Ülkemizin geleceği için önceliğimiz eğitim

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Kurumsal sosyal sorumluluk çalışmaları 2020 yılında da kurumların gündeminde önemli yer tuttu. Yaşadığımız pandemi süreci hayata bakış açımızı, duyarlılıklarımızı, kurumlardan beklentilerimizi değiştirdi. Elele vermenin, dayanışmanın gücünü yeniden hissettik. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Bu kriz (koronavirüs) sırasında ve sonrasında yaptığımız her şey; pandemi, iklim değişikliği ve karşılaştığımız diğer küresel zorluklar karşısında daha dirençli olan daha eşit, kapsayıcı ve sürdürülebilir ekonomiler ve toplumlar inşa etmeye odaklanmalıdır. Dünyanın şimdi ihtiyacı olan şey dayanışmadır. Dayanışma ile virüsü yenebilir ve daha iyi bir dünya kurabiliriz” diyor.

Kurumlara güven

İçinden geçtiğimiz bu zor dönemde çalışanlarını koruyan, toplumsal ihtiyaçları karşılayan, devletin çabalarına destek olan kurumlara duyulan güven artıyor. Geçtiğimiz aylarda Strateji Co ve Era Araştırma işbirliği ile yapılan bir çalışma, korona salgını süresince devlete destek olan, sağlık çalışanlarına ve ihtiyacı olan kesimlere katkı sağlayan kurumların ve markaların tüketici tercihleri üzerinde yüzde 89 etkili olduğunu belirtiyor.

İstanbul Ekonomi Araştırma tarafından sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bir başka araştırma ise pandemi döneminde toplumsal ihtiyaçları karşılayan ve çözüm üreten şirketlere duyulan güven ve itibarın artacağını düşünenlerin oranının yüzde 68.8 olduğunu gösteriyor. Buna karşılık korona salgını sırasında güven ve itibar kaybeden şirketlerin ürünlerini ‘tercih etmem’ diyenlerin oranı ise yüzde 54.3 olarak belirtiliyor. Kamuoyu yapılan çalışmalarda şeffaflık, samimiyet ve sürdürülebilirlik aradığının altını çiziyor. Özetle, pandemi süreci ile birlikte dünyada sosyal sorumluluğun öne çıkacağı, ekonomik kârlılıktan çok insani değerlerin gündemde olacağı yeni bir dönem başlıyor:

Yeni bir dönem başlıyor

  • Koronavirüs sürecinde kurumların aldığı tavır ve yaklaşımlar, tüm paydaşlar için yaratılan faydalar unutulmaz izler bırakacak.
  • Sadece büyümeye ve kısa vadeli kazanca yönelik model, paylaşımcı ve dayanışmacı bir ekonomik modele dönüşecek.
  • Daha sorumlu, daha sürdürülebilir, daha dijital bir düzen kurulacak.
  • Sürdürülebilirlik ve sosyal etki kurumların gündeminde daha çok yer alacak.
  • Tüm bunlara yatırım yapan kurumlar varlıklarını da güvenceye alarak yola devam edecek.
  • Pandemiden sonra değişim çok hızlanacak ve dünya sadece kendi çıkarını düşünen kurumlar için çok zor bir yer olacak.
  • Yeni dönemde, değer yaratan liderler ön plana çıkacak.

Bu gelişmenin kaynağında; tüketicinin toplumsal duyarlılığı yüksek kurumların ürün ve hizmetlerini tercih etmeleri, gençlerin de önem verdikleri değerlere sahip çıkan şirketlerde çalışmayı önemsemeleri var. Dolayısıyla başarılı sosyal sorumluluk çalışmaları, kurumlar için ciddi bir rekabet avantajı sağlıyor.

Sürdürülebilir projeler

Ülkemizde kurumsal sosyal sorumluluk konusunda en çok ihtiyaç duyulan ve kurumlar tarafından da en çok yatırım yapılan alan, eğitim. Kurumlar bu amaçla çocuklara, gençlere yönelik pek çok proje gerçekleştiriyor. Doğadan bilime, sanattan spora çeşitli eğitimler veriyor, öğrencilerin kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. PepsiCo Türkiye, 10 yıldır devam ettirdiği ‘Kızlarımız Okuyor, Işık Saçıyor’ projesiyle kız öğrencilerin çevre, cinsiyet eşitliği, sürdürülebilirlik ve insan hakları gibi toplumsal fayda odaklı konularda Türkiye’nin aydınlık geleceğine ışık tutmalarını hedefliyor. PepsiCo Türkiye, projeyle İsviçre Cenevre’de bu yıl gerçekleştirilen, ‘Bir Milyar Gülümseme’ ödüllerinde; toplum kategorisinde ödül aldı. Şirket, PepsiCo Vakfı aracılığıyla 2025’e kadar en az 12.5 milyon kadın ve kız çocuğunun faydalanacağı girişimlere yatırım yapma taahhüdüne yaptığı katkı ile ödüle layık görüldü.

Bilime önem verelim

İlköğretim çağındaki öğrencilerin bilime olan merakını artırmak amacıyla 10 yıldır okullarda eğlenceli bilimsel deneyler gerçekleştiren Bayer Türk, liseli gençler arasında düzenlediği, ‘liselerarası bilim yarışması’ ile ülkemizden yeni bilim insanları çıkmasına destek oluyor. Şirket, Toplum Gönüllüleri Vakfı ile gerçekleştirdiği ‘Bayer Genç Bilim Elçileri’ projesi sayesinde üniversiteli gençler aracılığıyla çocuklara bilimi sevdirmeyi hedefliyor. Proje kapsamında gönüllü üniversite öğrencilerinden oluşan ‘bilim elçileri’, ilköğretim okullarında bir dizi etkinliği hayata geçiriyor.

Çocuklara doğayı sevdiren programlar

Türkiye İş Bankası, Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle düzenlediği ‘Minik TEMA’ ve ‘Yavru TEMA’ doğa eğitim programları ile okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların ekolojik okuryazarlık becerilerini güçlendirmeyi hedefliyor. Okul öncesi çocuklar için ‘Minik TEMA’, ilkokul çağındaki çocuklar için ise ‘Yavru TEMA’ olarak tanımlanan doğa eğitim programları çocukların doğada zaman geçirmeleri, bol bol gözlem yapmaları, hissederek, dokunarak, koklayarak ve işiterek doğayı keşfetmeleri üzerine hazırlanmış. Program kapsamında çocukların doğayı merak etmeleri ve incelemeleri için eğitim içerikleri ve çeşitli materyaller tasarlanmış.

'Toprak dersem çık!'

Minik TEMA ve Yavru TEMA eğitim programı kapsamında öğretmenlerin etkinlikleri kolaylıkla uygulayabilmesi için detaylı etkinlik planları içeren öğretmen rehberi, ‘Arkadaşım Meşe Ağacı’, ‘Yeryüzünün Örtüsü: Toprak’ ve ‘Ekosistemde Neler Oluyor?’ başlıklı eğitici posterler, gözlem kutuları ile doğa gözlem çarkı kullanılıyor. Aynı zamanda toprak ve orman temalarında hazırlanan ‘Toprak Dersem Çık!’ ve ‘Ormandaki Yaşam’ çocuk filmleri ile ağaçlar, biyolojik çeşitlilik ve orman temalarında hazırlanan ‘Ağaçla Güzel Dünya’, ‘Canlılar Çeşit Çeşit’, ‘Orman Olalım’ şarkıları da çocuklarla buluşturuluyor.

167 bin kişiye ulaşıldı

Toprak, su varlıkları, biyolojik çeşitlilik, ekosistem, hava, doğada gözlem, sürdürülebilir yaşam gibi konularda olabildiğince geniş bir kurguda hazırlanmış olan eğitim materyalleri ve etkinlik yönergeleri sayesinde öğretmenler, kendi yıllık eğitim programlarına uyumlu olacak şekilde hazırlanan etkinlikleri sınıflarında ya da açık havada kolaylıkla uygulayabiliyor. 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında 81 ilde;

  • Minik TEMA Doğa Eğitim Programı kapsamında, 3 bin 403 gönüllü öğretmenin desteğiyle 1.525 okuldan 66 bin 397 çocuk,
  • Yavru TEMA Doğa Eğitim Programı kapsamında ise 4 bin 39 gönüllü öğretmenin desteğiyle 1.488 okuldan 100 bin 660 çocuk, doğa eğitimlerinden yararlandı.

Koronavirüs salgını sebebiyle, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından alınan karar doğrultusunda uzaktan eğitim yöntemiyle programlara devam edildi. Bu kapsamda programa özel hazırlanan içerikler EBA TV’nin yanı sıra sosyal medya platformları ile Kumbara Dergisi portalında da yayınlandı.

Sayıları hızla artacak

TEMA Vakfı doğa eğitim programlarının 2020-2021 eğitim öğretim döneminde çevrim içi etkinliklerle sürdürülmesi ve ayrıca bir eğitim portalı (www.minik-yavrutema.org) oluşturulmasına karar verildi. Yeni dönemde Minik TEMA Doğa Eğitim Programı kapsamında 75 bin, Yavru TEMA Doğa Eğitim Programı kapsamında ise 100 bin çocuğun doğa eğitim programlarından yararlanması, eğitim portalının da dahil edilmesiyle birlikte 81 ilde yaklaşık 10 bin öğretmen aracılığıyla toplamda 235 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.

Üniversiyeliye İngilizce fırsatı

Esas Holding’in sosyal yatırım birimi olan Esas Sosyal, üniversitelilerin yabancı dillerini geliştirmelerine destek olmak amacıyla ‘İngilizce Fırsatım Programı’ başlattı. Başvuruları 15 Ocak’a kadar sürecek program kapsamında, ilk yıl devlet üniversitelerinin 3’üncü sınıflarında okuyan 150 gence fırsat verilmesi hedefleniyor. Esas Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı, “İngilizce Fırsatım Programı sayesinde gençleri mezun olmadan destekleyip, sorunun damarlarına inmeyi hedefliyoruz” diyor.

Katılımcıların, programa kabul edildikten sonra 12 ay süresince 3 kur online Berlitz İngilizce eğitimi alarak en az orta seviyede yabancı dil ile mezun olmaları amaçlanıyor. Hayırlı Sabancı’nın desteği ile gerçekleşecek İngilizce Fırsatım Programı, bir dil programı olmanın ötesinde öğrencilere okuldan işe geçiş süreçlerini kolaylaştıracak eğitimler ve İngilizce CV hazırlama, bire bir İngilizce mülakat koçluğu gibi deneyimler sunan kompakt bir kişisel gelişim programı olma özelliği de taşıyor (www.ingilizcefirsatim.org).

Fıstığın önemini anlatıyor

Nestle Damak ve TEMA Vakfı işbirliğinde 10 yıldır gerçekleştirilen ‘Fıstığımız Bol Olsun’ projesi kapsamında Gaziantep’te ilkokul çocuklarına yönelik eğitim çalışmaları başladı. Çocukların yörelerinde yetişen fıstığın yaşamlarındaki yerini görebilmelerini, Gaziantep, Türkiye ve dünya için önemini fark etmelerini, anne ve babalarının ürettiği yerel ürünün değerini anlamalarını ve fıstığa sahip çıkmalarını hedefleyen sınıf içi eğitimlere, pandemi sürecinde çevrim içi olarak devam ediliyor. Proje kapsamında 4 bin 500 çocuğa ulaşılması amaçlanıyor.

Arılar varsa yarınlar var

40’ıncı yılını kutlayan Balparmak, Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğiyle ‘Arılar Varsa Yarınlar Var’ projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında ilkokullarda 2’nci, 3’üncü ve 4’üncü sınıf öğrencilerine 2 ders saati boyunca arının önemine ilişkin eğitimler veriliyor. Üç yıl sürecek projenin sonunda 50 ilde, 46 bin 500’ü çocuk olmak üzere toplamda 70 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder