Kocam sevgililerini iş yerine getirince onu evden kovdum

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Soru: Çocukluk aşkımla genç yaşta evlendim. İki oğlum oldu. Şimdi ikisi de iş güç sahibi ve birlikte yaşıyoruz. Yıllardır kocamın çapkınlığından bıktım.

Sevgililerini iş yerine getirdiğini öğrendim. Hem de tanıdığım insanlar.Dayanamadım ve onu evden kovdum. Çocuklar da buna şahit oldu. Boşanmadık, ayrı yaşıyoruz.

Çocuklarıma kötü örnek mi oluyorum diye düşünüyorum. Ya babaları gibi olurlarsa? Doğru mu yaptım sizce? RUMUZ: AYRILIK 

Cevap: Çocukların, hayatta ne olacaklarına kendileri karar vermeli. Anne-babaya düşen görevlerin başında dürüst, kendine saygısı olan bireyler yetiştirmek geliyor. Öncelikle davranışlarınla iyi örnek olmalısın.

Seni bu şekilde aldatan biriyle olmamayı seçmen doğru. Evden kovmak yerine daha medeni şekilde ayrılmayı tercih etsen iyi olurdu.

Çocuklar büyüse de hiçbir anne, çocuğuna babasını kötülememeli. Yanlışlar hepimiz için. “Babanızın hayatında tasvip etmediğim bir dönem ve hareketleri var” demen en iyisi.

Değişmem mi lazım yoksa kendimi kabul mü ettirmeliyim?

Soru: 22 yaşında bir delikanlıyım. Çalışıyorum. Çok içten, samimi, sevecen ve hümanist olmama rağmen başım asla beladan kurtulmuyor. Beni tanımayanlar hakkımda yanlış düşünüyorlar.

Beni tanıdıklarında da “Seni böyle bilmezdik” diyorlar. Giyim tarzım, aksesuarlarım, dövmelerim, duruşum nedeniyle onlara farklı geldiğimi söylüyorlar. Bu yüzden diğer erkeklerle sürekli rekabet içinde buluyorum kendimi. Ne yapabilirim?

Kendimi mi değiştirmeliyim yoksa onlara kendimi kabul mü ettirmeliyim? RUMUZ: NE YAPACAĞIM? 

Cevap: Bir tarzının olması çok güzel. Ama iş yerinin kurallarına da uymak gerekir. Kendine dürüst ol. Dikkat çekmek için mi bu tarzı seçtin, yoksa hayat tarzını yansıttığı için mi? Kendini beğenmek güzel.

Ama kibir kişiye zarar verir. Sor bakalım kendine, kibirli misin? Vereceğin cevaplar sana güzel ilişkiler kurma yolunu açacak. Başkaları için değişim olmaz. Değişim sadece kişi isterse olur. Ve kişi bu değişime inanmalıdır.

Sen mutluysan, tarzın başkalarına zarar vermiyorsa sorun olmamalı. Kendinden eminsen ve insanlara sevgi ile yaklaşıyorsan zaten sorun yaşamazsın.

Kibirle yaklaşıyorsan ilişkilerinde sıkıntılar olması kaçınılmaz.

Çapkın erkeklerden kaçtıkça beni buluyorlar

Soru: 38 yaşındayım. Evlenip ayrıldım. Hareketli bir hayatım yok. Bir-iki ilişkim oldu ama çok kısa sürdü. Erkekler birlikte olduktan sonra değişiyorlar.

Aramıyorlar, az konuşuyorlar, o romantik insanlar gidiyor buz gibi bir şeyler geliyor yerlerine. Yalnız da kalmak istemiyorum.

Her erkek böyle mi yoksa bende mi bir sorun var? İstediğim tek şey, hayatı paylaşmak. RUMUZ: KİRAZ

Cevap: Bu zamanda ilişkiler çabuk tüketiliyor. Ama tabii ki ilişkiyi ‘sadece birlikte olmak’ şeklinde düşünmeyen erkekler var. Kötü ve iyi zamanları paylaşmanın değerini bilenler var. Buna inan.

İnanmazsan yine karşına günlük ilişkiler yaşayan tipler çıkar. Kendine zaman ver. Bir süre yalnız kal. Çok etkilensen bile karşına çıkanla hemen birlikte olma. Onu tanı.

Karşı taraf beklemek istemezse hayatından çıkar. Önce erkeklere ‘hayır’ demesini öğrenmelisin. Yalnızlıktan korkmana gerek yok. Hayat sadece bir erkekten ibaret değil ki.

Gözü kızlarda ama ondan vazgeçemiyorum

Soru: 23 yaşındayım ve iki senelik bir ilişkim var. Onu o kadar çok seviyorum ki. Bir insan sevgilisinin televizyon izlemesine bile aşık olabilir mi? Ben oluyorum. Ama çok sorunumuz var.

Erkek arkadaşım Roman, ben Karadenizliyim. Ailem kabul etmiyor. Bir de o çok sinirli. Tedavi gördü. Şiddeti bilinçli uygulamıyor, bu yüzden ve sevdiğim için onu bırakamıyorum.Bu durum beni çok üzüyor.

Benden ayrılma düşüncesi bile delirtiyor onu. Bir de beni çok sevmesine rağmen gözü hep başka kızlarda. Çıkmazdayım. RUMUZ: ÇIKMAZ

Cevap: Aşk varsa göz başkasında olmaz. Yaşın bu kadar sıkıntıyı bir arada yaşamak için çok küçük. Erkek arkadaşın tedavisine devam etmeli. Yoksa sen de şiddete maruz kalırsın.

Bu şekilde devam etmen doğru olmaz. Şiddet görmeyi, aldatılmayı ve boşa zaman geçirmeyi göze alıyorsan devam et. Çünkü tedavisini sürdürmediği takdirde bunları yaşaman kaçınılmaz.

Bu adamı bırakamama nedenin sadece rahatsız olması mı? Dürüst ol. Bir tane hayatın var. Aileni dinle ve onlara sakın yüz çevirme. Bu aşamada sen de duygusal şiddete maruz kalıyorsun.

Biraz uzak kal ve hayatını yeniden kur. Sen kimsenin kurtarıcısı değilsin. Zaten kendisi bu şekilde yaşamak istiyorsa elinden bir şey gelmez.

Üniversiteyi bitirdim ama ne yapmak İstedİğİmİ bİlmİyorum

Soru: Anne ve babamla sorun yaşıyorum. Ben çalışmak istemiyor, gezmek istiyorum. Hayatı tanımak, yeni yerler keşfetmek beni mutlu ediyor. Annem iyi bir koca bulup evlenmemi, babam da çok gezdiğimi söylüyor.

Onları bırakıp yurt dışına gitmek niyetindeyim. Onlar gibi kuralcı yaşamak zor geliyor. Bu, benim hayatım. Kimse karışsın istemiyorum.

İşletme mezunuyum ve hangi mesleği seçeceğimi bilmiyorum. Kararsızım ve mutsuzum. RUMUZ: YOL

Cevap: Aileni üzmeden de hayat yolunu çizebilirsin. Mutsuzluğun, bir amacının olmamasından kaynaklanıyor. Önce gideceğin adresi bul. Yolunu ona göre seçersin.

Hangi mesleği seçeceğine ise sen karar vermelisin. Bunun için kendini tanıman gerek. Yurt dışına gitmek istiyorsan git. Ama bunu anne-babanı kırmadan yap. Belki kısa süreli dil okuluna gidebilirsin.

Bu arada meslekleri araştırırsın. Bunu yaparken ailenin imkanlarını kullanmaman gerekir. Madem ki bu senin hayatın sorumluluğunu al bakalım

Yazarlarımızdan

24 Eylül 2020, Perşembe 07:42
24 Eylül 2020, Perşembe 07:34
24 Eylül 2020, Perşembe 07:30
Sıradaki haber yükleniyor...
holder