Bağıra bağıra geldi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Saatler tam 14.51’i gösteriyordu... Posta İzmir ekinin sayfalarını hazırlıyorduk. Hafifçe bir sallantı hissettik: Deprem diye geçirdim içimden. Ancak bu daha önce alıştığımız sarsıntılara benzemiyordu. Gittikçe şiddetlendi. Masanın altına girip daha önce hep izlediğimiz o yapılması gerekenler kulaklarımda yankılandı. Sonra arkadaşlarıma seslendim: Masaların altına girin! Yan binalardan, etraftan yükselen çığlık sesleri, kopan beton sesleri...

Sanki saatler sürdü. Etraf toz bulutuydu. Dökülüp kırılan eşyalar, patlayan akvaryumumuzdan yayılan sular arasında binayı terk ettik. Bina önünde biriken korkmuş, ağlayan insanları gördüm önce. Herkes ailesine ulaşmaya çalışıyordu. Deprem sonraları izlediğimiz hep o bilindik manzaralar.

Yanında sapasağlam binalar ayakta dururken yıkılan depreme dayanıksız o binalar... Bu şehirde 25 yıldır gazetecilik yapan biri olarak bildiğim tek şey; bu deprem de bağıra bağıra geldi. Uzmanlar defalarca uyardı. Daha birkaç ay önce sayfalara koyduğumuz DHA haberinin şu satırlarını hatırladım:

‘Tuzla fayı’nda tehlike uyarısı

Doğanbey’den Bornova’ya uzanan 50 kilometrelik Tuzla Fayı’nda inceleme başlatan deprem uzmanları, Menderes ilçesinde kazdıkları hendekte fayın jeolojik geçmişini araştırmaya başladı. Fayın 7 büyüklüğünde deprem üretebileceği belirtildi.” Bunun bir ders olmasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden. Başımız sağ olsun ve geçmiş olsun İzmir..

Sıradaki haber yükleniyor...
holder