS İŞÇİSİ DEĞİL

Sizce, gerçekte hiçbir duygu geliştirmeden iki insanı bir araya getiren şey ne oluyor? Sadece profesyonel bir yerden bakılsa bile, bir eskort biriyle bir paylaşıma girince ona ait bir duygu geliştiriyor mu acaba?

Ben tek bir yerden ele alıyorum. Karakter ve insan gibi, daha basit ve insani bir yerden yaklaşıyorum. Eylül de öyle. Hatta Eylül'ün çok da profesyonel hareket edebilen bir seks işçisi olduğunu düşünmüyorum. Bir seks isçisi olması onu duygusuz bir insan haline getirmiyor. Dolayısıyla elbette bir paylaşımınızın, temasınızın olduğu herkes için duygular hissedersiniz. Önemli olan o duygunun doğası ve yoğunluğu.

‘ÇIPLAK’TAKİ CESARET VE TABU YIKMA SADECE CİNSELLİKTEN İBARET DEĞİL 

Sosyal medyada ve sektörünüzde birçok kişi ‘Çıplak’ın tabu yıkan bir iş olduğunu  düşünüyor. Katılıyor musunuz?

Kesinlikle katılıyorum ama biraz farklı bir yerden yaklaşarak... Bu işteki cesaret de tabu yıkmak da çoğunlukla cinsellik üzerinden yorumlandı. Oysaki bence müthiş küçük bir bütçeyle sete çıkılması, diziyi çekerken satılacak herhangi bir platformun ortada olmaması, tamamen telefonla çekilmesi, oyuncuların bu işi kabul ederek çeşitli kariyer kapılarını kapattıklarını kabullenmiş olmaları gibi nedenlerle sektörde mevcut olan bazı tabuları yıktığımızı umuyorum.

Cesaret ve tabu yıkmanın sadece cinsellik üzerinden değerlendirilmesini nasıl yorumluyorsunuz?

Bu iş, bu konu üstüne daha fazla düşünmeme sebep oldu. Ülkemize ve kültürümüze has tabularımız da var, dünya genelindekiler de var. Neden var olduklarını açıklamak, alanında uzman psikolog ve sosyologlara düşer elbette. Ama benim fikrim, belirli bir yaşa gelmiş tüm çocuklara ve gençlere cinsellik eğitimleri verilmesi gerektiği yönünde. Yokmuş gibi davranıp baskıladığımız her şey sonunda tamir edilmesi zor problemler yaratıyor.

Sosyal medyada sadece evli olmanız üzerinden bile eleştirenlere rastladım. Bu tip yorumlar motivasyonunuzu kırıyor mu? Ciddiye alıyor musunuz?

Evli olduğum için direkt kötü bir yorum almadım ama almaya da çok hazırlamıştım kendimi. Oyunculuk performansım adına gelecek her yorumu tabii ki ciddiye alıyorum ama onun dışında özel hayatıma dair yapılmış herhangi bir yorum benim motivasyonumu kıramaz. Çünkü bana her daim destek olan ailem ve eşim yanımda.

ÖZ GÜVENİMİ KAYBETTİĞİM BİR DÖNEMDE, BU ROL SAYESİNDE YENİDEN KAZANDIM 

“Riskli ve birçok anlamda insanın önünü kesebilecek bir işti” demişsiniz. Buna rağmen size bu riski aldıran duygu neydi?

Eylül, daha farklı karakterleri de canlandırabileceğimi başta kendime, sonra da sektördeki karar vericilere göstermem açısından büyük bir fırsattı. Konuya tamamen buradan yaklaştım.

Peki, şu ana kadarki deneyiminizle kariyerinize etkileri ne yönde sizce?

Bugüne kadar olumsuz hiçbir etkisi olmadı, aksine öz güvenimin kırıldığı bir dönemde tekrar öz güvenimi kazanmamı sağladı. Her oyuncunun kendine olan güvenini kaybettiği dönemler oluyordur. Ben de tam olarak böyle bir süreçten geçerken, Eylül beni bu işi yapabileceğime tekrardan inandırdı.

CESARET, KORKMANA RAĞMEN O ŞEYİN ÜZERİNE GİTMEK VE ONUNLA YÜZLEŞMEKTİR

‘Çıplak’ üzerinden en çok tartışılan kavramlardan biri cesaret oldu. Sizin cesaret tanımınız ne? Kendinizi cesur buluyor musunuz?

Bana göre cesaret, bir şeyi yapmaktan korkuyor olmana, sonuçları hakkında endişelerin olmasına rağmen onunla yüzleşebilme ve yapabilme gücüdür. Cesaret hiç korkmamak değil, korktuğun halde üzerine gidebilmektir.  

Konservatuar mezunusunuz ama tesadüfen oyuncu olduğunuzu söylemişsiniz. Her şey nasıl gelişti?

Bunu sormanız çok iyi oldu. İnternette talihsiz bir karışıklık olmuş. Bu vesileyle açıklayayım. Ben konservatuar mezunu değilim. Müge Bayramoğlu ismine sahip, Mimar Sinan üniversitesi Opera Bale mezunu başka bir oyuncu daha var. İki kez evlenmiş. İsimlerimiz aynı olunca ikimizin bilgileri Google’da ve çeşitli web sitelerinde tamamen birbirine girmiş durumda. Ben 6 Eylül 1992 doğumluyum, Görsel İletişim mezunuyum ve şu ana kadar tek bir evlilik yaptım, o da Sinan Payaslıoğlu ile.

OYUNCULUK HAYALİNİ KURDUĞUM BİR MESLEK DEĞİLDİ

Oyunculuk kariyeriniz nasıl başladı?

Bir gün, bir tanıdığımı ziyaret etmek için ‘Pis Yedili’ setine gittim. O gün, ikinci sezonun ilk günüymüş ve benim oynadığım Beril karakteri için yeni bir oyuncu aranıyormuş. Yönetmen, bana yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de bir denemek istediğimi söyledim ve oyunculuk yolculuğum bu şekilde başlamış oldu.

Aklınızda hiç yok muydu öncesinde?

Gerçekten hiç hayalini kurduğum bir meslek değildi. Bizim ailede oyuncu olmak isteyen ablamdı. Ben, siyasetle ilgilenmek ya da haber spikeri olmak istiyordum. Ama işler böyle gelişmeseydi de bir noktada medya sektöründe çalışıyor olurdum sanırım.

Eylül’den sonra nasıl bir rol sizi bu kadar heyecanlandırabilir?

Fiziksel olarak kendimi zorlayacağım bir karakteri canlandırmayı çok isterim. Bir sokak dansçısını, profesyonel bir sporcuyu, bir ses sanatçısını. Yani yeni bir şey keşfetmenin yolunu açacak, buna sebep olacak bir karakteri oynamak beni müthiş heyecanlandırır.

HERKESİN ORTASINDA AĞLAMAKTAN NEFRET EDERİM

Biraz Müge Bayramoğlu’na dönersek, kendinizi nasıl anlatırsınız?

Genel anlamda pozitif bir insanım. Biraz takıntılı bir başak burcuyum. Mesela tek sayılı herhangi bir şey çoğu zaman sinirimi bozar. İnsanlara kolay kolay küsemem, trip atmam, atsam bile unuturum. Herkesin ortasında ağlamaktan nefret ederim. İyi bir dinleyiciyimdir ama çok da konuşurum. “Hayır” demeyi pek bilmem. Yorgunluktan ölüyor da olsam arkadaşlarımla vakit geçirmeye her zaman çok hazırımdır.

Gerçek hayatta, Müge ne yapsa sizin için şaşırtıcı olur?

Yaş aldıkça çok daha kontrollü bir insan olmaya başladığımı fark ediyorum. Çok da sürprizle dolu biri değilim. Kendi adıma yaptığım her şey çok tahmin edilebilir ama belki çevremi şaşırtabilir.

ISRARCI DEĞİLİM, ÇALIŞKAN BİR ÖĞRENCİYİM

Genellikle hedef odaklı mısınız? Bir şeyi kafaya koyduğunuzda Eylül rolünü almak için olduğunuz kadar ısrarcı olur musunuz?

Ben, tam görev insanıyım. Bu hayatta iyi bildiğim ve bence yapmakta başarılı olduğum şeylerden biri araştırmak. Aklımı biraz kurcalayan bir şey varsa sabahlara kadar araştırıp, sonra da o öğrendiğim şeyi birilerine anlatmaya bayılırım. Bir şeyi gerçekten öğrenmek ve yapmak istersem elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. O da aslında o rolü başka birilerine kaptırmamak için değil, kendi vicdanımın beni yememesi için. O rolü ben almasam bile, “Ben elimden geleni yaptım, kısmet değilmiş” demek için… Bu büyük bir kafa rahatlığı. Yani sonuç olarak ısrarcı demek çok doğru olmaz biz ona çalışkan bir öğrenciyim diyelim. (Gülüyor)

;
Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder