TÜSİAD: Seçim barajı yüksek

TÜSİAD: Seçim barajı yüksek

TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, gündeme ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Avrupa Birliği'nin Türkiye'yi kesinlikle kaybetmek istemediğini belirten Dinçer, yüzde 10'luk seçim barajının yüksek olduğunu söyledi

04 Aralık 2014, Perşembe 16:02 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, Brüksel dönüşü düzenlediği basın toplantısında gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Bedelli askerlik konusunda soru üzerine Haluk Dinçer, “Bizim TÜSİAD olarak bedelli askerlik konusunda herhangi bir pozisyonumuz yok" dedi.

Dinçer, AB üyeliği konusunda ise, "Cok net söyleyebilirim, son dönemdeki gelişmeler nedeniyle AB Türkiye’yi kesinlikle kaybetmek istemiyor" diye konuştu.

AB HEYECANINI CANLANDIRMA İHTİYACI İÇİNDEYİZ

Avrupa Parlamentosu’nun, yeniden seçilen başkan Shulz dışında, yenilendiğine değinen Haluk Dinçer, basın toplantısında şunları söyledi: “Türkiye’de şu anda gündemde çok fazla olmayan AB heyecanını tekrardan canlandırma ihtiyacı içindeyiz. Tüm göreve gelen makamları ziyaret ettik. Parlamento başkanı ile özel bir görüşme yaptık. Dış ilişkiler bakanlığı, gelişmeden sorumlu komiserle görüştük. Sayın büyükelçimizle durumu değerlendirip, İstanbul’a döndük. Fasıllarla ilgili, malum 2005’ten bu yana katılım müzakereleri yapılıyor Avrupa Birliği ile. Bu fasılların açılması, kapanması sürecinde, esasında Avrupa Birliği’nin bugüne kadar görülmediği ölçüde yavaş hareket ettiğini belirttik.

MÜZAKERELER KESİLDİ, BLOKAJLAR DEVAM EDİYOR

Malum 35 tane fasıl var. Bunların sadece bugüne kadar 14 tanesi açılabildi. Bir tanesi geçici olarak kapatılabildi. Bu 35 faslın 17 tanesi de siyasi nedenlerle bloke edilmiş durumda çeşitli ülkeler tarafından. Bunlardan bir tanesi bizce diğerlerinden daha önemli. O da Güney Kıbrıs’ın blokajı. Güney Kıbrıs, Kıbrıs’taki sorunlar nedeniyle, 23 ve 24. başlıkları, fasılları bloke ediyor. Bunlardan bir tanesi yargı ile, bir tanesi temel hak ve özgürlükler ile ilgili ki, bu fasıllar esasında bugün AB’ye üye olmak için başvuran ülkeler için ilk görüşülmesi gereken fasıllar. Adada hem Yunanistan’da, hem kuzey ve güney Kıbrıs’la ilgili müzakereler başladı.

Geçtiğimiz haftalarda bu müzakereler kesildi. Bu blokajlar aynı şekilde devam ediyor. Bize göre Güney Kıbrıs kendi menfaatine de olan bir şey yapmıyor. Hem kendisini zarara uğratıyor. Kuzey Kıbrıs’ta ihtilaf çözülmediği zaman adada normalleşmenin gerçekleşmediği ortada. Sadece Kıbrıs’ı değil, aynı zamanda tabii Türkiye ve Yunanistan’ı. Belki de daha büyük ölçekte tüm doğu Akdeniz ülkelerini ilgilendiren bir konu. Fakat bunun da ötesinde bir problem var. Bu durum, Avrupa’nın arz güvenliği sorununu oluşturuyor.

Çünkü Avrupa malum arzda bir çeşitlenme arzu ediyor. Rusya’ya alternatif kaynaklar arayışı içerisinde. Ama adanın mevcut statüsü ve bu sorunlu hali devam ettiği sürece, bu alternatiflerin gerçekleştirilmesi, hem Kıbrıs civarındaki gaz kaynaklarının, hem de İsrail’deki gaz kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasının önünde ciddi engeller oluşuyor. Bizi yine çok ilgilendiren bir bölümü; bu adadaki sorun çözülmediği taktirde Türkiye’nin AB katılım süreci de aksıyor."

AB TÜRKİYE'Yİ KESİNLİKLE KAYBETMEK İSTEMİYOR

Ne izlenimler edindik? Her şeyden önce son dönemdeki jeopolitik gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki önemini artırmış durumda. Brüksel’de bu çok net bir şekilde ifade edildi. Rusya ve Türkiye’nin yakınlaşması ki tesadüfen bizim (AB) ziyaretimizin bir iki gün öncesine denk geldi Başkan Putin’in Türkiye ziyareti. Bu yakından izleniyor Anlam verilmeye çalışılıyor. Avrupa tarafından, anlam verilmeye çalışılıyor. Bir tarafından da Rusya’ya uygulanan gerek ABD tarafından, gerek Avrupa Birliği tarafından yapılan yaptırımların Türkiye’nin dahil olup olmaması da bir tartışma konusu olarak ortaya atıldı. Bunun ötesinde çok net söyleyebilirim, son dönemdeki gelişmeler nedeniyle AB, Türkiye’yi kesinlikle kaybetmek istemiyor. Türkiye ile ilişkilerini güçlendirmek istiyor ve but katılım sürecine de hız vermek istiyor.

DEMOKRATİK STANDARTLARA YÖNELİK OLUMSUZ GELİŞMELER KAYGIYLA İZLENİYOR

Türkiye’de demokratik standartlara yönelik olumsuz gelişmeler kaygıyla izleniyor. Bunlar Türkiye karşıtlarını güçlendiriyor. Türkiye dostlarını, zor durumda bırakıyor. Bunlar bize net bir şekilde ifade edildi. Bilhassa parlamentoda, daha sonra komisyonda net bir şekilde ifade edildi. Hukukun üstünlüğü alanında ciddi kaygılar var. Bütün bunların da Türkiye konusunda bir olumsuz algı yarattığının altı çizildi.

AB'NİN 3 KOMİSERİ GELİYOR

Bugüne kadar görülmemiş şekilde, AB’nin üç komiseri Türkiye’yi ziyaret edecek. Ziyaretçilerden bir tanesi dış ilişkilerden sorumlu. Bir tanesi gelişmeden, üçüncüsü Güney Kıbrıs’tan, insani yardım ve krizle mücadeleden sorumlu. Daha çok Suriyeli mültecilere ilgili gözlemlerde bulunmak üzere geliyor. Resmi ve özel ziyaretler gerçekleştirecek. Daha sonra Gaziantep civarındaki bir mülteci kampını ziyaret edecekler ve Türkiye’den ayrılacaklar. Bu da Türkiye’nin öneminin Avrupa Birliği gündeminin üst sıralarda olduğunun bir göstergesi.

SEÇİM BARAJI

Haluk Dinçer, seçim barajıı hakkında TÜSİAD’ın görüşünün sorulması üzerine, şöyle konuştu: “TÜSİAD’ ın görüşü uzun yıllardır bu konuda bellidir. Bize göre Türkiye’de baraj yüksektir. Malum anayasamız temsili adalet, yönetimde istikrar ilkesini belirtmiştir Ama bir yüzde koymamıştır. Bu daha sonra konulan yasalarla belirlenmiştir. Bu hükümetten de önce konulmuş bir seviyedir.

Malum AK Parti hükümetinden de önce, 2002’den önce, hükümetler silsilesi tarafından konulmuş, uygulanmış bir seviyedir. Dünyada görülmemiş, ne Türkiye’nin batısında ne de doğusunda demokratik bir ülkede görülmemiştir. Yıllardan beri, düşürülmesi için hem iktidar, hem muhalefet partileri ile görüştük. Bugüne kadar gerçekleşmedi."

HİÇBİR ŞEY YAPILMAZSA YOLSUZLUKLAR KENDİ KENDİNE KALKMAYACAK

Yolsuzluk ilgili mücadele konusunda ise Dinçer, "Bu hem G-20, hem B -20’nin, hem hükümetin gündeminde olan bir konu. Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün, Türkiye’yi 11 basamak aşağıya düşüren çalışma. Bulgular esasında bizin geçen hafta açıkladığımız yolsuzluk raporu bulgularını da teyit eder nitelikte. Sayın Babacan’ın açıklamaları, bu konunu üzerine gidileceği, bununla ilgili strateji oluşturulacağı. Bunları olumlu değerlendiriyoruz. Hiçbir şey yapılmazsa bu yolsuzluklar, kendi kendine ortadan kalkmayacak. Bunun altını çizmek isteriz" dedi. Bedelli askerlik konusunda soru üzerine de Haluk Dinçer, “Bizim TÜSİAD olarak bedelli askerlik konusunda herhangi bir pozisyonumuz yok" dedi. 

Mustafa ÖZDABAK / DHA

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Son dakika: Sigorta prim teşviki süresi yıl sonuna kadar uzatıldı