Engelli klişelerini sorgulamalıyız

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hayatta engellilerle ilgili söylenen bazı klişe sözler vardır. Bu boş klişe söz demetinden uzun yıllar faydalanıldı. Çoğunlukla engellilere karşı dayanışma ve anlayış göstermeye çalışan engelli olmayan insanlardır. Aslında çoğu zaman insanlar kendi deneyimlerini anlamak için çaba sarf ediyorlar. Her iki durumda da engelliler hakkında kullanılan bu klişeler iletişimi kuvvetlendirmek yerine maalesef aradaki engeli arttırıyor.

Engellilik sorunları hakkında daha az tartışmaya değil, daha fazla tartışmaya ihtiyacımız var. Ve bu tartışmalara katılmak için olabildiğince çok insana ihtiyacımız var. Ama düşünmeden konuşmaktan önce söyleyeceklerimizin doğru, değerli ve gerekli olup olmadığını sorgulamalıyız. Bu yazıyı okuyup, “Ya bu Yavuz Kocaömer ne demek istiyor?” diyebilirsiniz. Size engelli insanların ‘engellilik’ hakkında çok sık duydukları ifadeler ve aforizmalardan örnek vererek açıklamak isterim. Bunlarda gerçeklik paydaları olsa da çoğu durumda engelli insanlar için yanlış ve basmakalıp sözlerdir.

“HERKESİN BİR TÜR SAKATLIĞI VAR.”

Neden insanlar bunu söylüyor? Çünkü, engelliliklerin göründüğünden çok daha yaygın ve ‘normal’ olduğu iddia ediliyor. Nahoş olduğu varsayılan bir kişinin engelliliğinin önemi, en aza indirgenmek isteniyor. Çünkü, engelliliği herkesin sahip olabileceği başka bir karakteristik özellik, zayıflık veya kusura indirgemek hedefleniyor. Aslında yapılmak istenen, engelliliğin varlığını tanımlayarak sosyal engellilik damgalamasının üstesinden gelme çabasıdır. Bazen engelli insanların saygısında bir tür sosyal değişimi teşvik etmek amaçlanmaktadır.

Bütün bu bakış açıları engelliler açısından dahili bir başa çıkma mekanizmasıdır. Pek çok engelli insanın bu fikre gerçekten katılıp kullandıklarını belirtmek gerekir. Tüm ‘engellilik’ kavramını yumuşatmak ve sökmek, bazı engellilerin yararlı bulduğu sosyal engellilik kimliğini işlemenin oldukça popüler bir yoludur.

BUNUN NESİ VAR?

Sorun şu ki, önemli sayıda engelli kişi aslında aynı fikirde değil ve itiraz edenler genellikle bu durumdan rahatsız. “Engelli olmayan bazı insanlar, bu retoriği içselleştiriyor, onu sıradan hale getirmek için kullanıyorlar ve engellilik problemlerini ortadan kaldırmamak gerçek engellilik için metafor gibi görünüyor.” Elbette, “herkesin bir çeşit sakatlığı var” fikrinin az da olsa gerçek bir yönü vardır. Engellilerin sadece başka bir özellik veya zayıflık olduğunu kabul ederseniz, elbette herkesin zayıflıkları vardır, bu yüzden herkesin bir çeşit ‘engeli’ vardır.

BUNUN YERİNE NE DİYEBİLİRSİNİZ?

“Kendimi devre dışı bırakmadım, bu yüzden tam olarak neye benzediğini bilmek benim için zor.” “Engelli insanların özel ilgiyi hak eden benzersiz deneyimleri, bakış açıları ve ihtiyaçları vardır.” “Bazen karşılaştığınız engellerle baş etmek zor olmalı. Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, bana bildirin lütfen.” Engellilik, diğer şeylerden farklı bir şeydir. Sadece anlamı bilimsel hilelerle dile getirilmekle kalmamalı, kabul edilmeli ve yerleştirilmelidir.

“AKLINIZDA YANLIŞ BİR ŞEY YOK... AKILLISINIZ!”

Neden insanlar bunu söylüyor? Fiziksel engelli birini, bilişsel veya zihinsel engelli insanlardan ayırarak saygı gösterip kabul etmek. Görme engelli insanlar genellikle çocuk gibi ya da sadece görünüşlerinden dolayı yetersiz olarak muamele görürler. Bunun gibi ifadeler, gözlemcinin bu hatayı yapmamayı bildiğini göstermek içindir. Bedensel engelli insanlar bu ifadeyi sık sık kendilerini haklı çıkarmak ve kendi yetkinliklerini iddia etmek için kullanmışlardır.

BUNUN NESİ VAR?

Bu, en yaygın engellilik klişelerinden biridir. Engelli insanlar tarafından bu kadar uzun zamandır kullanılmaları onu daha az rahatsız edici veya zararlı hale getirmiyor. Bilişsel ve zihinsel koşulların, fiziksel bozukluklardan çok daha kötü veya utanç verici olduğu varsayılır. Bilişsel ve zihinsel engelli insanların aslında daha düşük seviyede olduğu farz edilir. Bir tür engelli klişesi diğeriyle savaşmak için kullanır. Bölücü ve aşağılayıcı olarak nitelendiriyorum. Bu aynı zamanda övülen kişiye küçümseyici hissettirebilir. Akıllı ve yetenekli olduğunuzu çok sık ve dikkatli bir şekilde söylemek aslında güven verici değildir.

BUNUN YERİNE NE DİYEBİLİRSİNİZ?

“Sana saygı duyuyorum ve başarılarına hayranım.” “Harika bir insan gibi görünüyorsun.” “Bana ne yaptığın hakkında daha fazla bilgi verebilir misin? Kulağa ilginç geliyor.” Bazı engellileri, ‘tamam’ ve diğerlerini ‘tamam değil’ olarak belirleyerek engellilik topluluğunu bölümlere ayırmayın. Kabul, çok takdir edilmektedir. Yüksek koşullu onayınız ne gerekli ne de istenmiştir. Bu bile bir ayrımcılıktır.

ÇENGELLİ PANO

Teşekkürler TESYEV

Bu mesajı, atandığımdan dolayı bursumun kesilmesi üzerine yazıyorum. Çok teşekkür ederim. Allah sizlerden razı olsun, emeğinize sağlık. Başta Yavuz Kocaömer olmak üzere tüm TESYEV ailesine en içten teşekkürlerimi sunarım. A.T. Adıyaman Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Bilgisayar Programcılığı

Acil yardım bekliyorum

Yüzde 79 engelliyim. Çalışamıyorum, çok kiloluyum. İş yapamıyorum, üç tekerlekli motora ihtiyacım var. Kendi ihtiyaçlarımı karşılamak için en azından bir şeyler satarım. 4 bin liraya yakın borcum var. Kiramı ödeyemiyorum, ilaçlarım çok pahalı, yürüyemiyorum. Acil giyim, gıda, nakit ihtiyacım var. Hayırseverlerden ve iş adamlarından yardım bekliyorum. Not: İsim-adres bizde saklı. Tel: 0536 953 90 72

Şiirlerimi kitapta toplamak istiyorum

6 yıldır cezaevindeyim. Nasip olursa 3 yıl sonra güneşe doya doya bakabileceğim. En büyük meşguliyetim şiir yazmak. Onlarca şiirimi bir kitapta toplamak istiyorum. Bana yardımcı olabilecek yazar, editör, yayınevi yetkilisi ya da sponsor arıyorum. Dileyen mektup da gönderebilir. Özgür kalın. Mehmet Acar T Tipi Kapalı Cezaevi B-19 Koğuşu Akşehir/Konya

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder