Peugeot 301 ile 1. Randevu

Peugeot 301 ile 1. Randevu

17 Ağustos 2013, Cumartesi 06:30
A A

Türk tüketicisinin yıldızı sedan otomobiller. Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin açıkladığı satış rakamlarını da bunu destekler nitelikte. 2013 yılı ilk 6 ayında Türkiye’de satılan otomobillerin yüzde 43,8’i sedan karosere sahip. Bu karoser seçeneği bu kadar popüler olunca otomotiv üreticilerinin de büyük ilgisi kaçınılmaz oluyor. Uzun yıllar model gamında ağırlıklı hatchback karoserli modellere yer veren markalardan birisi hiç kuşkusuz Peugeot idi. Bu trendi değiştirmeyi hedefleyen marka daha önce 206 Sedan ile bir denemede bulunmuş ancak başarılı olamamıştır. B segmentinde iddialı bir sedan model arayan Peugeot, en sonunda 301 modelini ortaya çıkardı.



 301 modelinde yeniden bir başarısızlık yaşamak istemeyen Fransız üretici bu kez işini sağlama alarak modeli pek çok coğrafyada ve hava koşulunda test etmiş. 4 milyon km süren bu testlerin sonucunda nihai üretim ortaya çıkmış ve pazara sürülmüş. Otomobil Peugeot’nun İspanya’daki Vigo fabrikasında üretiliyor.

Uzun dönem testimizin son konuğu olan Peugeot 301’i önce yakından tanıyalım, ardından bu model ile geçirdiğim 2 bin km’nin detaylarını sizlerle paylaşacağım.
 
Yazı: TULU DARICAN
 
Logosunu kapatsanız bile 301’in bir Peugeot modeli olduğu hemen fark ediliyor. Ancak model markanın yeni tasarım dilini yansıtıyor. Ön bölüm şık görünüyor. İnce farlar ve büyük radyatör ağzı bu görünümü destekleten öğelerden. Genel tasarım markanın D segmentindeki tePeugeot uzunluk disiplininde geride kalsa da aks mesafesi Accent Blue’dan 8 cm, Fiat Linea’dan ise 4,7 cm daha büyük. Bu sayede araç özellikle arkada oturanlara bu segmentin ötesinde bir yaşam alanı sunuyor. Diz mesafesi sorunsuz ve rahat. Peugeot 301 bagaj hacmi anlamında da çok iddialı. VDA değerine göre 506 litre bagaj hacmine sahip. Bu değer Accent Blue’dan 175 litre, Fiat Linea’dan 140 litre daha büyük. Kısacası Türk tüketicisinin soğan çuvalından, mangalına kadar tüm eşyalarını bu bagaja sığdırmak mümkün.
 
B segmenti sedanların fiyatlarının düşük tutulması amacıyla genelde iç mekan kalitesi de düşük seçiliyor. Bu sorun 301’de de mevcut. Ancak sert plastiklerin kalite hissi bana göre segmentindeki rakipleriyle karşılaştırıldığında tam ortada bulunuyor. Burada eleştirilecek tek detay vitesin sağına ve soluna konumlandırılan cam açma butonları. Keşke çok düşük maliyet artışıyla bu parçalar kapı kollarına alınsaydı. Ciddi farklılık yaratılabilirdi.
 
USB, AUX ve Bluetooth üzerinden müzik çalabilen müzik sistemi diğer Peugeot modellerinden tanıdık. Havalandırma kapaklarının etrafındaki parlak siyah kaplamalar ve torpido gözünün üzerindeki alüminyum çıta ile zengin bir görünüm elde edilmeye çalışılmış. Altı düzleştirilmiş direksiyon simidi ele iyi oturuyor. Derinlik ayarı olmayan direksiyonun arkasındaki kontrol elemanları ile hız sabitleyici ve müzik sistemi komuta ediliyor. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Peugeot 301, Türkiye’de iki benzinli bir dizel motor ile satılıyor. Benzinli motorlar 1.2 litre 72hp, 1.6 litre 115hp iken, dizel seçenek 1.6 litre 92hp’lik ünite. Uzun dönemimizde test ettiğimiz seçenek dizel versiyondu. PSA ailesinin pek çok üyesinden tanıdığımı bu motor 3500 d/d’de 92hp güç, 1750 d/d’den itibarense 230 Nm tork çıkışına sahip. PSA ailesindeki 1.6 litrelik 110hp güç çıkışına sahip, değişken geometrili turbolu motorla sadece turbo yapısıyla ayrılan test aracımızdaki motor, otomobili taşımakta zorlanmıyor. Fabrika verilerine göre 0’dan 100 km/s hıza 11.2 saniyede ulaşan 301’in son hızıysa 180 km/s. Alt devirlerde ufak bir cansızlık yaşansa da akabinde gelen güç otomobilin sollama manevraları dahil sıkıntısız bir sürüşe sahip olmasını sağlamış. Özellikle karma yol kullanımında 4.8 litrelik tüketimi sorunsuz bir şekilde yakaladım. Genel 2000 km kullanım ortalamam ise 5.1 litre olarak gerçekleşti. Eğer araçta 6 kademeli bir şanzıman sunulsaydı uzun yolda inanılmaz tüketim ortalamaları yakalamak içten bile olmayacaktı.
 
Bir önceki nesil B segmenti sedan modeller genellikle güven vermeyen sürüş dinamikleriyle biliniyorlar. Ancak yeni nesil pek çok model artık bu alanda daha başarılılar. Peugeot 301’de yeterli başarıyı gösteren modellerden birisi. Orta sertlikteki süspansiyonlar virajlarda yana yatmayı önlüyor. Fakat 301’den klasik bir hatchbackin yol tutuşu performansı beklenmemeli. ESP sisteminin tüm versiyonlarda standart olarak sunulmasıysa tehlikelerin büyümeden engellenmesini sağlıyor. Konfor anlamında yoldan gelen darbeler başarıyla emiliyor. Uzun yolda da aracın fazlasıyla konforlu olduğunu belirtmeliyim. Sadece yükselen hızla birlikte iç mekana sızan rüzgar sesi bir miktar artıyor. 
 
 
 
 
 
 
Peugeot 301, sınıfına göre ortalama bir fiyat etiketine sahip. Ondan daha ucuz modeller bulunmasına karşın donanım ve sürüş konforu düşünüldüğünde 301’in fiyatını hak eden bir otomobil olduğunu söylemem gerekiyor. 2000 km kullanım sonunda araçla ilgili herhangi bir sorun yaşamadık. Özellikle toplamda 20 bin deviren test aracımızın elektronik parçaların herhangi birisinde bir sorun veya çalışmama görmedik. Keza iç mekanda gıcırtı ve istenmeyen sesler de oluşmamıştı.
 
Kısacası Peugeot, 301 modeliyle iyi iş çıkarmış ve Türk tüketicisinin ihtiyaçlarını doğru anlayan bir otomobil ortaya çıkarmış. Markanın tüketici cephesinde en çok endişe yaratan ve 2000’li yılların başındaki modellerden kaynaklanan ‘dayanıklılık’ bu modelde şansa bırakılmamış. Üretimden önce yapılan uzun testler neticesinde bu modeli satın alanların kronik sorunlarla boğuşacağını düşünmüyorum.
 
 
 
 
 
 
 

   Bu modelin kampanyaları, ikinci el ilanları ve haberleri için Arabam.com sayfasına bakın...

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.