Ya içimdeki ses kandırıkçıysa?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hiç duymadıysanız bile en az onlarca kez duymuşsunuzdur “İçinizdeki sese kulak verin” önermesini.

Peki ne demek bu “İçinizdeki sese kulak ver”, tam olarak ne yapmam gerekiyor, diyorsanız açıklayalım:

Yani hiç dış etki altında kalmadan sadece ve sadece kendi iç sesinizi duyun ve o sesin söylediklerini yapın demek.

İç sesi ise kısaca duygularımız, düşüncelerimiz olarak kabul edebiliriz.

Bir karar vermemiz gerektiğinde, çevremizdekilerden fikir alabiliriz ve belki de onlardan gelen önerilerden biri de budur:

-İçindeki sese kulak ver.

O sesin, bizi hep doğru yönlendireceği ön kabulü var burada.

“Ben zaten hep içimdeki sese kulak veririm” diyorsanız o sesin saf, duru, gerçeği sezen, gören, her koşulda size hizmet eden ve sizi kollayan bir ses olduğuna eminsinizdir.

Sizi yarı yolda bırakmayacak, güçlü bir ses o demek ki o ses…

Her an güvenebileceğiniz bir ses…

Kaçımızın sesi böyle peki Allah aşkına?

Bir arkadaşım anlattı:

Annesi, “İçimden bir ses çok kötü bir şeyler olacak diyor anneciğim, iyi misin?” diye sık sık arkadaşımı ararmış.

O da böyle durumlarda başına kötü bir şey gelecek diye çok korkarmış. Ne de olsa annesinin içine kötü bir his doğuyor, ötesi mi var?

Annelik iç güdüsü “içteki kötü sesle” birleşince çok daha güçlenir malum ya…

Sonra annesinin hayat hikayesini anlattı; zorluklarla, acılarla dolu bir hayat hikayesi. Annesi de hikayesini kendine kimlik haline getirmiş, döngüden çıkmak için hiç çaba göstermemiş.

Böyle olunca “içteki ses” oldukça kötümser, durmaksızın kötü bir şeyler olacağını söylüyor maalesef.

“Peki annen kötü bir şeyler olacak dediğinde, kötü bir şeyler oluyor mu?” diye sorduğumda arkadaşım net olarak “Hayır, hiç olmadı”, dedi.

Arkadaşım, annesinin iç sesinin hiçbir zaman doğru çıkmadığını ancak uzun bir terapi sürecinden sonra görebilmiş.

“Senin iç sesin neler söylüyor sana?” diye sordum.

“Çok uzun süre bana hep bir olay karşısında olabilecek en kötü senaryoları söyledi”, dedi. “Artık ona güvenmiyorum. Bir şeyler söylediğinde temkinli dinliyorum, çünkü galiba iç sesim dediğim ses, annemin sesi”.

Gerçekler bazen kafa karıştırıcı işte…

İç ses dediğimiz şeyi içimizdeki bilgelik gibi kabul etmek istiyoruz ama galiba bilgeliğin sesi değil bu ses…

İç sesimiz, bizim soy ağacımız gibi…

İç sesimiz adeta aile geleneğimiz, büyükannelerimiz, dedelerimiz, annemiz, babamız, televizyondan duyduğumuz ses, yaşadığımız coğrafya, yaşadığımız yüzyıl…

Bazı “iç sesler” ise adeta sonsuz bir uykuda gibidir. Donmuş, kelimelerini kaybetmiş. Alarm sistemi bozulmuş. 

Bir türlü iletişime geçemez bizimle, dışardan bakıldığında yüzümüzde hafif bir gülümseme ile belki de kaçmamız gereken yerde durmaya devam ederiz.

Çünkü bizi harekete geçiren ana enerji kaynağımızda şalter atmıştır.

Ya da belki de cılız sesimiz bize “İşler yolunda”, diyordur. 

Ama değildir işte…

Yine yanılıyor iç ses. 

İç sesimize kulak verip, gönül rahatlığı ile onun kararları doğrultusunda davranabilmemiz için galiba önce bir fırın ekmek yememiz ve aşağıdaki adımlardan geçmemiz gerekli:

  • Önce o sesin ne dediğini net olarak duyun

İç sesiniz konuşurken hangi kelimeleri kullanıyor? Ses tonu nasıl? İfadesi nasıl? Meditasyon bu yolda bizi çok ilerletebilecek bir pratik, benden söylemesi.

  • İç sesinizin söyledikleri doğru çıkıyor mu?

İç sesinizin takipçisi olun. Hangi durumlarda haklı çıkıyor, hangi durumlarda yanılıyor? Not bile alabilirsiniz bu takipte.

  • İç sesiniz özgün mü, başka birinin söylediklerini mi tekrarlıyor?

Bazen iç sesimiz konuşurken gözümüzün önüne bir yakınımızın belli belirsiz görüntüsü belirir. Sizin iç sesiniz de konuşurken tanıdığınız birinin görüntüsü beliriyor mu?

  • İç sesiniz fevri mi, uyuşuk mu?

İç sesinizi gözlemleyin, çok mu alıngan, çok mu sinirli, tehlikeli durumlara karşı sizi vaktinde uyarıyor mu?

  • İç sesiniz güçlü mü, aynı şeyi devamlı tekrar ediyor mu?

Bazen iç sesimiz bize bir şeyler yapmamızı söyler. O kitabı yazmamızı, o işe başlamamızı, o konuşmayı gerçekleştirmemizi…

Söylediklerini saçma/gerçek dışı/olanaksız/imkansız buluruz ve yapmayız. Ama sesimiz hiç susmaz; tekrar tekrar o şeyi yapmamızı söyler. Böyle durumlarda kendimizi boşlukta hissedebiliriz, ya da suçlu, ya da tam rahatlayamıyor gibi. Sizde de oluyor mu böyle bir şey?

Oluyorsa galiba o şeyi yapmanız gerekiyor.

İç sesinize güvenin.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder