CUMHURBAŞKANI'NDAN YAZIMA CEVAP GELDİ

11 Ocak 2014, Cumartesi 05:00
AA

Ergenekon davasından cezaevinde
bulunan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun
sağlık durumunu dün yazmıştım...
“Fatih Hilmioğlu hasta değil,
ölüyor. Erbakan için ‘af’ yetkisini
kullanan Cumhurbaşkanı Gül
ne bekliyor?” diye sormuştum.

* [[HAFTAYA]]

Cumhurbaşkanı
Genel Sekreteri
Mustafa İsen aradı...
“Beyefendi ile de
konuştuk. Yazınıza
cevaben arıyoruz”
dedi ve şunları söyledi:
“Cumhurbaşkanı’nın kendi başına
cezaevindeki birini af etmek gibi bir
yetkisi yok. Kanunen izlenmesi gereken
bir süreç var. O da şöyle: Öncelikle
Adli Tıp raporu hazırlanması gerekiyor.
Adli Tıp’ın cezaevindeki kişinin sağlık
durumu ile ilgili hazırlayacağı raporu
mahkumun ailesi Adalet Bakanlığı’na
iletiyor. Bakanlık da rapora binaen
Cumhurbaşkanlığı’na af talebinde bulunuyor.”
“Peki, Cumhurbaşkanı Gül,
Adalet Bakanlığı’na böyle bir
çalışma yapılması için talimatı
veremez mi?” diye sordum.
Genel Sekreter Mustafa İsen cevap
verdi: “Bu talebin yukarıdan aşağı değil
aşağıdan yukarı gelmesi gerekiyor.”

*

Akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı
Gül’ün basın danışmanı Ahmet Sever de
aradı. Ahmet Sever’in yaptığı
hatırlatma da önemli: “Cumhurbaşkanı yargı
süreci kesinleşmiş kişilerle ilgili olarak af
yetkisi kullanabilir. Hilmioğlu’nun
dosyası şu an Yargıtay’da...
Yargıtay kararını vermeden,
yani yargı süreci tamamlanmadan
cumhurbaşkanı istese de af edemez.”

*

Peki, ne olacak şimdi?
“Bürokrasi tamamlanıncaya
kadar Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu
ölmesin” diye dua edeceğiz?
Duamızı elbette ederiz ama
yapacağımız bir iş daha var: Başta
Başbakan Erdoğan ve Adalet
Bakanı Bekir Bozdağ olmak üzere
devlet büyüklerinden rica ediyoruz...
Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun
cumhurbaşkanlığı affından
yararlanabilmesi için
gerekli süreci lütfen başlatın!
Yargıtay’daki vicdan sahibi
tüm hakimlere de sesleniyorum:

Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun yargı
sürecinin tamamlanması için dosyası
ile ilgili bir an önce karar verilmeli...
Umarım farkındasınızdır: Avukatları
tarafından ‘sağlık sorunları nedeniyle’
400 kez tahliyesi talep edilip, 400’ü de
reddedilen Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu’nun
hastalığının cezaevinde bu noktaya gelmesi
Türk yargı tarihine geçecek kara bir lekedir.

Sıradaki haber yükleniyor...