Onlar futbolun cambazları

Onlar futbolun cambazları

Eskiden sokaklarda futbol oynamak modayken şimdilerde gençler 'free style football' delisi. Free style football'a Türkçe'de futbol akrobasi deniyor

20 Mayıs 2012, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

MERVE ÖZAYTEKİN

mozaytekin@posta.com.tr

Adından da anlaşılacağı gibi futbol topuyla akrobatik hareketler yapılıyor. Tek başına yapıldığı için bu sporu yapmak istediğinizde oyuncu bulmak zorunda değilsiniz. Futboldaki gibi sakatlanma riski de yok. Futbol akrobasi dünyada yeni yeni popüler olmaya başlasa da aslında geçmişi 1800’lere dayanıyor.

Bu sporu Türkiye’de yapan çok az kişi var. Emin Çiçek ve Mehmet Kivik ise en ünlülerden. Yetenek Sizsiniz yarışmasına katılmış, birçok yarışmada da derece almışlar. Yakında adını daha çok duymaya başlayacağımız bu spor ve ikilinin hikayesini merak ettik.

Siz kimsiniz? Nereden aklınıza geldi topla akrobatik hareketler yapmak?

Emin Çiçek: Babam taksici annem ev hanımı. Kocaeli Üniversitesi’nde İşletme Bölümü’nde okuyorum. 2006’da, lise yıllarımda futbolcu Cristiano Ronaldo çok meşhurdu. Onun videolarını seyrederdim. Topla hareketler yapardı. Videoların adı free style football diye geçerdi. Türkçe’de futbol akrobasi deniyor. Halk arasında futbol cambazlığı diye de söyleniyor. Ondan ilham aldım. Ben de Ronaldo gibi topu alıp sokaklara, okul bahçelerine çıktım. Boş alan gördükçe çalışıyordum, kendimi geliştirdim.

Mehmet Kivik: 22 yaşındayım. Marmara Üniversitesi Endüstriyel Elektronik Bölümü’nden mezun oldum. Şimdi de Açık Öğretim Üniversitesi’nin İşletme Bölümü’ne devam ediyorum. Küçük yaşlardan beri futbol hastasıydım. Hatta televizyonda konusu futbol olan bir Japon çizgi filmini devamlı seyrederdim. Hiperaktifim. Futbol oynayınca hırçınlaşabiliyordum. Ailem de beni judo, karate gibi başka sporlara yönlendirdi. Ama futbol aklımdan çıkmadı. Lisede bir arkadaşım topu ayak üzerinde hareket ettirmeyi gösterdi. O gün bu spora bayıldım. İnternetten izleyerek, deneyerek freestyle football’u öğrendim. 2008’de kendimi geliştirdim, keşke daha erken başlayabilseymişim.

İkiniz nasıl tanıştınız?

E.Ç.: Bu sporu Türkiye’de yapan çok kişi yok. 25 kişi kadarız. Bir sosyal paylaşım sitesinde free style football grubu vardı. Orada tanıştık. Birbirimizin tarzını beğendik. Ve bir takım olduk. Birbirimizden uzakta otursak da yaptığımız spor sayesinde sık sık görüşüyoruz.

‘Topla alakalı olduğu için ailelerimiz karşı çıktı’

Aileleriniz ne dedi?

E.Ç.: İkinci üniversitemi okuyorum. Okuyorum diye karşı çıktılar. “Boş iş, zamanını alıyor” dediler. Ama baktılar başarılıyım. Para kazandırıyor. Fuarlarda günde 4 seans gösteriye çıktığımızda 250-300 TL alıyoruz. 1 seans en fazla 8 dakika sürüyor. M.K.: Annem ev hanımı, babamsa uzun yol gemilerinde makinist. Şimdi emekli oldu. Ailem futbol gibi bu da topla alakalı olduğu için karşı çıktı. Hala da çok içlerine sinmiş değil. Ama futboldaki gibi sakatlanma riski yok. Tehlike ancak topa hükmeden kişi olabilir. En fazla topun üstüne basıp yere düşebilirsiniz. Desteklemeseler de biz başarılı oldukça seslerini kısık tutuyorlar diyelim...

‘Bu sporda topa sadece bir kişi hükmediyor’

Bu sporda iyi olmak için futbolu iyi oynamak gerekir mi?

M.K.: İkisi benziyor. Farkı yok sanılıyor, ama aslında çok farklı. Futbolda 22 kişi bir topun peşinden koşar, free style football’da ise bir top bir kişinin peşinden koşar. Ve topa da bir kişi hükmeder. Free style football bireysel bir spor dalı olduğu için topun üzerine strateji geliştirirsin, oyuncuların değil.

Kuralları nedir?

E.Ç.: Genelde el kullanmak yasaktır. Baş, yer hareketleri, ayak tabanında, sırttan kaydırarak topu oynatabilirsiniz. Sadece belli hareketlerde el kullanılır. M.K.: Yarışmalarda da, diyelim iki kişi karşılıklı yarışıyor, üç önemli kriter var: Kontrol, yaratıcılık, stil. Stil topla uyum; yaratıcılık fark yaratan hareketler demek. Kontrol de topu mümkün olduğunca sektirmemek anlamına geliyor. Tüm hareketleri yaparken hepsini birbirine uyumlu bağlamak gerek. Üç dakikada bir hareket yapılıyor, 30 saniyede bir de hareket değiştiriliyor.

İkiniz yarışsanız birbirinizin zayıf noktalarını bilirsiniz herhalde?

E.Ç.: İkimiz de birbirimizin eksiklerini çok iyi biliyoruz, görüyoruz. Birbirimizi artık çok iyi tanıyoruz. Eksiklerimizi gördükçe birbirimizi uyarıyoruz. Takıldığımız kısımlarda birbimizi çalıştırıyoruz. Böylece yarışmalara daha kuvvetli katılıyoruz.

M.K.: Beraber ‘Yetenek Sizsiniz’in ilk sezonuna katıldık. Yarı finale kadar çıktık. 2010’da Ankara’da RedBull Street Style’ın Türkiye finali vardı. 1500 kişiden ilk 16’ya kaldık. Emin Türkiye 3’üncüsü oldu. Bense ilk 8 içindeydim. Birçok spor programı bizi konu etti. Onun haricinde sokak gösterilerine çıktık. Dolayısıyla iyi bir ekibiz. Ben bir reklam filminde oynadım. Free style football ile reklam filmlerine de, dizilere, filmlere de açığız. Sonuçta bu işi yapan pek insan yok etrafta.

Kızların bu spora ilgisi nasıl?

E.Ç.: Spor olarak kızlar da yapabilir ama diğer ilgiyi soruyorsanız Mehmet anlatsın!

M.K.: Çalışınca o kadar yoğun çalışıyoruz ki, hayatımızda özel biri varsa ilgisizlikten yakınabiliyor. Sahneye çıkınca da herkesin gözü önünde oluyorsunuz. İster istemez kızların ilgisi artıyor, sahnedeki adam oluyorsun bir anda.

Ne kadar daha yapacaksınız bu sporu?

E.Ç.: Bu sporun yaşı yok. Ayaklarımız tuttuğu sürece yapabiliriz.

M.K.: Şimdi en büyük hayalimiz Avrupa Şampiyonası’nda ülkemizi temsil etmek. Bunun için de öncelikle 2014’te Türkiye Şampiyonu olmak için çalışıyoruz. Tek ihtiyacımız olan sponsor. Böylece çalışma şartlarımız daha iyi olacak ve ülkemize şampiyonluğu getireceğiz.

(13.05.2012 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Osmanlı'nın Balkanlar'daki mirası: Saraybosna