Çocuğum otizmli mi?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçtiğimiz günlerde 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'nü kutladık. Aslına bakarsınız senelerdir, otizme dikkat çekmek ve sorunlara çözüm bulmak için, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilmiş bu günü kutluyoruz. Amaç 2 Nisan da yapılan etkinlikler, paylaşımlar, görsellerle otizm konusunda farkındalık yaratıp dikkat çekmek.

Günümüzde otizmli çocuklar ve aileleri hayatları boyunca bu mücadeleyi veriyor. Çoğu aile istenmediği için çocuğunu okula götüremiyor. Sosyal çevre tarafından dışlandığı için restoran, kafe, sinemaya gidemiyor. Diğer aileler çocuklarını kaçırdığı için parka çıkaramıyor. Şimdi bakınca hepimiz evdeyiz. Çocuklarımızı parka isteseler de çıkaramıyor, sevdiğimiz yerlere gidemiyor, onları evde nasıl zapt edeceğimizi bilemiyoruz. Özgürlüğün kısıtlanması, bir şeylerden mahrum ve yoksun kalmak ne kadar sıkıntılı ve yıpratıcıymış! Otizmli çocuklar ve aileleri bu durumu hayatları boyunca yaşıyor. 

Biraz olsun onları anlamaya başladık.

Otizm dünyada AIDS, şeker hastalığı ve kanser kadar hızlı bir şekilde artıyor.

  • 2000 yılında 150/1
  • 2004 yılında 125/1
  • 2006 yılında 88/1
  • 2010 yılında 68/1
  • 2019 yılında her 59 çocuktan biri otizm tanısı alıyor.

 Otizm erkeklerde kızlara oranla 4 kat daha fazla görülüyor.

Otizm nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), yaşamın ilk 3 yılında gözlenen, sosyal etkileşim ve iletişimde yetersizlikler, sınırlı ve yinelenen davranış şekilleri, kısıtlı ilgi alanları ile ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden nöro-gelişimsel bir bozukluk. 


Otizm ne değildir?

  • Otizm bir akıl hastalığı değildir.
  • Otizmli kişiler; şımarık, arsız ve terbiyesiz değildir.
  • Otizmli kişiler; potansiyel suçlu, şiddet eğilimi olan bireyler değildir.
  • Otizm bulaşıcı değildir.
  • Kişinin otizmli olması kimsenin suçu değildir.
  • Otizm dini inanış, sosyo-kültürel yapı ya da ekonomik durumdan kaynaklanmaz.


Otizm neden olur?

Otizmin neden kaynaklandığı kesin şekilde bilinmemekle birlikte, eşlik eden birçok etkenin olduğu düşünülüyor. Genetik mutasyonların, çevresel faktörlerin, geçirilen hastalıkların, beyin ve biyolojik gelişimdeki farklılıkların süreci etkilediği düşünülüyor. "Çocuğum otizmli mi?" diye merak ediyorsanız, iyi bir gözlem yaparak belirtileri yakalayabilirsiniz. Ancak bu belirtilerin hepsinin çocukta görülmesini beklemiyoruz.

Otizm belirtileri

  • Göz temasının çok az ya da hiç olmaması, 
  • Seslenince bakmaması, adına tepki vermemesi,
  • Diğer çocuklarla ilişki kurmakta zorluk çekmesi,
  • Nesneleri sıraya dizme davranışı,
  • Kendi parmağı ile işaret etmemesi,
  • Konuşmaması ya da kendince bir dili olması,
  • Anlamsız hareketleri ve davranış şekilleri (kanat çırpma, el sallama, parmak ucunda yürüme vb.),
  • Çevresini umursamıyormuş gibi davranması,
  • Basit taklitleri yapmaması (cee, bye bye vb.),
  • Her şeyin aynı olmasını istemesi, rutin yaşama bağlılık, değişikliklere aşırı tepki vermesi,
  • Tehlikeye karşı duyarsızlık, 
  • Sürekli aynı oyunları oynama isteği,
  • Acıya karşı duyarsızlık, 
  • Ekolali (Cevap vermek yerine, kendisine söylenenleri aynen tekrar etme),
  • Yaşıtlarına ilgi göstermemesi, yalnız kalmayı tercih etmesi, 
  • Temastan, kucağa alınmaktan ya da sevilmekten hoşlanmaması,
  • Objeleri kendi etrafında çevirmesi (Araba tekerleğini çevirip, izlemek. Dönen nesneleri izleme vb.),
  • Seslere karşı aşırı duyarlılık ya da aşırı duyarsızlık, 
  • Objelere gereksiz yere bağlanması (ip, pritt, tekerlek vb.),
  • Oyuncaklarla amacına uygun oynamaması,
  • Aşırı hareketli ya da hareketsiz olması,
  • Motor becerilerde gerilik, 
  • Anlamsız gülme ve ağlamalar,
  • Dokunmaya karşı hassasiyet,

Çocuğa tanıyı çocuk psikiyatri uzmanı ya da çocuk nöroloji uzmanı koyar.

Otizmde erken müdahalenin önemi

Çocuktaki farklılıkları 3 yaşından önce fark edip, Erken Müdahale Programlarıyla çocuk ve aile odaklı çalışmak, gelişim sürecindeki geriliğin hızla toparlanmasını sağlar. Gelişim sürecinde tüm aile bireylerinin eğitimi desteklemesi süreci hızlandırır. 


Ne yapmalısınız?

  • Tanı konma sürecinde sonra yaşanan şok ile birlikte durumu bir an önce kabul etmek ve harekete geçmek, çocuğunuz için yapabileceğiniz en büyük iyiliktir.
  • Bu süreçte eşlerin birbirine destek vermesi, durumu aile bireylerinden ve sosyal çevreden saklanmaması yükünüzü hafifletir.
  • Bu durum sizin suçunuz değil. Bu yüzden kendinizi ya da başkalarını suçlayarak zaman kaybetmeyin.
  • Denize düşen yılana sarılır misali duyduğunuz, gördüğünüz her şeyi yapmaya çalışmayın.
  • Bu süreçte gerekiyorsa psikolojik destek almanız yararlı olabilir. 
  • Otizmli çocuğa sahip diğer aile bireyleri ya da vakıflar ile irtibat halinde olun.
  • Yasal haklarınızı bilin.
  • Çocuğunuzu iyi tanıyın ve gelişimini takip edin.
  • Unutmayın, “Her çocuk farklı gelişir.” 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder