Bayram üç gün müdür?

07 Haziran 2019, Cuma 08:00
AA

Sevgili dünlük, düşündüm de çoğumuz bayramları; üç gün, dört gün, önü sonuyla dokuz gün diye sınırlar olmuşuz. Tüm hayalleri, umutları, keyifleri ve dinlenmeyi, bayram tatiline saklamak ne kadar doğru? Bayramdan aylar önce başlayan cümleleri hatırlayalım. Bayramda gideriz, bayramda alırız, bayramda ararız, bayramda yeriz, bayramda uyuruz... Peki üç gün olan bayramın bitişinde nasıl bir olumsuzluğa düşeriz hiç düşündünüz mü? Diyorum ki, gelin şu güzellikleri tüm hayatımıza yayalım, mutlu olmak için kocaman şeyler beklemeyelim. Çiçeği kat kat açmış bir saksıda ortancanın mora çalan mavisine bakıp, mis kokulu bir kahve içelim. Günü bayram ilan edelim.

EV BAKLAVASI VE YAPRAK SARMA

Birbirimizi kandırmayalım, bayramda hepimiz bunlardan en az birinin dibine düştük. Zaten o yufkaları incecik açılmış, tereyağlı, arası bol taneli cevizle doldurulmuş, şerbeti mayhoş ev baklavasına “hayır” demek mümkün değil. Zeytinyağlı yaprak sarmasını dolapta bir gece bekletmiş olan ev sahipleri, bol sulu dilim limonla ikram ettikleri bir tabak sarmanın, 30 saniye içinde yenilip bittiğini keyifle izlediler. Bize de bayramdan sonra diyet yapmak sözüyle, hepsinin tadını çıkarmak düştü.

SAĞLIKLI SEÇİMLER

Tatilde yaşadığımız lezzetli ama bir o kadar da sağlıklı olmayan seçimleri temize çekme zamanı. Günlerden pazartesi olmayabilir ama bugünden başlayarak sağlıklı beslenme sözü istiyorum sizden. Sebzenin, meyvenin bolluk dönemi başladı bile. Bol lifli sebzeler (bakla, bezelye, enginar) ve yağsız yoğurtla en az bir öğün geçirmemiz lazım. Bol su tüketmek (en az 3 litre) özellikle sıcak yaz günlerinde çok önem kazanıyor. Bir durak önce inip yürüsek nasıl olur? Yürüyüş, her yaş grubuna uygun bir fiziksel aktivite. Üstelik şehrimin nefis sahilleri, çimenli parkurları da bol. Hem püfür püfür esiyor hem de keyifle yürünüyor. Hadi hepsine başlayalım, rahat nefes almaya başladığınızda, kulaklarımı çınlatın.

Sıradaki haber yükleniyor...