Küba’da, Havana haricinde mutlaka görülmesi gereken 3 şehir

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Dünyada ziyaret edilmesi en çok istenen ülke olan Küba’da, başkent Havana haricinde mutlaka görülmesi gereken şehirler Varadero, Trinidad ve Santa Clara. Zamanı olanların bu 3 şehri de gezmesini öneririm.

1- Trinidad

Merkezden uzaklaştıkça gerçek Küba’ya yaklaşırsınız. Trinidad, gerçek Küba yaşantısından izler bulabileceğiniz, merkezi biraz turistik fakat çok güzel ve egzotik bir şehir. 1988 yılında dünya kültür mirası ilan edilmiş. Havana’dan 330km uzaklıkta. Başka şehirlerden Trinidad’a ulaşımı Viazul adlı firmayla sağlayabilir, şehir içinde bir yerlere gitmek istediğinizde ise at arabası, motosiklet, bisiklet veya taksi kullanabilirsiniz. 

Şehir merkezi, korsan saldırılarını önceden görüp önlem alabilmek için okyanusa hakim bir tepede kurulmuş. Göreceğiniz enine uzun binalar da eski toprak ağalarının evleri.  

Trinidad’da otel sayısının çok az olması nedeniyle rezervasyon yapmak gerçekten çok zor. Otel bulamamanız durumunda, evini pansiyon olarak kiralayan Kübalıların evlerinde kalabilirsiniz. Kapısında çapaya benzer işaret bulunan tüm evler turistlere pansiyon olarak kiralanabiliyor. Buna ise “Casa Particular” deniyor ve kesinlikle Küba’daki en ucuz konaklama seçeneği.

2- Varadero

Varadero, başkent Havana’ya sadece 150 km uzaklıkta olan harika bir tatil şehri. Hava sıcaklığı ise Havana’dan 2-3 derece daha yüksek. Varadero’ya geçince "Burası da mı Küba?" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Konsept bayağı bir lüksleşiyor. Her yer villa, otel, plaj vs. Oteller İspanyol işletmesi, çalışanlar ise Kübalı. Varadero aynı zamanda da Al Capone’un tatilini geçirdiği yer. 

Eskiden Amerikalıların yazlık olarak kullandığı villalar şu an devlete ait ve üst düzey bürokratlara tahsis edilmiş durumda. Sıradan bir Kübalı, bu bölgeye kontrolden geçerek belirli bir süreliğine girebiliyor. Otellere ise hiçbir şekilde giremiyor.

Bu şehirde okyanus, kum ve güneşin tadını doyasıya çıkarabilir, alışveriş yapabilir, gün doğumunu ve batımını izleyebilir, geceleri mekanları dolaşabilir ve sokak partilerine katılıp Latin danslarına doyabilirsiniz.

3- Santa Clara

Santa Clara, Havana’dan 275 km uzaklıkta bulunan, Che ile özdeşleşmiş ve buram buram tarih kokan bir şehir. Bu şehirde mutlaka görmeniz gereken 3 yer ise şu şekilde:

Che Anıtı ve Mozolesi: Bizler için Anıtkabir ne demeke, Küba halkı için de Santa Clara’da bulunan Ernesto Che Guevera anıtı o demek. Che ve onun 1967'de Bolivya'da öldürülen 16 arkadaşının yattığı bu anıt ve mozole mutlaka görülmeli. En azından bir hatıra fotoğrafı çektirilmeli.

Museo Historica de la revolution (Devrim Tarihi Müzesi): Che mozolesinin hemen altında bulunan Devrim Tarihi Müzesi iki bölümden oluşuyor. Birincisi, Che ve silah arkadaşlarının mezarlarının bulunduğu yer. Che ve arkadaşlarının 1997 yılında bulunabilen ve Küba’ya getirilen cesedi, buradaki müze duvarlarının içine gömülmüş. İçeride duvara yansıyan bir yıldız göreceksiniz. İşte Che’nin mezarı tam orası. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli konular içeride çok sessiz olmak, telefonları kapatmak ve kesinlikle fotoğraf çekmemek. Büyük bir ciddiyetle gezmenizi tavsiye ediyorum, aksi halde kovulabilir, hatta cezalandırılabilirsiniz. İkinci bölüm ise Che’nin hayatına dair özel eşyalarının, başarı belgelerinin, fotoğraflarının, günlüklerinin vs. bulunduğu ve hayat hikayesinin anlatıldığı yer.

Monumento a la tome del tren blindado (Raydan çıkmış tren): Santa Clara meydanında raydan çıkmış halde öylece duran eski bir tren göreceksiniz. Bu tren zamanında Batista’nın ordusuna silah taşıyan bir trenmiş. Hikayesi ise şöyle: Che bir arkadaşından, trende silah taşındığına dair istihbarat alır ve küçük bir dozer yardımıyla rayları bozar, treni raydan çıkarır ve ele geçirir. Ele geçirdiği silahlarla sayıca az olmasına rağmen Santa Clara’da büyük bir savaş kazanır ve bu savaş, devrimin kırılma noktasıdır. Haberi alan dönemin faşist başkanı Batista ülkeyi terk eder ve gidiş o gidiştir. İşte o tren ve trenin raydan çıkması için rayları bozan dozer, hala aynı yerde, aynı şekilde durur. Trenin içerisi ise bir açık hava müzesine dönüştürülmüş. Mutlaka görmenizi tavsiye ederim.

Keyifli vakit geçirmeniz dileğiyle…

Instagram: @birgezgininnotlari

App Store /Google Play: Trip Trend

Sıradaki haber yükleniyor...
holder