Yazarlar Seks yatakta kalmıyor
HABERİ PAYLAŞ

Seks yatakta kalmıyor

Cinsel yaşamınızın sosyal yaşamınıza nasıl yansıdığını hiç düşündünüz mü? İniş çıkışlarınızın, tökezlemelerinizin, başarısızlık saydıklarınızın, şans bildiklerinizin, harika diye nitelediğiniz birleşmelerin, yalnızlığınızın ya da kafa karışıklığınızın… Sekse dair düşündüğünüz, hissettiğiniz ve yaşadığınız şeylerin yalnızca yatak odanızda kaldığına inanmıyorsunuz, değil mi? Çünkü genelde öyle olmaz.

Cinsel sorunlarımızın ve daha genel bakışla ikili ilişkilerdeki açmazlarımızın sosyal yaşantımızda belirgin bir tezahürü var aslında. Bu aşkla işi karıştırmak gibi bir şey değil. Psikolojimize etki eden şeylerin etki alanlarının o kadar da sınırlı kalamamasıyla ilgili bir şey, en genel anlatımıyla. Sizi mutlu eden bir şeyin günün tamamına yansıması ya da sizi üzen bir şeyin bulunduğunuz yerden keyif alamamanıza neden olması gibi bir şey. Yani son derece olağan. Elbette bunu ne kadar iyi yönetirsek o kadar iyi. Ve hatta iyi seks, tatmin edici bir cinsel yaşamla mutlu kalmak en güzeli ama elbette bu bazen olamayabiliyor. Suçlu olmadığınızı ama yardıma ihtiyacınız olabileceğini bilin isterim.

Sağlıklı ve mutlu bir cinsel yaşamda ya da ilişkide, ruhumuzdaki boşluklar da daha hızlı dolar. Ancak cinsel yaşamımızdaki mutsuzluk ve huzursuzluk, hatta eksiklik; bu gediklerin açılmasına ve adım atarken zorlanmamıza neden olur. Bu bazen iş hayatında odaklanma sorununa, bazen yersiz görülen öfkeye, bazen sosyal çevreyle uzlaşma sorunlarına, bazen kendini ifade etmede zorlanmaya dönüşür. Dolayısıyla insan ilişkilerini bozan bir hal alması çok şaşırtıcı olmaz. Çünkü kişi kendisiyle mutlu, kendi içinden memnun değilse etrafıyla olan ilişkisi de sekteye uğrar.  İyi bir seksin ardından güzel bir gün geçirmemiz de bundandır, ilham verici fikirleri daha açık görebilmemiz ya da bir hataya daha hoş görülü bakabilmemiz de. Cinsel yaşamın en çok yansıdığı ortam neresidir sizce? Genel kanı öyle ki; iş yerlerimize.

Çalışanlara huzur vermeyen müdürün ‘epeydir sevişemediğini’, fazla alıngan ve kavgacı birine dönüşen kadının ‘menopoza girdiğini’, aşırı sert bir adamın ‘erekte olamadığı için sinir yaptığını’, hiçbir şeyden memnun olamayan genç kızın ‘erkeksizliğin başına vurduğunu’ ve daha neleri neleri düşünme nedenimiz de bunu açıkça kanıtlamıyor mu? Yani aslında olanın bitenin farkındayız.

Yapmamız gerekenler nedir? Elbette yaşamımızdaki alanları birbirinden ayırmakta başarılı olmayı hepimiz isteriz ama insanız ve bunu her zaman aynı başarıyla yapamayabiliriz. Öyleyse; beklentilerimizi açıklıkla paylaştığımız, duygularımızı ortaya koymaktan kaçınmadığımız ve kendimize boşuna sınırlar koymadığımız, arzularımızın farkında ve arkasında olduğumuz bir cinsel yaşam için ilişkimizi tanımalı, analiz etmeli ve onu sağlıklı bir formda sürdürdüğümüzden emin olmalıyız. İyi seks, ilham vericidir.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder