Yeryüzünden Notlar: Pembe bir yunusla aynı gezegende yaşadığımızı biliyor muydunuz?

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçenlerde Reiki hocam Ahu Birlik’in Instagram story’sinde araştırmacı Sinan Canan’dan bir alıntıya denk geldim: “İnsan karnı tok olunca arıza çıkaran tek canlı.” O kadar gerçek bir cümle ki yine insanlardan uzaklaşıp hayvanlara yakınlaştığım bir an yaşadım. Hayvanlar üzerinde düşünmeye devam ettiğim sırada pembe bir yunus videosu düştü önüme ve yeryüzündeki benzersiz hayvanları araştırmaya başladım. Onlardan bazılarıyla yazının devamında selamlaşacaksınız. Dünyaya yabancılaştığınızda ve kendinizi iyi hissetmediğinizde şunu düşünün: Pembe yunuslarla aynı gezegende yaşıyoruz, her şey o kadar da kötü olamaz yani!

Pembe nehir yunusu

Amazon Nehir Yunusları olarak da bilinen bu canlılar, Dünya'nın en iri, tatlı su yunusları olarak biliniyor. Yaşamak için Güney Amerika'nın tatlı sularını seçmişler. Amazon Nehri ve Orinoco Nehri dolaylarında pembiş pembiş takılıyorlar. 2.7 metre uzunluğa ve 140 kilogram ağırlığa erişebilirler. Pek yemek seçtiklerini söyleyemeyeceğim çünkü nehir kaplumbağaları ve yengeçleri dahil zengin bir menüye sahipler.

Aslında koyu gri renkte doğuyorlarmış ancak ergenliğe girdiklerinde renkleri açılmaya başlıyormuş. Yetişkinliğe ulaştıklarında ise soluk pembe veya koyu pembe bir renk giyiyorlarmış. Pembe ya da gri fark etmez, bu hayvanlar kendi alemlerinin en zeki canlıları.

Hatta birçok insandan daha arkadaş canlısı oldukları biliniyor. Amazonlar'da yaşayan insanlarla yüzyıllarca uyum içinde yaşadılar ancak insanın kaynakları hoyrat kullanması ve kontrolsüz nüfus artışı onların da yaşam alanlarını riske atıyor.   

Venezuela kaniş güvesi

İşte karşınızda uzun yıllar kendisini insanoğlundan saklamayı başarmış bir güve! Venezuela kaniş güvesi, bizi güzelliğinden daha fazla mahrum bırakmamaya karar vermiş ve 2009 yılında Dr. Arthur Anker’e kendisini göstermiş. Haliyle kendisi hakkında çok da bilgi yok. Hakkındaki tartışmalar devam ediyor.

Arthur Anker’in, Gran Sabana bölgesine yaptığı gezide tanışmışlar. Arthur, onun fotoğrafını çekip sosyal medya hesabına yüklemiş ve olaylar gelişmiş. Eğer bana kızmayacaksa onu ‘Gremlinler’e çok benzetiyorum. Hahaha!  

Burma Boynuzlu Keçi 

Onları keçiler aleminin en cool türü ilan ediyorum. Batı ve Orta Asya’nın dağlarında ve yüksek rakımlı muson ormanlarında vakit geçirmeyi seviyorlar. Yerde, ağaçlarda, çalılıklarda bulunan yaprakları yerler. Ve o biiiir atlama şampiyonu; iki buçuk metre yüksekliğe kadar zıplayabiliyorlar.

Burma boynuzlu keçi; kahverengi, gri, siyah, beyaz, ten rengi veya bunların herhangi bir karışımı renklerde olabilen uzun yeleli hayvanlardır. Besini çiğnedikten sonra ağzından damlayan köpük benzeri bir madde oluşur. Yöre halkı bu maddeyi yılan zehrini çıkarmak için kullanır. Erkekler yalnızdır, dişiler ise dokuzlu sürüler halinde gezerler. Kayalıklara ve yükseklere tırmanma ve atlama konusunda üstlerine yok. Günde 8-12 saat yiyecek ararlar. 

Tavus kuşu örümceği

Adı, karın bölgesinin tavus kuşunun kuyruğuna benzemesinden geliyor. Lütfen internetten dans ettikleri bir videoyu bulun ve izleyin. O kadar tatlı görünüyorlar ki odamda karşılaşsam korkmam gibi bir his var içimde ama yine de herkes yerinde sağ olsun. Hahaha!

Erkeklerinde kuyruklar vardır ve dişiler bu kuyruklara ve ettikleri dansa göre onları seçer. Dişi örümcekler bu kadın-erkek ilişkilerinden çok iyi anlıyor. Bravo be dişi örümcekler! Dünya’nın en tatlı örümcek türlerinden biri olan bu örümceklerin büyüklüğü iki buçuk-yedi buçuk mm. arasında değişiyor. Erkekler keskin görüşleri sayesinde, bir dişiyi 20 cm. öteden tespit edebiliyor ve kur yapmaya başlayabiliyorlar.  

Kırmızı dudaklı yarasa balığı

Süslü ve yüzü gülmeyen biri… Yüzemeyen bu balık türü bana, veli toplantılarının vazgeçilmez dominant annelerini anımsatıyor. Sadece Peru kıyılarında ve Galapagos Adaları’nı çevreleyen Pasifik Okyanusu’nda, yaygın olarak 10 metre derinlikte yaşıyorlar. Bu balık türü, ortalama 20-40 cm. arasında bir boya sahip. Üçgen şeklinde olması nedeniyle yüzü ve vücudu basık görünür. Geniş bir kafası ve nispeten kısa ve sanki sıkıştırılmış gibi duran bir vücudu vardır. Vücudunun geri kalanı ise pullarla, tüyle ve yumrularla kaplıdır. Diğer küçük balıkları yiyerek beslenir.

Mantis karidesi

Mantis karidesleri, avlarını yakalamak için attıkları yumruklarla tanınırlar ve bu dünyadaki en güçlü yumrukların sahibi olarak bilinirler. Bir gün onlardan biriyle karşılarsanız nazikçe selam verin ve oradan sakince uzaklaşın. Şaka şaka insanlarla pek işleri yok. Yumruklarıyla oluşan basınç dalgası o kadar güçlüdür ki, anlık olarak yumruğun etrafındaki su buharlaşabilir.

Genelde 10 santimetre boyundadırlar ancak 38 santimetreye kadar büyüdükleri gözlemlenmiştir. Boyuna bakmayın tabii, kolları hayli güçlüdür. Gözlerinin görüş açısı çok gelişmiştir. Boyut ve güç oranına bakıldığında dünyanın en güçlü canlısı oluyor.

Laboratuvar veya akvaryumlarda muhafaza edildiğinde cam yapılar kullanılamıyormuş çünkü ön kollarıyla uyguladığı fiziksel darbe çok güçlü olduğundan camı rahatlıkla kırabiliyormuş. Vay be! Ne kadar güçlü olsa da insanoğlunun tabağından kaçışı yok. Özellikle Japon mutfağında, suşi ile birlikte sıklıkla tercih ediliyor. 

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder