Kaybederken kazanılır bazen!

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hayat tercihler üzerine kuruludur ve her seçimin bir bedeli vardır elbet... Her tercih bir vazgeçiştir ve alınan kararların yörüngesinde kazanırken kaybeder, kaybederken de kazanılabilir bazen. İşte böyle hayati bir karar almak zorunda olduğunda hayallerinin takımı Roma'nın başına yeni geçmişti Cesare Prandelli. Yıllardır hayalini kurduğu, aklından kimbilir kaç yüz kez "Orada olduğumda mutlaka şunu da yapmalıyım"ı geçirdiği 'an'daydı.

Doğru orantıdan hoşlanmaz hayat

Hayat doğru orantıdan pek hoşlanmıyordu. Hayallerine ulaştığı anda Prandelli, eşine kanser teşhisi konulduğu haberini aldı. İki çocuğunun annesinin, hayattaki en büyük aşkının yanında olması gerekiyordu. Çok zorlu bir yolculuk bekliyordu onları. Tedavi, ilaçlar, kemoterapi ve gözyaşı...

Bir an olsun tereddüt etmedi

İşte bu noktada hiçbir tereddüt göstermeden, hiçbir hesaba girmeden, meşin yuvarlağa dair hiçbir plan yapmadan, Roma’dan eşi için izin isteyip daha bir ay önce imzaladığı sözleşmeyi yırtıp attı. Büyük futbol seyicileri ne der bilemem elbet, ama Prandelli o zorlu süreçte belki de hayatında bir daha ele geçirmesi çok zor olan bir fırsatı elinin tersiyle itti...

Farklı bir anlayışın temsilcisi

İtalya Futbol Federasyonu, milli takımın başına dünya kupasının ardından Marcello Lippi'nin yerine Cesare Prandelli'nin 4 yıllığına getirileceğini açıkladığında tarih 30 Mayıs 2010'du. Prandelli, Gianluigi Buffon'u takım kaptanı yapmış ve İtalyan vatandaşı olan yabancı oyuncuları da milli takıma çağırabileceğini belirterek farklı bir anlayışa ve dünya görüşüne sahip olduğunun sinyallerini vermeye başlamıştı.

Yardımlaşmadan olmaz!

Prandelli'nin futbol anlayışı da hayat görüşünden izler taşıyordu. Ekip ruhu öncelikliydi, emek vermek üzerinden algılayıp, yıldızların hakimiyeti ekseninden çıkıp kollektif bir tarzın peşinde koşmanın riskini almaktan çekinmiyordu. Öyle olmasa sorunların padişahı Mario Balotelli'yi takıma katmak ve forma vermek realiteyle ne kadar uyuşuyordu...

Rahiplere verdiği sözü tuttu


Sonuçta eldeki kadro yapısı ve rakiplere bakıldığında kimse İtalya'nın finale çıkacağını kolaylıkla söyleyemezdi. Evet futbol kahinleri ne düşünürse düşünsün hatta finalde yaptığı "hata" iddiasıyla eleştiredursun Prandelli'nin takımı yardımlaşarak, topu ayağında tutarak, "güzel" oynamaya çalışarak sıkıcı İspanyollar'ın karşısına finale çıkmayı başardı. Prandelli, Euro 2012 başlamadan önce rahiplere verdiği sözü tutmuştu ayrıca. İtalyan teknik adam ve yardımcıları, Futbol Federasyonu Başkan Yardımcısı Demetrio Albertini'yle birlikte Krakow'daki manastırı ziyaret etmiş ve "Çeyrek finale çıkarsak" gelirim sözünü havada bırakmamıştı...

"Herkes bize saygı duyuyor"

Teknik, taktik ve sistem kısmını büyük futbol ulemalarına bırakayım ama benim aklıma takılan Serhan Asker'in 29 Haziran 2012'de Hürriyet'de yayımlanan yazısında kaldı: "Ama kupayı Gök maviler alırsa romantik teknik adam soluğu eşinin mezarında alır... Çiceklerin en güzeliyle... diye yazmıştı Serhan Asker... Bana kalırsa kupayı alamasalar da Cesare Prandelli'nin ilk işi eşinin yanına koşmak olmuştur. Gök mavililerin mütevvekkil hocası, belki de mezara gider gitmez şu sözleri fısıldamıştır aşkına: "Bu sefer olmadı aşkım, ama bir dahaki sefer başaracağım. Biz bir ekibiz ve bu ekip çok iyi yolda. Bazen kaybederken de kazanır insan. Belki kupayı kaybettik ama kazandıklarımız bir kupadan çok daha fazla..."

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder