Doğa ile yüzde yüz uyumlu yepyeni bir tatil deneyimi

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Sürdürülebilir turizmin öne çıkan akımı ‘glamping’in Türkiye’de gerçek anlamdaki ilk ve tek örneği olan ‘Longosphere’, 24 Temmuz’da kapılarını açtı. Beş yıldızlı bir tatil konforunda, kamp deneyimi hayal edin. Başrolde yalnızca siz ve eşsiz bir doğa var. Doğal yaşama özlem duyan insanların hepsi bu ortamda birleşiyor. Maceracı ruhlar için kano, trekking, dağ bisikleti turu, macera parkı gibi farklı aktivite alternatifleri mevcut. Önümüzdeki günlerde buna sayısız yeni etkinlik alanı eklemeyi planlıyorlar. Dilerseniz bu ruhu yaşamak için günübirlik pikniğe de gidebilirsiniz. Tavsiyem burada mutlaka konaklamanız gerektiği yönünde. Yöresel lezzetleri tadacağınız restoranında akşam yemeği sonrası, ateş başında bol sosyalleşmeli bir gecenin üzerine, üst kısmı şeffaf üçgen çadırlarda gökyüzünü izleyerek geceyi noktalamak bambaşka bir deneyim. Sabah ise çadırınızın fermuarını açtığınız an ciğerlerinize dolan bol oksijenden bahsetmiyorum bile. Tüm bu deneyimleri yaşarken Longosphere Glamping CEO’su ve Genel Müdürü Yiğit Küçükkınay, Yiğit Bey’in babası Kınay Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Küçükkınay ve eşi Finans Direktörü Canan Küçükkınay ile mutlaka tanışın. Hoş sohbetleri ortamın enerjisini iki katına çıkarıyor. Yiğit Küçükkınay, Longosphere’i tüm detaylarıyla anlattı.

Yiğit Küçükkınay kimdir?

1987 yılında doğdum, üniversite yıllarına kadar Tekirdağ’da yaşadım. Bilgi Üniversitesi İşletme Enformatiği bölümünden mezun oldum. Daha sonra ise İstanbul Üniversitesi’nde Tedarik Zinciri Yönetimi üzerine yüksek lisans yaptım. En büyük hobim, sırt çantası ile dünyayı keşfetmek. Bu şekilde 50’ye yakın ülke gezdim. Gastronomi ve doğa sporları keyif aldığım ilgi alanları. 1962 yılından bu yana akaryakıt ticareti yapan Kınay Şirketler Grubu’nun üçüncü kuşak temsilcisiyim.

Bu hareketli yaşamınızın hangi noktasında ‘Longosphere’ ortaya çıktı?

Yaşam tarzıma uygun bir vizyon ortaya koyarak, turizm sektörüne yatırım yapma isteği ile Longosphere’in ilk tohumlarını beş yıl önce attık. Glamping ile farklı coğrafyaları keşfetme merakım ve outdoor sporlarına olan ilgim nedeniyle yurt dışına yaptığım geziler sırasında tanıştım. Aynı konseptte bazı dar kapsamlı uygulamalar, ülkemizin farklı bölgelerinde mevcut olsa da glamping Türkiye için oldukça yeni bir tatil anlayışı.

TÜM YAPILARIMIZ DOĞAYLA UYUM İÇERİSİNDE

Glamping tam olarak nedir?

Glambing, İngilizce ‘glamour’ (cazibe) ve ‘camping’ kelimelerinin birleşmesinden oluşan ve sadece güzel bir çadırdan fazlasını ifade eden bir kavram. Longosphere’de bu tanımın tam manasıyla hakkını vermeyi amaçladık.

Neden konum olarak Iğneada?

Demirköy zaten bizim memleketimiz, İğneada Longoz Ormanları ise fırsat buldukça gittiğim, doğasına hayran olduğum çok özel bir yer. “Bu eşsiz coğrafyada dünyadaki en başarılı glamping örnekleri ile yarışacak bir tesis neden olmasın!” dedik. Doğanın bize cömertçe sunduğu güzellikleri, dünya standartlarında bir konfor anlayışı ile birleştirmeyi hayal ettik. Ve her şey de bu hayal ile başladı aslında.

Mimari projeniz şekillenirken nelere dikkat ettiniz?

Doğayı kucaklayan ve ekolojik dengeye saygı duyan tavrımızdan asla vazgeçmedik. Kurulan tüm alanlar doğal meşe ağaçlarının yerlerine göre konumlandı. Tamamen ahşap ve tuğla gibi doğal malzemeler kullandık. Doğa ile yüzde yüz uyum içinde bir deneyim sunmak zor olsa da imkansız değil.

Longosphere’i kimler neden tercih etmeli?

Doğayı seven, şehrin karmaşasından uzaklaşmak isteyen ve tüm bunları da konforundan vazgeçmeden yapmak isteyen her yaş grubuna hitap ediyor.

KAMP ATEŞİ KAMPLARIN VAZGEÇİLMEZİ

“Eskilerin kamp ruhunu günümüze adapte ettiniz” diyebilir miyiz?

Öncelikle belirtmeliyim ki Longosphere, eskilerin kamp ruhunun başlıca unsurlarını içinde barındırıyor ama burası kesinlikle bir kamping tesisi değil. Longesphere, glamping tarzı tatilin gerçek bir temsilcisi. Bildiğiniz gibi, eskilerin kamp ruhunun en önemli unsuru doğa ile bütünleşmek.

Kamp ateşini iliklerimize kadar hissettiğimiz bir alanınız da mevcut…

Kamp ateşi, kampların vazgeçilmez bir parçasıdır. ‘Yin Yang’ adını verdiğimiz meydanda, akşamları bir yanda kamp ateşimiz yanıyor, bir yanda da küçük bir havuz var. Bu alan, yaşamın kusursuz dengesi ve uyumunu hissedeceğiniz bir sosyalleşme keyfi sunuyor. Gecenin sessizliğinde hem suyun hem ateşin sesini duymak oldukça huzur verici. Yanan ateş etrafında kimi akşam hep beraber şarkılar söylenirken, kimi zaman bir gitar dinletisi sürprizi misafirleri keyiflendiriyor.

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder