Paralel hayatlar

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçenlerde Fanatik ve POSTA yazarı Hamit Turhan’dan bir mail aldım: “4 yıl önce Pekin Paralimpik Oyunları sonrası yazmışım. Dün kişisel arşivime bakarken bir kez daha okudum. Aradan geçen zamanda bir arpa boyu yol gidebildik mi acaba? Seninle paylaşmak istedim” diyor. Önce Hamit’in 4 yıl önceki yazısını okuyalım, daha sonra cevaplayalım... “Hayat denen gizem, bin bir surat gibidir. Bize hangi zamanda hangi yüzünü göstereceğini kestirmek mümkün değildir. Bazen şefkatli bir ana kucağı gibidir hayat, bazen de cehennemi bir çukur... Bir bakmışsınız, sizi önüne katmış sürükleyen bir deli rüzgar olmuştur; karşı duramazsınız... Bir de bakarsınız sığınacağınız sakin bir limana dönüşmüştür; huzur bulursunuz. Zaferler de hayatın getirdikleridir, yenilgiler de... Acı da, hüzün de, sevinç de, coşku da öyle... Mutluluk da hayatın bir yanıdır, keder de... Keza varsıllık da, yoksulluk da. Hepsi iç içedir ve hayatın bize gösterdiği farklı farklı suretleridir. Ve hepsi biz insanlar içindir. Ve hepsine hazırlıklı olmak zorundayız.

[[HAFTAYA]]

Pes etmemek...

Hayatı ruhsal ve bedensel olarak bir bütün halinde yaşayabileceğiniz gibi, bir şeylerden yoksun olarak da sürdürebilirsiniz. Beklenmedik bir zamanda, umulmadık bir zeminde başınıza gelebilecek bir trajedi sizi sonsuza kadar sahip olduklarınızdan mahrum bırakabilir. Yitip giden bir akıl sağlığı da olabilir, bedeninizin bir parçası da... Yapacak bir şey yoktur bu gibi durumlarda. Bazen kasırgaya dönüşen kaderin önünde duramazsınız. Ama yıkılmamak elinizdedir. Pes etmemek, yaşama dört elle sarılmak, hayatın içinde varlığınızı hissettirmek size bağlıdır. Tıpkı ülkemizdeki sekiz küsur milyon engelli insanımızdan bir kısmının spor alanlarında yapmaya çalıştığı gibi.

Engellilerin yaşam alanını yok ettik

Hiçbir şey yokmuşçasına yollarına devam eden bu engelli insanlarımız, yalnız spor yoluyla hayata tutunmak gibi bir hedefin peşinde değiller; aynı zamanda kazanmaya da oynuyorlar. Onlar da hırslanıyor, öfkeleniyor, efor sarfediyor ve sonunda sevinç ya da hüzün yaşıyorlar. Tıpkı bizler gibi! Zira yok birbirimizden bir farkımız. Onlar da etten, kemikten, sinirden, hücreden oluşuyor. Onların da bir zamanlar önemli bir kısmı bizler gibiydi. Yaşadıkları herhangi bir trajik olay, hayatlarının değişik bir mecrada akmasına sebep oldu sadece. Kimi ayağını kaybetti, kimi kolunu. Kimi de vücudunun bir kısmını çalıştıramaz hale geldi. Biz ve onlar diye ayırım yapmamıza neden olan da bu. Oysa hep iç içeyiz. Onların hayatı da bize paralel bir şekilde sürüp gidiyor. Hepimiz biliyoruz ki, aynı enlemde, aynı boylamda, aynı düzlemde, aynı zamandayız. Öfkelerimiz de, sevinçlerimiz de, hüzünlerimiz de, ihtiraslarımız da birbirine benziyor. Aynı şeyleri yaşıyor, aynı tepkileri veriyoruz. Aramızdaki tek nüans; onlar içeride, biz dışarıdayız! Ama artık daha az saklanıyorlar. Pekin’deki Paralimpik Oyunları bir kez daha kanıtladı: Engel, onlara engel değil... Engel olan biziz!

Yüzde 12...

Nüfusunun yaklaşık yüzde 12’si engelli olup da onların yaşam alanını böylesine daraltan, kısıtlayan, onları sokağa bile çıkamaz hale getiren dünyadaki az sayıda ülkeden biriyiz. Bunun, medeniyetin en temel karinesi olduğunun bile farkında değiliz. Hâlâ görmüyoruz, hâlâ duymuyoruz, hâlâ onları yok sayıyoruz ve hâlâ altından kalkamayacağımız bu vebali bir lanet gibi omuzlarımızda taşıyoruz. Eminim, hepimizin ailesinde ya da sülalesinde bir engelli vardır. Ona rağmen kayıtsızız. Bir gün biz de onlar gibi olabiliriz. Öyle ya, trafik kazalarında, kalıtsal hastalıklarda dünya şampiyonuyuz. Bu bile bizi kıpırdatmaya, bir şeyler yapmaya itmiyor.

Gizem, Neslihan ve diğerleri

Bu bizim çağdaşlıkla olan sınavımızdır. Bu sınavdan on yıllardır çakıyoruz. Yakın bir zamana kadar da çakmaya devam edeceğimize dair güçlü belirtiler mevcudiyetini koruyor. Ancak sahip olduğumuz bu çağdışı zihniyete karşın, ülkemizi muasır medeniyet seviyesine çekmek isteyen bir avuç gönüllü insanımızın ve sayıları orta ölçekli bir Anadolu kasabasını dolduramayacak kadar az olan engelli spocularımızın varlığı umut vermiyor da değil.

Pekin’de beraberdik


Onların küçük bir bölümüyle Pekin’de yaklaşık 10 gün beraber olduk. Her olimpiyatın ardından yapılan Paralimpik Oyunları’ndaki Türk kafilesinin heyecanına, sevincine, üzüntüsüne ve kırgınlıklarına tanıklık yaptık. Okta, Gizem Girişmen’in aldığı altın ve masa tenisinde Neslihan Kavas’ın kazandığı bronz madalya ile gönendik. Diğer sporcularımızın performansıyla gururlandık, kaçan madalyalara kahrolduk. Ve gördük ki, bu konuda yükselen bir bilinç dalgası mevcut. Bu dalganın önümüzdeki yıllarda daha da kabaracağına ve önlerindeki en büyük engel olan ilkel zihniyeti yıkacağına eminim. Zira her ne olursa olsun, tarih boyunca kazanan hep akıl, bilinç ve insanlık olmuştur. Bu işte de böyle olacaktır.”

Sevgili Hamit

Aradan geçen 3 yıldan fazla zaman içinde engelliler sporunda bir arpa boyundan çok fazla yol aldık. Şu anda 2012 Londra Paralimpik Oyunları için barajı aşan sporcularımıza, bedensel ve görme engellilerde, baktığımda sayıları 50’ye yaklaşmış durumda. Öte yandan kulüp ve sporcu sayıları da artıyor. Bunda da Bedensel ve Görme Engelli Spor Federasyonları’nın her kademesindeki çalışanlarının ve yöneticilerinin payı büyük.

Memnun muyum?

Bana memnun musun diye sorarsan? Değilim! Bu konuda ne kadar aç gözlü olduğumu yakınen bilenlerdensin. Ancak sadece paralimpik oyunlarına daha fazla sporcu ile katılmak yetmiyor. Paralimpik kavramı henüz Türkiye’de tanınmış değil. Önümüzdeki dönemde bu konuya daha fazla ağırlık vermek lazım.

Milli Olimpiyat Komitesi

“Türkiye Milli Paralimpik Komitesi ile Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi birlikte çalışmalara imza atabiliyor mu?” diye sorarsan... Hayır! Bunda da Togay Bayatlı’nın başkanlığı bırakmasından sonra başa geçen Uğur Erdener’in rolü büyük. Çünkü kendisi Olimpiyat ve Paralimpik Komiteleri’nin eşit olmadığını yüzüme karşı söyledi. Farkında olmadan çok kibar bir şekilde düşüncelerini ortaya koydu. Yani bu kişiye göre engelli ve engelsiz insanlar eşit değil. Gerçi öğrenmenin yaşı yoktur ama önümüzdeki dönemde Uğur Erdener’in bu konuları ne kadar öğreneceğini hep birlikte göreceğiz. Afrika’dan Amerika’ya, Asya’dan Avrupa’ya kadar birçok ülkede Olimpiyat ve Paralimpik Komiteleri’nin nasıl birlikte, aynı çatı altında birlikte çalışıp, birlikte projelere imza attıklarını gördükçe çok üzülüyorum ama yapılacak bir şey yok. Uzun süren çabalardan sonra, Togay Bayatlı’yı bu konuya inandırmışken ayrılması bizim için de talihsizlik oldu. Ama hiç şüphen olmasın ki engelli sporcuların ve engellilerin hakları bugünkü hükümetin de desteği ve spor federasyonları ile, sivil toplum örgütlerinin katkıları ile daha da gelişecek.

ÇENGELLİ PANO


Mersinli iş adamlarına

5 yıl önce temelini attığınız Mersin Fiziksel Engelliler Spor Kulübü sizlerin sayesinde ayakta durmaya çalışıyor. Ama bu yıl Mersin’de sponsor bulamadık. Kimin kapısını çaldıysak elimiz boş döndük. Bu yıl sponsor bulamazsak ligten çekilme kararı verdik. 25 engelli sporcum bu karara çok üzülüyor. Buradan Mersinli iş adamlarına seslenmek istiyorum, bize imkan sunsunlar, imkansızı başarırız. Bu konuda her zaman olduğu gibi sizlerden yardım bekliyoruz. En azından sizlerin sayesinde belki duyarlı bir sponsor çıkar da lige devam kararı veririz. Mersin Fiziksel Engelliler Spor Kulübü Başkanı Yüksel Lofcalı Tel: 0532 563 81 50

Engelli plakaları tarih oldu

İçişleri Bakanlığı’nca 09 Eylül 2011 tarih ve 28049 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde değişiklik yapılması hakkında yönetmelik kapsamında engellilere ait araçların tescil plakaları üzerindeki ‘Engelli’ işaretleri kaldırıldı. Yeni verilecek plakalar üzerinde engellilere mahsus işaret bulunmayacak. Ayrıca aynı yönetmelik ile engellilere ait araçların park alanlarından daha rahat yararlanmaları için ‘Engelliler için park kartı’ oluşturularak talep eden engellilere verilecek. Engelliler adına tescil edilmiş aracı bulunan veya H sınıfı sürücü belgesi olanlar, trafik denetleme şube müdürlüklerine veya büro amirliklerine başvurup park kartından alabilecek. Ali Haydar KOYUN TSD Malatya Şubesi Başkanı

 

Yazarlarımızdan

15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
15 Nisan 2021, Perşembe 07:00
Sıradaki haber yükleniyor...
holder