Sitcom kültürüne ne kadar aşinayız? Gülmek için kahkaha efekti şart mı?

Sitcom dizileri özellikle Amerika’da tarih boyunca en fazla izlenen yapımlar olarak karşımıza çıktı. Çoğumuzun hayatının bir döneminde gecesini gündüzüne katıp bir sitcom dizisini binge-watch yapıp (bir oturuşta bölümlerce, sezonlarca diziyi kısa bir sürede hüpletmek) izlemişliği vardır. Peki nedir bu sitcom? Her komedi sitcom mudur? Sitcom'da kahkaha efekti olması zorunlu mu? // Doğukan Tevfik Meriç

01 Kasım 2019, Cuma 14:54
A A
Sitcom kültürüne ne kadar aşinayız? Gülmek için kahkaha efekti şart mı?

Sitcom, bu tarz dizilere birazcık ilgisi olan herkesin bildiği üzere situation ve comedy kelimelerinin ilk üç harfinin bir araya gelmesiyle oluşan bir kısaltma.

Situation durum demekken; comedy de komedi, güldürü anlamına geliyor. Yani sitcom, kısaca durum komedisi demek.

Eskiden, “Gülme efekti olan dizi sitcom'dur, diğer diziler komedi dizisidir” diye düşünülürdü.

Halbuki ortada komik bir durum yoksa, insanlar buna gülmez.

Bu işin matematiği de budur.

Komik olan bir duruma sıradan insanları sokarsanız, ekstra bir şeylere ihtiyaç duymadan durum komedisi çıkartmış olursunuz ortaya.

O komik olan durumun içine sıradan olmayan insanları sokarsanız da absürd durum komedisi yapmış olursunuz.

Sitcom ve komedinin dört işlemi bundan ibaret aslında.

Sonuç olarak, her hikaye bazlı komedi yapımı bir sitcom'dur diyebiliriz.

 

İki tür sit-com var

Brooklyn Nine-Nine


Gelelim kahkahalı-kahkahasız dizi olayına...

Günümüz Amerikasında bu iki durum için daha teknik iki terim kullanılıyor.

Bu terimlerin isimleri single camera comedy ve multiple camera comedy.

Yani tek ve birden fazla kameralı komedi.

 Tek kamera ile çekilenler, kurulu bir arka plan olmadan, doğal mekanlarda çekilen dizileri ifade ediyor.

Bu dizilerde genellikle kahkaha efekti olmaz.

Brooklyn Nine-Nine, Modern Family, Leyla ile Mecnun ve Kardeş Payı gibi diziler bu kategoriye giriyor.

Çoklu kamera ile olan komediler ise, bir sahneyi en az 2-3 kameranın çektiği, dış mekanda geçiyormuş havası veren ama aslında stüdyoda çekilen dizilerdir.

Friends, Seinfeld, Avrupa Yakası gibi diziler bu kategoriye giriyor.

 

Radyo yılları

Bizim bildiğimiz dizi döneminden önce, radyo dizileri vardı.

Radyo dizilerinde de sitcom revaçtaydı.

Radyoda bir durumu dinleyiciye anlatmak televizyona göre daha zor olabileceği için gülme efekti bu zamanlarda moda oldu.


Biraz da görüntülü gülelim

İlk televizyon sitcom'u, İngiliz devlet kanalı BBC tarafından 1946’da yayın hayatına başladı ve yaklaşık 1 yıl sürdü.

O zamanlarda belki BBC bile televizyon için bir dönüm noktası yarattığının farkında değildi.

O andan sonra dünyanın her yerinde sitcom'un alıcısı oldu ve günümüze kadar uzanan bir üretim süreci başladı.


Hollywood'da sit-com'un doğuşu

Birleşik Devletler’de yayınlanan ilk televizyon sitcom'u, Mary Kay and Johnny adındaki diziydi.

1947’den 1950’ye kadar 3 yıllık serüveninde kendisiyle birlikte birçok sitcom'un da öncüsüydü.

Günümüzde kayıtları olmadığı için kesin bir şey söylemek mümkün olmasa da 300 civarı bölüm yayınlandığı düşünülüyor.

1940’ların Hollywood'unda 3 senede 300 civarı bölümün çekilmesi insanı bir düşündürmüyor değil.


I Love Lucy

I Love Lucy


Amerikan seyircisine sitcom'u tanıtan Mary Kay and Johnny idi ama bu türü göklere çıkaran I Love Lucy oldu.

 I Love Lucy o zamanki Amerikan toplumunu avucunun içine almış bir diziydi.

İzlenme rekorlarının günümüzde yakalanması imkansız.

Şimdi 0.8 rating alan dizilerin başarılı sayıldığı bir televizyon ortamı varken, I Love Lucy ikinci sezonundaki 31 bölümü ile 67,3 rating ortalaması tutturmuştu.

Hatta 19 Ocak 1953’teki bölümü 71.7 rating ortalaması aldı.

Bu demektir ki, Amerika sınırları içinde televizyon izleyen insanlardan her 100'ünün 71.7’si I Love Lucy’nin “Lucy Goes to the Hospital” bölümünü izledi.

Bu rekoru şimdiye kadar tek kıran program ise Elvis Presley’in ilk televizyon görünümünü gerçekleştirdiği The Ed Sullivan Showoldu.

Şovun bu bölümü 82.6 rating ortalaması aldı.


60'lar ve 70'ler


Bu yıllarda sitcomlar en başarılı dizi türleri olmayı sürdürdü.

8 sezon süren The Andy Griffith Show ve 5 sezon süren The Dick Van Dyke Show, 1960’lara damga vurdu.

The Dick Van Dyke Show’da da başrol olan Mary Tyler Moore 1970’lere girerken kendi şovunu yarattı.

The Mary Tyler Moore Show adındaki bu şov da çok sevildi.

İnsanlar kadın komedyenleri izlemeyi de erkek komedyenler kadar çok seviyor; hatta kadın komedyenlerin dizileri çok daha fazla izleniyordu.

Ve bu kadın-erkek eşitliği o zamanların Amerikası için her sektörde yaşanan bir şey değildi.

 Amerikan halkı bir başka sitcom efsanesi için hazırdı artık.

M*A*S*H adındaki dizi, askeri doktorların komik hikayelerini tam 11 sezon boyunca izlettirdi.

Ayrınca iki sezon süren de bir devam dizisi çekildi.

Dizi 70’lere ve 80’lere damga vurdu.

 

80’ler, 90’lar, NBC ve sitcom'un altın çağı


Komedi dizilerinin mekanı olan CBS kanalı, 1980'lerde yerini tavus kuşu ikonlu medya devi NBC’ye bıraktı.

1980’lere ve 1990’lara damga vuran komedi dizilerinin neredeyse yüzde 90’ı NBC kanalının dizileriydi.

Cheers, Frasier, The Cosby Show, Golden Girls, Friends, Taxi, Will & Grace ve daha birçok efsane, 1980’ler ve 1990’lar komedisi NBC’nin bünyesi altındaydı.

Bu efsanelerin başında şüphesiz bir barda geçen eğlenceli hikayelerin anlatıldığı Cheers gelmekteydi.

Cheers tam 11 sezon sürdü.

Bu dizideki Dr. Frasier Crane karakteri, Cheers bittikten sonra kendi dizisine sahip oldu.

Frasier adındaki dizi de öncülü Cheers gibi 11 sezon sürdü ve Frasier karakteri ekran macerasını 1980’lerden 2000’lerin başına kadar devam ettirerek televizyon tarihine geçti.

Şimdilerde başı cinsel taciz davalarıyla belada olan Bill Cosby, The Cosby Show dizisiyle dönemine damgasına vurmakla kalmayıp ülkemizde de TRT’de yayınlanarak o dönemdeki birçok insan tarafından tanınırlık elde etti.

Siyahilerin hikayesinin anlatıldığı iki dizi o dönemin Amerikan toplumu tarafından çok sevilmişti. Biri The Cosby Show'du, diğeri ise The Jeffersons.

 Aynı dönemde The Golden Girls de büyük izlenme oranları yakaladı ve 7 sezon boyunca ekranlarda kalmayı başardı.

1990’lara yaklaşırken Seinfeld gibi kült bir dizi yine NBC tarafından yayınlanmaya başladı.

İlk sezonunda sıkıntılar yaşasa da, sonradan çok sevilen Seinfeld, 9 sezon devam etti.

Günümüzde bile her yeni diziyi Seinfeld veya Friends ile kıyaslıyoruz.


Friends dönemi



1990’ların ortalarına doğru New York’un merkezinden 6 arkadaşın hikayesini getirdi NBC.

10 sezon boyunca hiç ivme kaybı yaşamadan, diğer komedi dizilerinin aksine her sezon daha da kendini bulan Friends, efsane olmuş karakterleriyle hala gönlümüzdeki tahtın sahibi.

Friends biter bitmez 2004-2006 arası iki sezon sürecek Joey karakterine özel bir devam dizisi ekranlara geldi.

Ama insanların ağzında mayhoş bir tat bırakmaktan öteye gidemedi.

Friends’in tahtını almayı bırakın, sallayamadı bile.


Milenyum sonrası sit-comların durumu


2000’lerin ilk yarısında efsanevi sitcomların bitişine üzülüyorduk.

Friends, Everybody Loves Raymond, Will & Grace, Frasier gibi diziler birer birer terk ediyordu televizyon dünyasını.

Ama yepyeni komedilerle o güzelim yarım saatler dolmaya başlamıştı bile.

Fakat 1940’lardan beri süregelen o kahkahalı komedi mantığı yavaş yavaş dış çekimlere ve kahkahasız komedilere bırakmaya başlamıştı yerini. 

Curb Your Enthusiasm, Arrested Development, The Office, Park and Recreation, Brooklyn Nine-Nine, Modern Family, 30 Rock gibi komedi dizileri, How I Met Your Mother, The Bg Bang Theory, Two and a Half Men gibi gülme efektli yapımlar seyirciyi rahatsız etmeye başlamıştı.

Artık insanlar hem tek kameralı, kahkahasız; hem çok kameralı, kahkahalı diziler izlemek istiyordu.

Kendi aralarında bir denge kurmuşlardı.

Neyse ki, “Sitcom kahkaha efektli komedi dizisidir” şeklindeki algı milenyum ve sonrasında büyük ölçüde kırıldı.


Kahkaha efektinin ulusal kanallardaki direnişi

Her ne kadar bu durum dengelenmiş de olsa, son zamanlarda en çok izlenen dizi türleri hala kahkaha efektli komediler ve polisiyeler.

İşte tam burada Amerika’daki ulusal ve kablolu yayın sistemini iyi bilmek gerek.

CBS, ABC, NBC, FOX gibi ulusal kanallarda kahkahalı komediler hala en fazla izlenen diziler olsa da, insanların para vererek izlediği premium kanallarda kahkahalı komedi çok da talep edilen bir tür değil artık.


Peki ülkemizde durum nasıl?


Ülkemizde anne babalarımızın bile bildiği “Cosby Aile”li, “Altın Kızlar”lı dönemin ardından kendi sitcom'larımızı üretmeye başladık.

Kaygısızlar, Bizimkiler, Kaynanalar, Mahallenin Muhtarları, Kuruntu Ailesi, Gülşen Abi, Yedi Numara, Çocuklar Duymasın, En Son Babalar Duyar, Avrupa Yakası, Ayrılsak da Beraberiz, Dadı, Sıdıka, Bir Demet Tiyatro ve daha birçok komedi dizisi, Türk televizyon tarihinin unutulmaz komedi dizileri arasına girdi.

Bazılarının kaliteleri tartışılsa da, hepsini dönemine göre değerlendirmek daha iyi olur.

Eski dönem Türk sitcom'ları ile güncel dönem Türk sitcom'ları arasında büyük bir fark var.

Önceden aile dostu, sıcak, ne olursa olsun her şeyin mutlu sonlandığı diziler varken; yeni neslin talepleri değişti.

İnternet çağının getirdikleri ile birlikte mizahın çabuk tüketilir oldu.

Böylece Türk televizyonları Leyla ile Mecnun, İşler Güçler, Kardeş Payı gibi daha sıra dışı işlere yatırım yapmaya başladılar.

Ülkemizdeki genç nüfusun uzun dizi sürelerine ve reklamlara olan alerjisi yüzünden bu gibi yapımlar hiçbir zaman televizyonda rağbet görmedi.

Komedide zeka parıltısı isteyen genç ve kafa olarak genç kitleyi yakalamayı başaran orta yaşlı kitlenin, gülmek için sosyal medyadaki videolara veya online stream platformlarına yöneldiği zamanlardayız.

Bu dizi süreleriyle televizyon ekranlarında kaliteli komedi yapmak da imkansız artık.

Maalesef televizyonlarımızın kalitesiz komediye ve içi boş dram dizilerine teslim olduğu zamanları yaşıyoruz.


Haberin fotoğrafları için tıklayınKıymeti bilinmeyen, mükemmele yakın 10 dizi

Sıradaki haber yükleniyor...