91. yılda içimi acıtanlar...

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Benim için değişik bir Cumhuriyet kutlaması yaşadım 91. yılda. Öğlene doğru iki haftadır gündem olan Validebağı’na, akşam da Bağdat Caddesi’ne gittim. Karaman Ermenek’te yaşanan maden faciası nedeniyle, AKP; CHP; MHP tüm eğlenceleri iptal ettiler. AK Saray’daki resmi kabul sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, akşamki resepsiyonu iptal ettiklerini açıkladı. Türk halkı kısıtlı bir coşkuyla Cumhuriyeti kutlarken, bazı belediyeler ise duymazdan geldi. 29 Ekim’de benim için en büyük olay, sanki özellikle bu gün seçilmiş gibi, Peşmergenin Irak- Suriye geçişinin yapılmasıydı.

Türkiye’nin bütün şehirlerinde resmigeçitler yapılırken, Peşmerge geçişini fırsat bilen PKK, PYD ve binlerce Kürt vatandaşımız da, geçilen İpek Yolu boyunca kendilerine göre başka bir resmigeçit yaptılar. İkinci Habur olayı yaşandı yol boyunca. Halaylar çektiler, ellerindeki silahlarla havaya ateş edip, havai fişekler attılar. Bu coşkuyu arttırmak isteyen bazı belediye başkanları Peşmerge kamyonuna çıkıp halkı selamladılar zafer işaretiyle. Konvoyu koruyan askeri zırhlı araçlarımız ise çaresiz seyrettiler. Yetmedi Mürşitpınar kapısında polis araçlarını taşlayıp, gümrük binasının camlarını indirdiler.

Özgür Suriye Ordusu’nun Türkiye’ye kaçmış 200 askeri de bunu fırsat bilip Suriye’ye geçti. Neyse gelip, geçip gittiler. Yakında yaralıları gelmeye başlar, onlarla uğraşırız. İşin garip tarafı da bu geçişe izin veren Türkiye umurlarında değil. Yol boyunca herkes Türkiye’ye bu izni verdiren Obama’ya teşekkür etti.

Dileyelim ki; işler yolunda gitsin de güney sınırımız IŞİD belasından temizlensin.

MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ

Kadıköy’de eski başkan Selami Öztürk tarafından başlatılan Cumhuriyet Fener Alayı, yıllardır Türkiye’ye örnek oluyor. Bu yıl da yapıldı. Yürüyüşe katılmadım ama, konuşma yapılacak alana gittim. Elinde iki tane Atatürk resmi olan bir genç de birini bana verince görüntü tamamdı.

Önce seçtiğimiz ama ne yaptığını bilmediğimiz başkanımız Aykurt Nuhoğlu aldı mikrofonu. Sevindim. Hiç olmazsa sıhhatte olduğunu gördüm. Vurgusunu, tonlamasını ayarlayamadığı, hem de promterden (RTE’nin ayrılmaz parçası) bir konuşma yaptı.

Arkasından Kemal Kılıçdaroğlu aldı sazı eline. CHP’nin kalesinde coşkulu kalabalığı görünce, onun da dili çözüldü. Sanki seçim mitingindeydik. “Biz Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye başladı. 30 dakika sonra aynı cümleyle bitirdi. Yarım saatte de benim saymayı kaçırdığım, en az 60 kere aynı cümleyi tekrarladı. “Yahu sayın Genel Başkan, karşındakiler zaten Mustafa Kemal’in askerleri oldukları için oradaydılar. Kafalarına çakmaya ne gerek vardı?

Sıktın milleti. Beni de. Kadıköy zaten kalen. Sen kalenin eteklerine insene biraz.” demek lazımdı ama diyemedim ki...

TÜRK BÖBREK VAKFI'NIN AYIBI

Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce yaşandı Ermenek’teki facia. Saat 12.15’te. Akşamına da Türk Böbrek Vakfı’nın 29 Ekim balosu vardı. Daha ilk dakikadan toprak altında 12 bin ton suyun altında kalan 18 işçiden umut yoktu. Bölgeye giden bakanların “İşimiz çok zor ama Allah’tan ümit kesilmez” demelerinden bu anlaşılıyordu. Ancak Timur Erk’in kurucu başkanı olduğu TBV anlayamamış olacak ki; geceyi iptal etmedi.

Herkes Shangri-La oteldeydi şık şıkıdım. Bari müziksiz, eğlencesiz yapsalardı. Ama onlara göre, demek ki ateş düştüğü yeri yakıyordu. Sahnede Fatih Ürek ve Bülent Serttaş olunca ne olur? Piste çıkıp göbekler attılar, ödedikleri paranın hakkını verdiler. Tam o saatlerde de Ermenek’teki madenin girişinde insanüstü bir çaba vardı. “Acaba kurtarabilir miyiz” diye.

Olmayacak duaya amin diyerek. Olmadı Timur Başkan. Size ve vakfınıza yakışmadı. Evet acıyla yaşanmaz ama sizin gibi de değil.

BU SENİN İŞİN Mİ?

Ankara Yenimahalle Belediyesi 91. yıl nedeniyle bir etkinlik düzenlemiş. Olgunlaşma Enstitüsü de Atatürk’ün kıyafetlerinin sergilendiği bir defile. Ne güzel. Ama o da ne? CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, üzerine “Biz her şeyi sana borçluyuz” ibaresi işlenmiş bir pelerinle, kelebek gibi podyumda.

Bu senin işin mi Nazlıaka? Sen nazlı nazlı oturup defileyi izlesene. Her şeye maydanoz olmak da senin fıtratında var galiba. Gökçek’le dövüştün oturdun. Şimdi de pelerinle sayfaları süsledin. Keşke milletin vekili olarak kalsaydın.

RANT BAĞINA GİRDİM GİZLİCE...

29 Ekim’de öğlene doğru, Validebağ’da ağaçlara göğsünü siper etmiş insanların arasındaydım. Beton çölünde bir vaha olan koruda sessiz bir bekleyiş vardı. Gözüme ilk çarpan, baraka çadırlar, battaniyeler ve her türlü ikramdı. Ama tuvalet göremedim. Yolun sonunda 2 metre yüksekliğinde polis barikatı, içinde TOMA ve polis otobüsleri.

Biraz ileride de dev bir dozer. Çalışmıyor. Resmi tatil diye. “Bu direnişten olumlu bir sonuç bekliyor musunuz”, diye sordum bir gence. “Alacağız. Bu akşam burada 10 bin kişi olacak. Bu barikatı yıkacak yine ağaçların yanına ulaşacağız” dedi. “Aman yavrum yapmayın etmeyin. Polisle dövüşmeyin” diye yalvardım dilimin döndüğünce ama kararlıydılar. Bu kararlılığı Üsküdar Belediyesi de duymuş olacak ki, öğleden sonra eski İBB başkanı Ali Müfit Gürtuna’nın aracılığı ile çevrecilerle oturup anlaşmışlar.

Başkan Hilmi Türkmen, tesisten vazgeçmiş, cami için hukuki süreci bekleyeceğini söylemiş. Fakat Başkan Topbaş, ertesi günü pişmiş aşa su katmakta gecikmedi. “Mahkeme itirazı reddetti. Yargı kararı bu. Camiyi yapacağız. Zaten cami ağaçlık alanda değil” dedi. Dilerim bu inatlaşma bırakılıp bir ortak noktada buluşulur. Yoksa Validebağ yine karışacak.

Bu inatla belki de kan akacak. Yazık değil mi?

ERMENEK'İN ÖZETİ

Ermenek’teki 18 madencinin hayatını kaybettiği facia ile ilgili her şeyi okuyup, seyrettiniz. Suçluları, suçsuzları biliyor, siz de kendinize göre yorumluyorsunuz. Bu nedenle ben bir şey yazmayacağım. Zaten 4 yıl önce Mehmet her şeyi yazmış. Tüm haberlerin özeti bu.

MERAK BU YA...

* Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ermenek’te madencilerin aşağıda yemek yemesine taktı ama bu patron Uyar’a uymadı. Hangi madende yemeğe yukarı çıkılıyor ki?

* Hülya Koçyiğit, Cumhurbaşkanlığı tarafından ödüllendirildi. Acaba ılımlı akil olmanın ödülü mü bu?

* AYM Başkanı Haşim Kılıç, “Mağdurun ahını alan zalimler ayakta kalamaz” dedi. Bu sözleri üstüne alınacak birileri var mıdır sizce?

* Katar Emiri’nin annesine Osmanlı Arşivi’ni ziyaretinde bir ferman hediye edildi. Tarih mi hediye edildi, yoksa replikası mı açıklanmadı. El cevap.

* Ece Vahapoğlu 9 Kasım’da Atina’da maraton koşacakmış. Yunanlılar da şaşırmış. Acaba onun maratonu kaç kilometrelik?

* Adalet Ağaoğlu, 85. yaşgünü kutlaması için, “Yeniden doğdum” dedi. “Abla sen her yıl doğ,” demeyecek kişi var mıdır ki?

* Başbakan Davutoğlu, arkadan vurularak şehit edilen askerlerimiz için, “Hesabı sorulacak” diyor. Sonra da, “Teröristler eylem yaptıktan sonra sınır ötesine geçiyorlar” diyor. Hangisine inanalım?

* AK Saray’daki 3 bin kişilik açılış ve 29 Ekim resepsiyonu iptal edildi. Peki bu kadar yemek ne oldu?

* Ey Der Spigel, sen de azıttın artık. “Erdoğan’a 1000 kaçak oda” da ne demek oluyor?

CIZZZ...

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman taraftarını sitemle karışık tehdit etti: “İstanbul’daki taraftarımızın ilgisizliği böyle devam ederse, sezonun kalan maçlarını Ankara’da, ya da Anadolu’da oynarız.” Hadi bakalım bugün Olimpiyat’ı doldurun o zaman.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder