Arzu Çekirge Paksoy

17 Mart 2026, Salı 07:00

Geçmişten geleceğe taşınan geleneklerimiz

Bayram sizin için ne ifade ediyor? Bayramda ne yapacaksınız? Kimleri ziyaret edeceksiniz? Siz de benim gibi “Ah o eski bayramlar, diyor musunuz?” Bu konuda LC Waikiki tarafından yapılan bir araştırma değişen alışkanlıklara rağmen bayramda sevdiklerimizle bir arada olmanın, aile ve çocuklarla geçirilen anların çok değerli olduğunu vurguluyor. Sia araştırma tarafından Türkiye genelinde gerçekleştirilen araştırmaya göre, dijitalleşen dünyaya rağmen bayramın özünde hâlâ güçlü bir gelenek ve bir arada olma duygusu yatıyor

MUTLULUĞUN ANAHTARI ÇOCUKLAR

LC Waikiki Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, araştırmanın sonuçlarını şöyle aktarıyor: “Bayram dendiğinde aklımıza çocukluğumuzdan kalan o ilk heyecan, yeni kıyafetlerin özenle hazırlandığı sabahlar, kapıların çalındığı ve sofraların kalabalıklaştığı o sıcak anlar geliyor. Katılımcıların yüzde 69’u bayram mutluluğunu ‘ailece bir arada olmak’ olarak tanımlarken, yüzde 62’si gelenekleri sürdürmenin bayramın en önemli parçası olduğunu vurguluyor. Yüz yüze bayramlaşma yüzde 85 ile en sevilen yöntem olmayı sürdürürken, her iki kişiden biri son 5 yılda telefon mesajlarıyla dijital bayramlaşmanın eskiye oranla arttığını belirtiyor.”

KALABALIK SOFRALAR

Bayram deyince aklımıza gelen bir başka konu da ailece yenen birbirinden lezzetli yemekler, kalabalık sofralarda büyük küçük herkesin bir araya geldiği unutulmaz anlar... Ama bu keyifli sofraların göz ardı etmememiz gereken çok önemli bir sonucu var, gıda atıkları…

SOSYAL GİRİŞİMCİLERE 600 BİN TL HİBE

Borusan Holding’in dört yıl önce başlattığı Borusan Sürdürülebilir Fayda Programı’nın yeni dönemi başladı. Bu kapsamda iklim kriziyle mücadele ve eşitsizliklerin azaltılması odak alanlarında yapay zeka ve/veya inovatif çözümler üreten 3 projeye 600 biner TL hibe desteği sağlanacak. Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Nursel Ölmez Ateş, “Dünyayı iyileştirme cesareti gösteren proje sahiplerini aramızda görmek için sabırsızlanıyoruz” dedi. 24 Mart’a kadar başvuru yapılabilecek. (www.surdurulebilirfayda.com)

GENÇ KADIN LİDERLERE DESTEK

09 Mart 2026, Pazartesi 07:00

kadınlar eşitlik istiyor

Türkiye genelinde üretken ve girişimci kadınların sayıları hızla artıyor. Ancak kadınlar iş hayatında erkeklerle aynı oranda temsil edilmiyorlar.

Türkiye İstatistik Kurumu ve UN Women Türkiye tarafından yayımlanan ‘Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2025’ raporuna göre nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlar, işgücüne katılım, istihdam, ücret ve karar alma mekanizmalarında erkeklerin gerisinde kalırken, ev içi bakım ve hane sorumluluklarının büyük bölümünü üstlenmeye devam ediyor. Verilere göre, kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 32.5’te kalırken, erkeklerde bu oran yüzde 66.9 seviyesinde bulunuyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 yılında yayımladığı Küresel Cinsiyet Açığı Raporu’na göre Türkiye, 148 ülke arasında 135’inci sırada; sondan yedinci sırada bulunuyor. Türkiye’de 21 milyon 548 bin kadın, çalışmak istemesine rağmen işgücüne katılamıyor.

KRİTİK ÖNEMDE

Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Başkanı Esra Bezircioğlu, Türkiye’de çalışma çağındaki yaklaşık 33.7 milyon kadından yalnızca 11.7 milyonunun iş gücüne katıldığını belirterek, milyonlarca kadının sahip olduğu bilgi, beceri ve üretim potansiyeline rağmen ekonomik hayatın dışında kaldığını vurguluyor. “Kadınların üretime, girişimciliğe ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılması yalnızca eşitlik açısından değil, ülke ekonomisinin büyümesi için de hayati öneme sahip” dedi.

3.5 KATLIK FARK VAR

Toplumsal roller kadınların, çocuklarının, yakınlarının ve evlerinin gerektirdiği tüm bakım sorumluluğunu üstlenmesi yönünde baskı kuruyor. OECD verilerine göre 23 Avrupa ülkesinde kadınlar, ücretsiz işlere günde yaklaşık 4.5 saat harcarken, erkekler sadece 141 dakika harcıyor. Bu, her gün 2 saatlik bir fark anlamına geliyor. Türkiye, kadınların erkeklerden 3.5 kat daha fazla ücretsiz iş yaptığı ülke olarak Avrupa’daki en büyük farka sahip.

SÜRDÜRÜLEBIİLİR KALKINMA İÇİN ELZEM

02 Şubat 2026, Pazartesi 07:00

İyi giyinmek herkesin hakkı

2022 yılından beri kapsamı giderek genişleyen LCW Limitless Koleksiyonu’nda fonksiyonel, şık ve trend ürünler yer alıyor. Bu yıl ilk kez İMA ile gerçekleştirilen Kapsayıcı Tasarımlar Yarışması’nın ödüllü tasarımlarının yer aldığı koleksiyon herkese iyi giyinme fırsatı sunmayı hedefliyor. LCW Müşteri İçgörüleri ve Pazarlama İletişiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül’le sürdürülebilirlik yaklaşımlarını ve koleksiyonu konuştuk.  LC Waikiki’nin sosyal sorumluluk ve sürdürülebilirlik yaklaşımı ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Kurumsal vatandaş kimliğimizle toplumun her kesimine dokunuyor ve sürdürülebilirliği, geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmanın en güçlü yolu olarak benimsiyoruz. Bu anlayışla, kazandığımızı paylaşıyor, dayanışmayı kurumsal bir refleks haline getiriyoruz. Net kârımızın yüzde 15’ini sosyal yardımlara ayırıyoruz. Tüm bu çalışmalarla hem bugünün ihtiyaçlarına hem de yarının kapsayıcı toplumsal yapısına katkı sunmayı hedefliyoruz.

Hangi hedef kitleye ve konulara odaklanıyorsunuz? Çalışmalarımızı toplumda en çok ihtiyaç hissedilen alanlar etrafında şekillendiriyoruz. Engelliler, eğitim ve gençler, sosyal etki stratejimizin merkezinde yer alıyor. Sporun birleştirici gücüne inanıyor, engelli bireylerin günlük hayata daha eşit, bağımsız ve aktif katılımını destekleyen projelere öncelik veriyoruz. Bu alanda yalnızca destek sunmaya odaklanmıyor, erişilebilirliği artıran ve kapsayıcılığı kalıcı hale getiren çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz.

AMACIMIZ, ‘ÖZEL’ OLANI ‘STANDART’ YAPMAK

Yarışma ile sadece farkındalık yaratmadınız, ayrıca kazanan tasarımları üreterek LC Waikiki mağazalarında satışa sundunuz. Bundan sonraki hedefiniz nedir? LCW Limitless koleksiyonumuzda 44 parça var. Bu tasarımlardan 21 tanesi, İMA ile gerçekleştirdiğimiz yarışmadaki parçalardan oluştu. İç ekiplerimiz de 23 yeni ürün hazırladı ve koleksiyonumuzu genişlettik. Önümüzdeki dönem için en büyük hedefimiz, LCW Limitless’ın ayrı bir koleksiyon olarak anılmasına gerek kalmaması. Kapsayıcılığın, markamızın tüm ürün ve tasarım süreçlerine tamamen entegre olmuş bir norm haline geldiği bir gelecek hayal ediyoruz. Yani bir tasarımcı yeni bir tişört veya bir pantolon kalıbı üzerinde çalışırken, ‘bu tasarımı nasıl herkes için mümkün ve şık kılarız?’ sorusunu otomatik olarak soracak. Amacımız, ‘özel’ olanı ‘standart’ yapmak.

İNCE DÜŞÜNÜLMÜŞ DETAYLAR

Yarışmada engelli bireylere yönelik ne tür tasarımlar yarıştı? Yarışma sürecinde pek çok genç tasarımcının fikir üretim aşamasına şahit olduk. Hepsi empati yaparak, kendilerini dezavantajlı bireylerin yerine koyarak düşünüp tasarladı. Gençlerin bir farkı da bunları yaparken trend ve şık görünme istekleriydi. Birkaç örnek verebilir misiniz? Hepsi şık, trend, sezonun renklerinin kullanıldığı tasarımlar. Sağladığı kolaylıklar ise detaylarda gizli. Örneğin tekerlekli sandalyede oturan bireyler için pantolon ceplerine ulaşmak zorlayıcı olabiliyor. Koleksiyonumuzda bulunan sweatshirt’ün ön tarafındaki büyük halka kilitli fermuarlı cep ciddi bir kolaylık sağlıyor. Cep, tek elle rahatça açılıp kapanabiliyor ve önde konumlandığı için vücut pozisyonunu değiştirmeden erişim mümkün oluyor. Pantolonlarda bacak boyunca yer alan çıtçıtlar, yürüme engeli bulunan bireylerin pantolonu rahatça giyebilmesini sağlıyor. Yatağa bağımlı hastaların konforu için yumuşak kumaştan üretilen takımda üst ve alt parçalar tamamen ikiye ayrılabiliyor. Ön ve arka kumaşlar arasında bulunan cırt cırtlar sayesinde parçalar kolayca açılıp kapanıyor ve hastayı minimum hareket ettirerek giydirmeye imkân tanıyor. Bunlar gibi ince detaylarla düşünülmüş şık tasarımlarımız var.

SLOGAN DEĞİL SORUMLULUK

14 Aralık 2025, Pazar 07:00

Sosyal sorumluluk satın alma tercihlerini etkiliyor

GÜVEN VE ANLAM ARAYIŞI

2025 yılı sosyal sorumluluk açısından çok yoğun geçti… Kurumsal itibarın, güvenin, anlam arayışının ve fayda yaratmanın öneminin arttığı, tüketicilerin duyarlılıklarının marka tercihlerini etkilediği bu dönemde sosyal konularda daha bilinçli yatırımlar yapılmaya başlandı. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen 16. Türkiye Kurumsal Sorumluluk Zirvesi’nde sosyal sorumluluk projelerinin markalara yönelik davranışları nasıl etkilediğini gösteren veriler açıklandı.

HER 100 KİŞİDEN 67’SI

Zenna Araştırma tarafından gerçekleştirilen “Güven ve Sorumluluğun Markalara Etkisi” araştırmasına göre katılımcıların yüzde 67’si “sosyal sorumluluk faaliyeti gerçekleştiren şirketlere kendimi yakın hissediyorum” derken, yüzde 58’i “ürün/ hizmet alışverişimde, sosyal sorumluluk faaliyeti gerçekleştiren markaların ürünlerini satın almayı tercih ediyorum” diyor. Bu sonuçlar sosyal sorumluluk konusunda sürdürülebilir yatırımların öneminin altını çiziyor.

1000 GENCE YENİ NESİL İŞ BECERİLERİ KAZANDIRACAK

Garanti BBVA, Türkiye genelinde üniversite son sınıf öğrencisi ve son 6 ayda mezun olmuş 1000 genci iş hayatına hazırlamayı hedeflediği “Kariyerime İlk Adım” programını başlattı. Gençlere yeni nesil iş becerileri kazandırmayı amaçlayan programda finansal okuryazarlık, yapay zekâ, imaj yönetimi gibi 11 farklı alanda eğitim sunulacak. Programı bitiren gençler 100 işveren kurumla buluşma fırsatına sahip olacak. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, “Anadolu’nun dört bir yanındaki gençlere eşit fırsatlar sunmak Kariyerime İlk Adım Programı’nın temel amacı. Çünkü biliyoruz ki, ülkemizin geleceğine yapılan en değerli yatırım, gençlerimizin potansiyeline yapılan yatırımdır” dedi.

9 YILDA 107 BİN ÇOCUĞA ULAŞTI

05 Aralık 2025, Cuma 07:00

İyiliği paylaşmak, hayata anlam katmak için farkındalık zamanı

3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ydü, bugün de Dünya Gönüllüler Günü’nü kutluyoruz. Paylaşmanın gücünün vurgulandığı, çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığın öneminin altının çizildiği bu özel günler hepimizi düşünmeye, harekete geçmeye, toplumsal sorunlara çözüm üretmek için daha aktif rol oynamaya davet ediyor. Birleşmiş Milletler gönüllülüğü, herhangi bir finansal karşılık veya çıkar beklemeden kamu yararı sağlamak amacıyla sivil toplum kuruluşları, toplumsal girişimler ya da gönüllü katılıma olanak sağlayan kurumlarda emek ve zaman ayırarak destek olmak, iyiliği paylaşmak olarak tanımlıyor.

TÜRKİYE 122’NCİ SIRADA

Her yıl hayata anlam katmak isteyen 1 milyardan fazla insan dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için bireysel katkı veriyor. Gelişmiş ülkelerde sivil girişimlere toplumsal katılım oranları yüzde 25-56 arasında değişiyor. Ülkemizde ise bu oran ne yazık ki çok daha düşük… 140 ülkeyi gönüllülük, bağışçılık ve toplumsal yardım başlıkları altında değerlendiren Dünya Bağışçılık Endeksi – 2024 verilerine göre Türkiye, 122’nci sırada ve maalesef geçtiğimiz senelere göre daha da gerilemiş durumda… Bu sıralamada artış olan tek konu gönüllülük. Türkiye’de oran yüzde 10’u geçmiş durumda çünkü tüm dünyada olduğu gibi genç kuşak gönüllülük konusunda çok daha duyarlı, kurumlarda da gönüllülük çalışmaları artıyor…

KAPSAYICI TASARIMLAR

2022 yılında Türkiye’nin engellilere yönelik hazırlanan ilk koleksiyonu LCW Limitless’ı hayata geçiren LCW, engelli bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları giyim zorluklarına işlevsel, estetik aynı zamanda moda odaklı çözümler getirmek amacıyla İstanbul Moda Akademisi işbirliği ile “Kapsayıcı Tasarımlar Yarışması”nı düzenledi. Modada kapsayıcılığı arttırmayı ve yaşanan zorluklara gerçek çözümler üretmeyi hedefleyen yarışmada Aylin Bayraktar & Gaye Yılmaz’ın tasarımları birinci olurken, ikinciliği Sude Güner, üçüncülüğü Sude Aysel Aydın kazandı.

ENGELSİZ İSTASYONLAR

14 Ekim 2025, Salı 07:00

Toplumsal empati, saygı, dayanışma için iyiliğin gücü

İhtiyacı olan bir kız öğrenciye burs veriyor ya da sokağınızdaki hayvanları besliyorsanız, yerlere çöp atılmaması için farkındalık yaratıyor, bir yaşlının elinden tutup karşıdan karşıya geçmesine yardımcı oluyorsanız kısaca “Başkasının derdiyle dertlenip, bu derdi çözmeye çalışıyorsanız” siz de bir iyilik elçisisiniz. Dünyanın ve ülkemizin koşulları ağırlaşırken, dezavantajlı kesimlere, eğitim, sağlık, spor olanakları sağlayan, fırsat eşitliği için destek olan sosyal etkisi güçlü projelerin önemi daha da artıyor. Geleceği belirleyecek çözümler için samimiyetle ve iyi niyetle uğraşan kurumların, kişilerin bir araya gelmesi ve işbirliği yapması çok önemli…

DÖNÜŞTÜREN PROJELER

Ancak, ne yazık ki son yıllarda, izlediğimiz dizilerde, sosyal medya paylaşımlarında, haberlerde iyiliği değil şiddeti, olumsuzlukları daha çok görür olduk. Çocuklarımıza ‘iyi’ler değil, ‘kötü’ örnekler rol model olarak gösterildi, iyi haberler daha az gündeme gelirken, kibarlık, zarafet, saygı, dayanışma gibi kavramlar neredeyse unutuldu. Bu gidişatın değişmesi için bireysel olarak hepimize ve duyarlı kurumlara çok iş düşüyor. İyiyi, güzeli, toplumda dönüşüm sağlayan projeleri, başarılı örnekleri daha çok paylaşmalı ve desteklemeliyiz.

‘İYİ OLMA HALİ’ ÇALIŞTAYI

Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD), “İyilik Hareketi” projesini başlattı. TÜHİD, Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi işbirliğiyle “İyi Olma Hali: Toplumsal Dönüşüm İçin İletişimin Gücü” çalıştayı düzenledi. Toplumda empati, anlayış ve saygıyı yeniden inşa etmede iletişimcilerin rolünü tanımlamak; halkla ilişkilerin yalnızca kurumlar için değil, toplumsal yapı için de iyileştirici bir araç olduğunu göstermek; ortak çözüm önerileri geliştirmek, iyilik odaklı projeler hayata geçirmek gibi hedefleri olan çalıştayın farklı illerde devam etmesi amaçlanıyor.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK

Boyner Grup, son üç yılda 44 milyon TL’yi aşan çevresel yatırımlarıyla sürdürülebilirlik yolculuğunu güçlendirdi. 2024 yılında kullandığı elektriğinin yarısını yenilenebilir enerjiden karşılayan grup, 2025 itibarıyla bu oranı yüzde 100’e çıkarmayı planlıyor. Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, “Sürdürülebilirlik Raporumuz nasıl bir gelecek hayal ettiğimizin resmi. Dünya iklim krizi, eşitsizlikler ve teknolojik dönüşümle büyük bir değişimden geçerken geleceği düşünerek hareket etmek zorundayız. Bu yüzden sürdürülebilirliği çevresel yatırımların ötesinde insan odaklı, cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık ve fırsat adaletini de içine alan bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Biliyoruz ki eşitliğin olmadığı yerde sürdürülebilirlikten söz edemeyiz” diye konuştu.

07 Ekim 2025, Salı 07:00

Şirketler sürdürülebilir gelecek için daha fazla kaynak ayırıyor! Amaç değer yaratmak

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kurumsal sosyal sorumluluğa ayrılan pay ciddi anlamda artış gösteriyor. Kurumların toplumsal fayda projeleri çeşitlenirken, etki alanları genişliyor. Şirketler, hem topluma hem de çalışanlarına değer katmayı hedefleyerek, sürdürülebilir bir gelecek için kaynak ayırıyor. Kurumsal sosyal sorumluluk artık sadece “iyi görünmek” için değil; gerçekten “iyi olmak” için var.

EĞİTİM ÖNE ÇIKIYOR

Topluma değer sunmayan markalar, gelecekte tüketici, çalışan ve yatırımcı desteğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirler. 2024 Deloitte Global CSR araştırmasına göre, dünyada çevre projelerine yatırım yapan şirketlerin oranı yüzde 48 iken, toplumsal kalkınma ve eğitime destek yapan şirketlerin oranı yüzde 23 olarak açıklanmış… Türkiye’de ise eğitim en çok yatırım yapılan alan olarak öne çıkıyor.

ZİRVENİN ŞEFLERİ GASTRONOMİYE YENİ SOLUK GETİRİYOR

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nin Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü öğrencilerinin katılımıyla 3 yıldır gerçekleşen Zirvenin Şefleri projesi genç işsizliğini azaltmayı, gastronomi eğitimi gören öğrencileri profesyonel iş hayatına hazırlayarak turizme katkı sağlamayı amaçlıyor. Şimdiye kadar 350 öğrencinin faydalandığı proje, katılımcılarının yüzde 60’ının kadın olması ile dikkat çekiyor. İbrahim Çeçen Vakfı Başkanı Günseli Çeçen, “Umarız bu yaptığımız çalışmalarla önümüzdeki yıllarda Ağrı ili ülkemizin gastro-kültür rotaları arasına girer” dedi.

YOL ARKADAŞI İSTER MİSİNİZ?

Hepsiburada, “Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü” programının 8’inci yılına özel olarak “Yol Arkadaşın Burada” eğitim ve mentörlük programını başlattı. 11 Şubat’a kadar sürecek, 23 modülden oluşan programla 1000 girişimci kadına ulaşılması hedefleniyor. Eğitimi başarıyla tamamlayan 25 girişimci kadın, KAGİDER’den mentörlük desteği ve yatırımcı önüne çıkmaya hazırlandıkları bir eğitim de alacak. Hepsiburada Kurumsal İletişim, Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Direktörü Canan Binal Yılmaz, “Günümüz dünyasında e-ticarete atılmak ve işlerini büyütmek isteyen bir girişimci kadının ihtiyaç duyabileceği konuları içeren bu eğitimle ülkemizden kadın markaları çıkartmayı hedefliyoruz” dedi.

31 Ağustos 2025, Pazar 07:00

Çocuklara gençlere kadınlara yönelik projeler eğitime yoğunlaşıyor! Gelecek teknolojide

Yeni öğretim yılının başlamasına sayılı günler kaldı… Türkiye’de okullaşma oranı son derece yüksek ancak yapay zeka ve gelişen teknolojinin hayatın her alanını dönüştürdüğü günümüzde eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve genç neslin 21. yüzyıl yetkinlikleri ile donatılması çok önemli… Son dönemde gerçekleşen sosyal sorumluluk yatırımlarına baktığımızda kurumların bu öngörü ve vizyonla projeler gerçekleştirdiklerini görüyoruz. Çocukları eğitirken bilimle buluşturan, kadınların teknolojiyi kullanarak daha fazla iş hayatına katılmasını destekleyen, gençlerin yeni yetkinlikler kazanmasını amaçlayan projeler fırsat eşitliği sağlarken toplumsal dönüşüm yaratmayı da hedefliyor.

YARINLARA SÖZ

Hepsiburada’nın genç mühendis adaylarını dijital dünyanın geleceğine hazırlamak için hayata geçirdiği “Yarınlara Söz” programının üçüncü dönemi başlıyor. SistersLab (Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği) işbirliğiyle yürütülen ve yüzde 80 kadın kotası uygulanan eğitim programına Anadolu’daki devlet üniversitelerinde mühendislik fakültelerinde okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencileri 8 Eylül 2025 tarihine kadar başvurabilirler.

 

KIZLARA STEM PROJESİ

Takeda Türkiye, sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda başlattığı “STEM Kızlara İyi Gelecek” projesiyle lise öğrencisi kızları STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) ile buluşturuyor. SistersLab ile hayata geçirilen bu girişim ile 13-18 yaş aralığındaki 1000 kız öğrenciye teknoloji, dijital güvenlik, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirlik konularında 17 farklı başlıkta 43 saatlik eğitim programı sunulacak.