Bangkok: Uzakdoğu’nun başkenti

YAZI BOYUTU

Bangkok, Tayland kültürünü ve yaşam tarzını en iyi anlatan, her köşesinde açık hava pazarları, tapınaklar, seyyar satıcılar bulunan, renklerin ve kokuların birbirine karıştığı, çok hareketli ve bir o kadar da etkileyici, muhteşem bir şehir. 

Ben İstanbul’a çok benzettim. Maslak’a benzeyen yeri de var, Gültepe’ye benzeyen yeri de. Gelir dağılımı çok adaletsiz. Kültür ve yaşam tarzları ise oldukça farklı. 

Öncelikle her ne plan yaparsanız yapın Bangkok trafiğini mutlaka hesaba katmalısınız. Dedim ya İstanbul’a her yönüyle çok benziyor. Bizde trafik hangi gün ve saatlerde yoğunlaşıyorsa burada da öyle. Trafiğin olmadığı saatlerde taksileri veya tuk tuk denilen 2-3 kişilik (bazıları 4-5 kişilik) motorlu taşıtları, trafiğin yoğun olduğu saatlerde ise Sky Train denen metroyu ve motosiklet taksileri kullanmanızı öneririm. Gezi programınızı iyi bir sıralamayla yaparsanız bir zorluk yaşamazsınız.

Eğer bir Uzakdoğulu değilseniz ya da daha önce herhangi bir Uzakdoğu ülkesine gitmemişseniz Bangkok’da yiyecek sıkıntısı yaşayabilirsiniz. (Phuket’te yaşamazsınız) Yemekleri bizim damak tadımıza göre biraz farklı. Hijyen sorunu da var. Fakat beğenen bir kesim de yok değil. Zevkler ve renkler tartışılmadığından bu konudaki yorumu size bırakıyorum. 

Burada dikkat etmeniz gereken en önemli konu, kesinlikle sokak satıcılarından bir şey almamanız. Hem hijyenik değiller, hem de yiyecekler donmuş geliyor, çözülüp pişiriliyor ve satılmayan ürünler tekrardan donduruluyor. Bu çark hep böyle işlediğinden, zehirlenme vakaları çok sık yaşanıyormuş. 



Bangkok’un en önemli özelliği açık hava pazarları. Her köşe başında bu pazarlara rastlayabilirsiniz. Zamanınız varsa hepsini tek tek gezin ve beğendiğiniz şeyleri sıkı bir pazarlıktan sonra alın. Burada pazarlık ayıp değil. Fiyatlar zaten pazarlık yapılacak diye pahalı söyleniyor. Örneğin bir ürün için 200 Baht isteniyorsa siz ona 100 Bahttan fazla verirseniz kazıklanmış oluyorsunuz.  

Bangkok biraz karışık bir şehir gibi görünse de programlı olursanız, çok kolay ve ucuz bir şekilde her yeri gezebilirsiniz.


Bangkok’ta gezilmesi gereken yerler

• Floating Market (Yüzen Çarşı): Bangkok’un her bir yanı açık hava pazarlarıyla dolu. Floating market ise bunların en meşhuru. Bangkok’a gidince ilk görülmesi gereken yerlerden. Burası kanalın içinde kano ile gezerek sağlı sollu tezgahlardan alışveriş yapabileceğiniz (giyim, el yapımı hediyelik eşya, tablolar, sebze-meyve vs) ve bol bol fotoğraf çekebileceğiniz görüp görülebilecek en ilginç pazarlardan biri. Sabah 6’da açılıyor, öğlen 12-1 gibi kapanıyor. Gezmek için 2 saat yeterli. Tek handikapı şehre biraz uzak olması. Bangkok’un 120 km dışında bir yer. Taksicilerle pazarlık yaparak yaklaşık 1500-1600 Baht gibi bir rakama gidip gelebilirsiniz.

• Safari World: Burası çok büyük bir alan üzerine kurulu, İki bölgeden oluşan dünyanın belki de en büyük, en meşhur ve en güzel hayvanat bahçesi. Birinci bölüm hayvanların kafesler içerisinde tutulduğu ve ayrıca fok-fil-kaplan vs. gibi hayvan şovlarının sergilendiği bir bölüm. Burada bengai kaplanı, beyaz kaplan, deniz ayısı, fil, fok, değişik kuş türlerini görebilir ve kaplan yavruları ya da orangutanları sevip onlarla fotoğraf çektirebilirsiniz. İkinci bölüm ise içerisinde otobüsle gezilebilen (yaklaşık 30dk sürüyor) hayvanların serbest halde özgürce yaşadığı çok geniş yaşam alanları olan bir hayvanat bahçesi.

• Sea Food Market: Açık büfeden her çeşit deniz canlısı, meyve-sebze vs. satılan bir yiyecek mekanı. İçeri girince önce çiğ yiyeceklerin ve çoğu canlı olan deniz ürünlerinin bulunduğu tezgahı boydan boya bir dolaşıp canınız ne istiyorsa alıyorsunuz. Satın aldığınız şeylerin parasını ödedikten sonra masalara geçiyorsunuz ve aldıklarınızı görevlilere teslim edip, pişirme-servis ücreti karşılığında yemeğinizi yiyorsunuz. Girişte kocaman bir tabelada sloganı yazıyor. “If it swims, we have it” (Eğer yüzüyorsa, bizde vardır). Gerçekten de öyle. Burada daha önce hiç görmediğiniz deniz canlılarını bile yiyebilirsiniz. Çiğ aldığınız ürünleri pişirtmek için ekstra para ödediğinizden hesabınızı iyi yapın. Tezgahlarda çiğ hallerinin ücreti, masalarda ise pişirme ve servis ücreti yazıyor. Fiyatlar Tayland standartlarının üstünde fakat deniz ürünleri sevenler için ideal bir mekan.

• Patpong Gece Pazarı: Ortasında Pazar tezgahlarının, kenarlarında ise Go Go barların sıralandığı bir cadde üzerine kurulu Bangkok’un en ünlü gece pazarı. Go Go barlar Tayland’da çok meşhur. Sokakta alışveriş yaparken sürekli önlerinden geçiyorsunuz ve sizi içeriye çekecek gibi önünüzü kesiyorlar. Çekinmeyin çünkü siz istemedikten sonra Tayland’ın hiç bir yerinde bir sorun yaşamazsınız. Eğlenmenize bakın ve Taylandlıların şu meşhur sözünü unutmayın; Tayland’da olan Tayland’da kalır. Merkezi bir yerde kalıyorsanız taksiyle çok ucuza ve kısa sürede buraya ulaşabilirsiniz. Bangkok’un olmazsa olmazlarından mutlaka gidin derim.

• Khao Sun Road: Bangkok’un en keyifli caddelerinden biri. Hem tezgahlardan alışveriş yapabileceğiniz (hediyelik eşya ağırlıklı) hem de harika kafelerinde gönül rahatlığıyla yiyip içip canlı müzik dinleyebileceğiniz bir cadde. Yaklaşık 1 saat gibi bir sürede tüm caddeyi gezebilir sonrasında ise kafelerin birinde oturabilirsiniz. Burada Buddy Beer diye bir mekan var ben çok beğendim. Her yönüyle kaliteli ve yemekleri bizim damak tadımıza uygun bir mekan.

China Town: Bangkok’da Çin’lilerin yaşadığı, cadde boyunca kafe ve yiyecek standlarının olduğu (hijyenik olmayan) değişik Çin yemeklerini ve daha önce hiç görmediğiniz sebze-meyveleri yiyebileceğiniz, kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Özellikle bir sürü aktar, motosiklet aksesuarı satan dükkan, tamirci ve antikacının bulunduğu bir mahalle.  Aktarlardan mutlaka alışveriş yapmanızı hatta Çin aktarlarıyla ilgili önceden araştırma yaparak gitmenizi tavsiye ederim.

• Wat Pho (Yatan Buda): İçerisinde devasa “Yatan Buda” heykelinin bulunduğu Tayland’ın en meşhur Budist tapınağı. Kesinlikle görülmesi gereken harika bir yapı. Dışı ayrı, içi ayrı güzel. Burada bol bol fotoğraf çekebilir ve budist rahiplerin ayininlerini izleyebilirsiniz. Giriş 100 Baht (yaklasış 19 TL) Akşam 18.30’a kadar açık. Girişte diz üstü etekli veya askılı kıyafetli bayanlara kolları ve bacakları örten bir kıyafet veriliyor ve bununla giriş yapılabiliyor. Etrafında ise bir sürü tarihi bina var. Bizim Sultanahmet Meydanı’na çok benziyor. Kraliyet Sarayı, bakanlıklar ve birçok devlet binası bu bölgede bulunuyor. Kraliyet Sarayı en görülmesi gereken yer. Saat 15.00’a kadar açık olduğundan zamanınızı buna göre ayarlamanızı öneririm. Biz kapandıktan sonra gittiğimizden gezemedik ve çok üzüldük. Bir sonraki gün ise fırsat bulup da gelemedik. Wat Pho ve tüm bu binaları gezmek için yarım gün yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Burada gezilecek yerlerin listesini tüm sokaklarda bulunan tabelalardan çıkarabilirsiniz.

• Puntip Plaza (It Buildings): Eğer ki elektronik eşyalar ilginizi çekiyorsa burası belki de dünyada görebileceğiniz en önemli teknoloji merkezi olabilir. Satılan ürünler bakımından beni en çok etkileyen yer oldu. İnanılmaz ucuza elektronik aletler (laptop-tv-hoparlör-cep telefonu vs.) bulabilirsiniz. İçerisinde bankamatik de var. AVM içerisindeki dükkanlar saat 20.00’dan sonra kapanmaya başlıyor. Bu arada merak edenler için söyleyeyim; aldığım şeyler 15 gündür çalışıyor, bir sorun yaşamadım. Bence buraya ilk gün gitmenizde fayda var çünkü aldığınız ürünlerde sorun çıkarsa getirip değiştirme şansınız olur. Mutlaka sıkı pazarlık yapın. Ben pazarlıktan hiç anlamadığım halde yazan fiyatın yüzde 50-60 ucuzuna aldım.

• MBK Avm: Bangko merkezinde bulunan ve içerisinde aradığınız her şeyi bulabileceğiniz bir AVM. Fiyatlar sokak pazarlarına göre biraz daha yüksek olduğu için biz bir şey almadık fakat aradığınız özel bir şey varsa (giyim, takı vs.) burada bulabilmeniz muhtemel. Zamanınız artarsa gitmenizi öneririm.

• Le Bua Otel – Roof Restaurant: Gitmeye teşebbüs ettiğimiz fakat sadece klasik tarz kıyafetlerle girilmesi gerektiği için gidemediğimiz, Hangover filminin meşhur FBI sahnesinin çekildiği ve Bangkok’un en güzel manzaralarından birini görebileceğiniz sosyetik mekan. Yanınıza biraz daha klasik tarzda kıyafet alırsanız ve önceden rezervasyon yaptırmak suretiyle burası, görülmesi gerekenler listemizde yer alıyor. Restaurant ve kafe bölümü olarak ikiye ayrılmış.

Keyifli vakit geçirmeniz dileğiyle…

Instagram: @birgezgininnotlari

App Store /Google Play: Trip Trend

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...