Köşeye gelene kadar

03 Ekim 2014, Cuma 16:55
AA

1961 yılında, İstanbul Erkek Lisesi’nden sonra kuruluşunda harcı olan babasının torpiliyle Hürriyet Gazetesi’nin Cağaloğlu’ndaki binasından giriyor. İlan servisinde çalışmak üzere. 4 yıl sonra sektördeki hocası rahmetli Nezih Demirkent sayesinde, Türkiye’nin ilk ofset gazetesi Yeni Gazete’de nöbetçi yazı işleri müdürlüğü. Bu arada hem çalışıp, hem okuyarak Tatbiki Güzel Sanatlar Grafik Bölümü mezuniyeti. Sonra yine Hürriyet. Kampanyaları düzenleme işi. Ve basın tarihinde ilk kez o zamanki sahipleri Simavi’leri ikna ederek birinci sayfayı sadece kampanyaya ayırarak yapılan reklam ve Hürriyet’in tirajının 1 milyonu aşmasını sağlamak. Ödülü; Çetin Emeç’le yetki tartışması ve 15 yıl sonra Hürriyet’ten ayrılık.

Ve patronluğa terfi. Şey Gazetesi, Parantez ve S.O.S. dergileri ve Türk dergiciliğinin yüzakı VIP Magazine macerası. Tam 37 yıl. Biz gazetecilerin tabiri ile hep mutfakta yani içeride. Görünmez adam.

İşte bu adama hala ne hikmetse Bab-ı Ali denilen sektördeki en başarılı talebelerinden elinizdeki POSTA Gazetesi’nin Genel Yayın Müdürü Rıfat Ababay, bir teklifte bulunuyor. “Ağabey artık mutfağı kapattın. Dışarı çık, bize yazı yaz” diye...

53 yıllık meslek birikimime rağmen korkutan bir teklif. Aynı zamanda mutluluk veren, onore eden bir teklif. Yine 52 yıllık gazeteci eşim Reyhan’a ve POSTA’da röportaj gazeteciliği yapan kızım Elçin’e soruyorum, ikisi de sevinçle ‘dene’ diyorlar.

Ve ben de bugünden itibaren Türkiye’nin en çok satan gazetesi POSTA’da gazeteciliğe başlıyorum. Yani vitrine çıkıyorum.

Kendi halinde, gözüme, aklıma takılan konulara yine kendimce yorum getirmeye çalışacağım. Bana ayrılan yer ne kadar bilmiyorum. Ama bildiğim, Rıfat Ababay’ın tabiri ile POSTA’nın her santimetrekaresinin çok değerli olduğu. Bu değeri boşa harcamama prensibi ile hadi başlayalım. Allah utandırmasın... Merhaba. Ben Can...

Anahtarı 10 milyon lira

Dünyanın en prestijli ve süratli otomobili Ferrari, çok sayıda modeline imza atan kurucusu Sergio Pininfarina’nın adını taşıyan konsept modelini üretmeye başlıyor. Ancak Sergio Ferrari öyle banta filan girmeyecek. Çünkü topu topu 6 tane üretilecek.

Patrona saygı modeli Ferrari 458’in tekniğini kullanacak ama, en pahalı modeli LaFerrari’den de pahalı olacak. Otomobil meraklılarının bildiği gibi LaFerrari, 12 silindir ve 800HP güce sahip. 0-100 km’ye 2.7 saniyede, 200 kilometreye ise 7 saniyede ulaşabiliyor.

Ferrari bu modelden de 499 tane üreteceğini açıkladı. Türkiye’ye ise 2 adetlik kota ayrılmış. Fiyatına gelince; 2.7 milyon euro. Yaklaşık 8.5 milyon Türk Lirası. Ancak bu kadar paranız olsa bile almanız mümkün değil. Çünkü tescilli bir Ferrari tutkunu olmanız ve Ferrari’nin de sizi tanıması gerekiyor. Kulağıma gelen eğer doğruysa, bu vasıflara sahip ilk Türk Intercity’nin sahibi Vural Ak’mış. Sergio Ferrari bu modelden de pahalı ve sadece 6 tane üreteceğine göre, gelin fiyatını siz tahmin edin. Ben ettim 10 milyon liradan aşağı olmaz. İsterseniz biz LaFerrari’sini bugünlerde teslim alacak Vural Ak’la yetinelim. İkincisi için bakalım Yeni Türkiye’den kim çıkacak...

Dünya nerede?

Sezonun son Grand Slam turnuvası ABD Açık’ta dünyanın 1 ve 3 numarası Djokovic Federer’in elenmesi, Hırvat Marin Cilic’in şampiyonluğu gerçek bir sürprizdi. Ancak Arthur Ashe kortunda en büyük sürpriz tribünde yaşandı. Dünün büyük şampiyonu ünlü lezbiyen tenisçi 57 yaşındaki Çek Martina Navratilova, düzenlediği organizasyonla eski Rusya güzeli, bugünün işkadını 42 yaşındaki Julia Lemigova’ya evlenme teklif etti. Binlerce kişi de bunu dev ekranlardan seyredip alkışladı. Tüm zamanların rekorlarına sahip efsane Navratilova sevgilisinin önünde diz çöküp yüzüğü parmağına taktı.

Şimdi böyle bir olayın İstanbul’da bir kortta olduğunu düşünsenize. Sosyal medyadan anında yayılır ve anında sakallı fanatikler o spor kompleksini basardı. Sonrasını ise düşünmeyin bile. İşte onun için diyorum ya dünya nerede diye...

Twitter incisi...

Twitter denen olay gerçekten olay. Herkes her konuda kelam ediyor. Kendi kendine de olsa... 144 harfle bam teline basanları tabii ki ayrı tutuyorum. Benim takip ettiklerimden biri de Ferhan Şensoy’muş. Geçen hafta yazmış. Belki siz de görmüşsünüzdür. Diyor ki usta: “İçerim bu rakıları yitirdiğim zincirlerim üstüne Kafamın içinde macera şeyler. Göğsümde hafif meşrep geziniyor denizin Zerdüşt yeli” Ne veciz satırlar değil mi?! Ne o, anlamadınız mı? Yahu siz de... Ne diyeyim...

CIZZZ...

Çarşı, Vodafone Arena’da toplanmış. F-16’ları Ümraniye’deki 1 no.lu sahaya... Topları 2 no.lu sahanın kale içlerine... Tankları altyapı sahalarına dizmişler. Hayalperest savcıdan gerçekçi bir karar bekliyorlar, darbeyi gerçekleştirmek için.

MERAK BU YA...

? Twitter’ın ombudsmanı Fuat Avni’nin kim olduğunu, uçan kuşun kanat sesini bile duyan TİB bakalım ne zaman tespit edecek?

? Beşiktaşlı futbolculara musallat olan 1. ve 2. derece yırtıklar ne zaman sıfır olacak?

? 301 kişinin öldüğü Eynez Ocağı’nda faaliyet temizlikle başladı. Külle kapatılan yangın bölgesinde küllerin altında ne var acaba?

? 49 rehine bir yanda, diğer yanda Amerika’nın büyük bir vurdumduymazlıkla IŞİD mücadelesine Türkiye’nin de katılmasını istemesi. Sakalla bıyık misali. Bakalım Türkiye ne karar verecek?

? Yeni ders yılına Adana Yüreğir’de yaşayan 6 yaşındaki Kudret yalınayak başladı. 1.5 milyonu aşkın ilticacının en az 500 bin çocuğuna ayakkabı dağıtan devlet bakalım Kudret ve Kudretleri ne zaman sevindirecek?

? Etik sporun, evrensel ve ahlaki değerlerin peşinde olduğunu söyleyen Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, sonra da “aslanın dişi göründüğünde gülüyor sanmayın” demiş. Etik ve ahlaki değer bu mu?

BOTOKSLAMA

Geçen günlerin yazılı ve görsel basınla, sosyal medyada gündem yaratan olayı Seda Sayan’ın aymazlığıydı. Reyting uğruna 5 karısının ikisini öldüren adamı ekrana çıkarırken, reytingi bilmem ama gündem olmayı başardı. Hem de hem suçlu, hem güçlü bir havayla.

Herkesle kapıştı, en çok da milletvekili Aylin Nazlıaka ile. Neyse ki Aylin Hanım seviyesini korudu. Yoksa savaşın belaltına kaymasını engelleyemezdi Kadırgalılığıyla övünen kişi karşısında. Hanım bakanımız da birebir bakanlığını ilgilendiren konuda dostlar alışverişte görsün kabilinden RTÜK’e çağrı yaptı. Kısaca aşırı şiddet mağduru olup ölüme giden kadınlar, mezarlarında bir kez daha öldüler Seda Sayan sayesinde. Görünen o ki bu olay daha çok su kaldıracak. Hele bir RTÜK kararını versin. Bakalım kamuoyunu tatmin edebilecek mi? Yoksa olayı zamana yayıp geçiştirecek mi? Göreceğiz.

Böylesine bir olay olur da Zaytung’cular dururlar mı, onlar da ‘Botokslama’ gitmişler. Twitter’da rastladım ve çok güldüm. Diyorlar ki; Seda Sayan bu olaydan sonra öylesine gerildi ki, 10 yıl botoks yaptırmaya ihtiyaç duymaz

OLMADI BAŞKAN

Aziz Yıldırım alem adam. Bir ay önce Fenerium’ların başındaki Başkanvekili Abdullah Kiğılı’yı yere göğe koyamıyordu. Çünkü Fenerium’lar hem ciro, hem de çeşit yönünden GS Store ve Kartal Yuvası’ndan çok öndeydi. O da “Eee tabii bizde bu işin başında bu işin piri var. 55 yıldır bu işi yapıyor” diyordu.

Ne zaman ki, Fenerium müdürünü işten çıkarınca Kiğılı istifa etti vefa ipi koptu. Methedilen başarısı hemen tu kaka oldu. Şimdi ne diyor Aziz Başkan; “Fenerium’lar olması gereken yerin gerisinde. 150 milyon lira bütçeye ulaşması gerekirken, ancak 100 milyonu bulabildi.” 

Yapma be Başkan. Dün ak, bugün kara olur mu? Hele ki sektörünün duayen ismine böyle başarısız damgası vurulur mu? Bir adam bir işi ya bilir, ya da bilir. Salı günü tayin edeceğin yeni genel müdür ile yönetim kurulundan yeni Fenerium sorumlusunu öğreneceğiz. İnşallah gelen gideni aratmaz sana.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.