Afetler, bilim ve Türkiye

YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Bir grup bilim adamı İsviçre’deki CERN merkezinde insanlığın geleceğini aydınlatabilecek hummalı bir çalışmanın içinde. Bu konular Türkiye’nin gündeminde neredeyse hiç yer almıyor, birkaçı dışında ‘çevreye’ birinci sayfada yer veren gazete yok. Bilim ve doğa, halk nezdinde pek değer ifade etmeyince siyaset kurumu da buna kafa yorma ihtiyacı duymuyor. Türkiye’nin herhangi bir büyük projesinde üniversite-belediye-sivil toplum örgütlerinin el ele bir iş yaptığını hatırlıyor musunuz?

Küresel ısınmanın etkisiyle iklim büyük hızla değişiyor. Türkiye’nin bazı bölgeleri değişimden en kötü etkilenen yerler arasında. Örneğin, kışı aşırı yağışlı geçirdik ve nereyse baharı hiç yaşayamadan sıcak yaza girdik. Çevre, su kaynakları, hayvan ve bitki örtüsünü önemli ölçüde etkileyen bu fenomen hakkında elle tutulur bir çalışmaya tanık olmadım.

[[HAFTAYA]]

“Greenpeace”, “Doğal Hayatı Koruma Derneği”, “Deniztemiz Turmepa” gibi kurumlar ve bazı akademisyenlerin çırpınışları dışında dişe dokunur bir gayret görmüyorum. Depreme en dayanıklı olması beklenen kamu binalarının, depremlerde kâğıttan kuleler gibi nasıl yıkıldığını biliyoruz. Havalimanlarımız sıkça sular altında kalıyor.

İstanbul’un göbeğinde bile yağmur sularına kapılıp ölenler oldu. Samsun ve Sinop’taki seller, ancak ölümler yaşandığı için ülkenin gündemine girdi. Oysa yaşanan afetin boyutları büyük. Konutların ya dere yatağına ya da yanlış yere yapıldığı iddia ediliyor. TOKİ, Türkiye’deki bozuk konut düzeninin ıslah edilmesi için bugüne kadar önemli adımlar atan bir kurum; ancak hâlâ ciddi yanlışlar yapılıyor. Özellikle belediyeler ve imarla ilgili kurumlar hemen savunmaya geçmek yerine hataları tekrar etmemenin yolunu bulmalı.

* * *

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) uzun soluklu bir modernizasyon programı sürdürüyor. Fakat stratejik önemdeki silah, mühimmat ve platformlarının çoğu hâlâ eski sistemlerden oluşuyor. Bunun son örneği TCG Çeşme araştırma gemisi. F4E uçağı ve pilotlarla ilgili arama kurtarma çalışmaları için bölgeye gönderilen TCG Çeşme, 1965 yapımı. Amerika Birleşik Devletleri donanmasında uzun yıllar görev yaptıktan sonra 1999 yılında hizmet dışı olmuş.

Türkiye’ye teslim edildikten sonra elden geçirilen gemi, modern bilgisayarlarla donatılmış olmasına karşın Türkiye gibi uzun ufuklu stratejileri olan bir ülkenin güncel ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak. Bildiğim kadarıyla Çeşme gemisi, olayın yaşandığı yere 5 gün gibi bir zamanda ulaşabildi. Belki daha hızlı gitmesi pilotların kaderini değiştirmeyecekti ama yine de Türkiye’nin herhangi bir noktasına, denizden arama kurtarma çalışmasının bu kadar geç ulaşması sorunlu bir durum. Türkiye’nin bir uçak gemisine sahip olması belki öncelikli ihtiyaç değildir; ancak çevremizdeki denizleri etkili kontrol edebilmek adına hiç değilse sahillerimize çok daha hızlı ulaşabilmeliyiz.

SON YAZILARI

TÜM YAZILARI

Yazarlarımızdan

Sıradaki haber yükleniyor...
holder