Daha sağlıklı bir cilt için botanik güç

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sevgili Okurlar,

Havaların soğumasıyla birlikte artık cildimizde de kışın ve soğuk havaların etkilerini hissetmeye başladık. Kuruyan, çatlayan ve canlılığını kaybetmeye başlayan cildimize kış mevsimine uygun doğru bakımları uygulamalı ve kışa hazırlamalıyız.

Güzelliğin ve sevginin simgesi haline gelen gül, orta çağlar da dâhil olmak üzere binlerce yıldır kullanılmaktadır. Hem güzellik ürünlerinde hem de sağlıkta geleneksel olarak kullanılmıştır. Güçlü bir anti-enflamatuar etkisi ve onarıcı özelliği vardır.

Cilt tahrişlerini yatıştırır ve kızarıklıkları giderir:

Güçlü anti-enflamatuar özelliği sayesinde tahrişleri azaltır, egzama ve rosacea’da cildi sakinleştirir.

Enfeksiyonları önler ve tedaviye yardımcı olur:

Gül suyunun kuvvetli antiseptik özellikleri vardır. Ciltte kullanıldığı gibi boğaz enfeksiyonlarında ve ağız yaralarında gargara yapılarak kullanılmıştır.

Yara izi ve yanıkları iyileştirir:

Kesik ve yanıklarda antiseptik olmasının yanında cildin hızlı yenilenmesini sağlayarak iyileşmeyi hızlandırır

Nemlendirip ışıltı verir:

Besleyici ve nemlendirici etkisiyle yumuşak ve sağlıklı bir cilt görünümü sağlar.

Yaşlanma karşıtı:

Gül suyu ve yağı hücresel hasarı engelleyen zengin antioksidanlar içerdiği için anti-aging olarak kullanılır.

Kırışıklıkları giderir:

Nemlendirici ve antioksidan etkisiyle cildin kolajen oluşumuna katkı sağlayarak cilt altı dokusunu doldurup çizgi görünümünü azaltır.

Ruh halini iyileştirir:

Aromaterapide en fazla kullanan esansiyel yağlardan biri olan gül yağı merkezi sinir sistemini rahatlatarak anksiyeteye karşı ve sakinleştirici olarak kullanılmaktadır.

Baş ağrısını rahatlatır:

Eski zamanlardan beri gül suyuna batırılmış bezlerle yapılan kompresler baş ağrısını hafifletmek için kullanılmaktadır.

Tedavide gülden elde edilen üç maddeden yararlanılır. Sıcak su buharında gül yapraklarının distilasyonu ile elde edilen 1 kg gül suyu için 700 kg çiçek, 1 kg gül reçinesi için 1 ton çiçek, 1 kg esansiyel gül yağı için 4 ton çiçek kullanılır.

Gül reçinesi derinlemesine nemlendirir. Gül suyu yatıştırıcı etkisiyle cildi sakinleştirip kuru cildi ilk katmandan nemlendirmeye başlar. Gül yağı keskin gül kokusuyla aromatik özelliğini göstererek hem ruhsal olarak rahatlatır hem de cildi tazeleyip besler.

3 YENİ MESAJ

Parkinsonla savaşacak yeni molekül

Bilim adamları, beyindeki zehirli protein birikimleri üzerinde çalışarak parkinson hastalığına karşı savaşacak yeni bir molekül keşfetti

İnsülin iğneleri tarihe mi karışacak?

Tip 1 Diyabet hastalarının her gün birkaç defa insülin enjeksiyonu yaparak kontrol altına aldıkları kan şekerini, haftada 1 defa kullanılarak kontrol altına alabilen yeni bir molekül keşfedildi.

Akciğer kanserini nefesle teşhis edecek 

Ege Üniversitesi önderliğinde yapılan bilimsel çalışmayla akciğer kanserini nefes yoluyla tespit edebilen biyomedikal cihaz geliştirildi. Cihazın ilk testlerde hastalığı %80 oranında belirleyebiliyor. 

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

⁃Benign prostat hiperplazisi olarak adlandırılan iyi huylu prostat büyümesinin, 40 yaş sonrası erkeklerde sıkça görülüp, 60’lı yaşlarda %50, 70 ve 80’li yaşlarda %90 görülme sıklığına ulaştığını

⁃Prostat büyümesinin, idrar yapmada zorluk, sık ve gece idrara çıkma, altına kaçırma, ileri durumlarda prostat bezi iltihabı gibi problemlere yol açabileceğini

⁃Saw palmetto(cüce palmiye), Pygeum africanum(afrika eriği) ve sakız kabağı çekirdek yağının bir arada kullanıldığında birbirlerinin etkilerini tamamlayarak prostat bezi büyümesini kontrol altına alıp günlük yaşamdaki sıkıntıların giderilmesine yardımcı olduğunu

-Pygeum (Afrika Eriği Ağacı Kabuğu) bitkisinin  iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde etkili olduğunu

⁃40 yaş sonrası erkeklerde prostat büyümesi oluşmamış olsa da bu desteklerin koruma amaçlı da kullanılabileceğini biliyor musunuz?

Soğuk algınlığı ve gribe hazırlıklı olun

* Yeni yapılan çalışmalarla yüzyıllardır geleneksel tedavide kullanılan bitkisel ürünlerin değerleri daha iyi anlaşılmakta ve bal, keçiboynuzu, pekmez, zencefil gibi doğal tedavi edici ve koruyuculara dönüş yapılmaktadır.

* Özellikle zencefil, zerdeçal ve nar bağışıklık sistemini desteklemesi, ağız hijyeni ve boğaz sağlığı, diş sağlığının korunması, soğuk algınlığı ve grip semptomlarının giderilmesine yardımcı olarak dört mevsim koruma sağlar. 

* Nar kabuğu içerisindeki polifenoller ağız içerisinde biyofilm tabaka oluşturarak bakterileri bloke edip, enfeksiyonları oluşmadan önler. 

* Zerdeçal, antienflamatuar etkisiyle grip ve soğuk algınlığı semptomlarının hafifletilmesini ve boğazın rahatlatılmasını sağlar. 

* Zencefil, akciğer düz kaslarını gevşeterek öksürüğü azaltır.


Yazarlarımızdan

23 Kasım 2020, Pazartesi 08:23
23 Kasım 2020, Pazartesi 08:17
Sıradaki haber yükleniyor...
holder