Soyoung Yoon İDSO için İstanbul’da

AA

İstanbulluları klasik müzikle buluşturan İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası konserleri tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul’un çeşitli salonlarında müzikseverlere klasik müzik ziyafeti sunan İDSO, 1 Aralık Pazar akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda. Orkestra Şe􀅆 Michal Nesterowicz yönetiminde, solist Soyoung Yoon’a eşlik edecek. Keman virtüözü Soyoung Yoon ve İDSO, Antonin Dvorak’ın ‘Keman Konçertosu’ ve ‘Senfoni No.9’ adlı tadına doyulmaz eserleri icra edecek.

Soyut somut sentezi resimler

Galeri Işık, Ali Özçelik’in ‘Soyut Somut Sentezi Resimler’ isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Ressam Ali Özçelik, çalışmalarında geometrik bir düzen kuruyor. Yaşadığımız kaosun içinden toplananlarla oluşan resimler bu kaosu yeniden oluşturuyor. Ali Özçelik’in resimlerinde kullandığı somut nesneler farklı kompozisyonlarla bir araya gelip soyuta dönüşüyor. Sanatseverler sergiyi 12 Aralık’a dek pazar günleri hariç her gün 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edebilecek.

Onur Ünlü sahnede

Efsane dizi ‘Leyla ile Mecnun’ ve ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’, ‘Polis’, ‘İtirazım Var’ gibi sayısız filme imza atan yazar ve yönetmen Onur Ünlü stand-up şovuyla sahnelerde! Ünlü’nün özellikle film çekme maceraları ile medya ve gösteri dünyasının renkli kişiliklerini özgün üslubuyla hicvettiği gösterisinin adı ‘Hayatta tek mantıklı şey stand-up yapmakmış gibi geliyor.’

Onur Ünlü’nün ülkeyi karış karış gezecek stand-up’ı için aralık ayı programı şöyle: 04 Aralık Çarşamba 6:45 KK Bolu, 13 Aralık Cuma Antalya Simurg, 16 Aralık Pazartesi IF Beşiktaş, 17 Aralık Salı İzmir Sanat, 20-21 Aralık Trabzon Tiyatro Kalandar.

Mona’dan iki müthiş kitap raflarda

Uğur Ateş’in raflarda yerini alan ilk romanı ‘Kuantum Mektupları’ esrarengiz Tarsus kazısındaki gerçekleri ortaya koyan, okuyucuyu her bölümünde şaşırtacak ve düşündürecek mistik bir polisiye macera. Piraye’nin yeni romanı Seyir ise okuyucuya ‘Seyir eden misin, seyreden mi bu âlemde?’ sorusunu soruyor ve kendini bulma yolunda evlenmek, aşık olmak, kaygılar ve travmalardan yeniden doğmaya dair bir yolculuğa yelken açıyor. İki roman da Mona Kitap etiketiyle raflarda.

Yaşama güç veren Orpheus

Bundan iki yıl önce ilk stüdyo albümü ‘Zaman’ı yayınlayan Şeyma Özbay, son teklisi Orpheus ile dinleyicilerin karşısına çıktı. Arpej Yapım etiketi ile çıkan İngilizce teklinin sound konsept ve prodüksiyonu yine Orhun Sevindik işbirliğiyle hazırlandı. Şarkı için hazırlanan klip, hem bireysel hem de toplumsal illüzyonlara göz kırpan bir görselliğe sahip.

Mac DeMarco Türkiye’de

Salon'un şehrin farklı mekânlarında daha geniş kitlelere ulaştığı etkinliği ‘Birlikte Güzel: Gezgin Salon’ kapsamında indie rock yıldızı Mac DeMarco, bu akşam Volkswagen Arena’da hayranlarıyla buluşacak. Mac DeMarco öncesindeyse Los Bitchos Türk, cumbia ritimli ve saykodelik rock esintili indie rock’ıyla sahnede yerini alacak. Ardından Büyük Ev Ablukada ‘Fırtınayt’ projesiyle izleyicilerle buluşacak.

HAFTANIN FİLMİ

Küçük şeyler büyük dertler anlatır

İlk uzun metrajı ‘Babamın Kanatları’ ile birçok festivalden ödüllerle dönen yönetmen Kıvanç Sezer, ikinci filmi ‘Küçük Şeyler’le yeniden karşımızda. Yine yarıştığı festivallerden ödüllerle döndü ve bu kez çok daha fazla salonda!

‘Babamın Kanatları’nda giderek betonlaşan İstanbul’da, o betonların ağırlığı altında ezilenleri konu eden ve bir işçi filmine imza atan Kıvanç Sezer, bu kez de beton yığınlarının süslenerek ‘projelere’ dönüştüğü evlerden birine çeviriyor kamerasını. Orta sınıf bir ailenin trajedisini gözler önüne seriyor.

Bir ilaç firmasında yönetici pozisyonunda çalışırken kovulan Onur ve anaokulu öğretmeni eşi Bahar, çoğumuzunkine benzer bir hikâyenin kahramanları. Dışarıdan bakıldığında gıpta edilecek bir hayatları var: Güzel döşenmiş, modern bir evleri, arabaları, tatil planları, çocuk sahibi olma hayalleri...

Madalyonun görünmeyen yüzüyse, pamuk ipliğine bağlı kariyerler, ödenmesi gereken ev kredisi taksitleri, bir anda elimizden kayıp gidiverecek küçük burjuva hayatlarımız ve gelecek kaygısıyla örülü. Alican Yücesoy ve Başak Özcan’ın ödüllerle taçlanan harika performanslarıyla sürükledikleri ‘Küçük Şeyler’, kahramanımız Onur’un işini ve maddi gücünü kaybedişinin neredeyse iğdiş edilmesiyle (erkini ve erkekliğini kaybedişiyle) sonuçlanan trajik sürecini, zaman zaman absürt dokunuşlarla dolu, mizahi bir tonla aktarıyor.

Film, kendini işçi sınıfından görmeyen ama gerçekte birer modern zaman kölesi haline gelen orta sınıf mensuplarının içinde debelenip durduğu açmazları gerçekçi biçimde ele alıyor. Bunu, dramatik yapısını kara mizah üzerinden kurarak yapan ‘Küçük Şeyler’ ülke sinemasının son dönemdeki başarılı filmlerinden biri.


Sıradaki haber yükleniyor...